Türkiye’de yenilik olarak kimi meselelerin yarattığı tahribatlar, özellikle siyaset sahnesinde sıklıkla tartışılıyor ancak bu “yeniliği” kimin getirdiği üzerinde durulmuyor.
Oysa ki “yeni” diye sunulan uygulamaların perde arkasına ışık tutulursa gerçekten “yenilik” mi yoksa büyük bir “tahribat” mı daha net anlaşılabilir.
Türkiye’nin ve aslında tüm dünyanın günümüzde odak noktası silahlı kuvvetler…
Avrupa NATO’ya ve ABD’ye güvenip ordusunu güçlendirmediği için pişman, Almanya gibi ülkeler yeniden ordusuna yöneliyor.
Rusya Ukrayna’yı vuruyor, ABD ise Venezuela’yı…
Hatta, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafını Maduro yerine yapay zekayla yerleştiren ve Türkiye’yi muhalefetiyle iktidarıyla ayağa kaldıran zekasız Yunan birkaç günlük olay…
Dolayısıyla Türk Silahlı Kuvvetleri dünyadaki itibarlı yerini korumak durumunda…
Peki, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgili bugün konuşulan en önemli konulardan biri ne?
Elbette, Askeri Hastaneler…
Gülhane Askerî Tıp Akademisi (GATA) dünyaca ünlü profesörleri bünyesinde yetiştiren bir hastaneydi, kapandı.
Askeri Hastaneler konusunda emekli komutanların neredeyse tamamı harp kabiliyeti bakımında en önemli unsurlardan biri olarak görüyor.
Siyaset de bu konuda hemfikir diyebiliriz…
CHP lideri Özgür Özel, her fırsatta iktidara geldiklerinde Askeri Hastaneleri açacaklarını belirtiyor.
İYİ Parti bu konuyu gündemde tutuyor. Zafer Partisi de farklı düşünmüyor.
Ve geçen günkü lansmanla anladık ki MHP de Askeri Hastanelerin yeniden açılmasını savunuyor.
MHP, geçtiğimiz gün Devlet Bahçeli’nin katılımında bir lansman toplantısı düzenledi.
MHP, lansman toplantısında AKP tarafından kapatılan askeri hastaneler hakkında, “Askeri hastaneler açılmalı” ifadelerini kullandı.
Yani, AKP ve DEM Parti dışında neredeyse tüm partiler bu konuda aynı fikirde…

KİM BU GATA’NIN KAPATILMASINI İSTEYEN ASKER!
Peki, Askeri Hastanelerin kapatılmasının perde arkasında kim var?
FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri’nde büyük değişimler yaşandı.
Bu büyük değişimlerin arkasında SADAT’ın kurucusu emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi vardı.
Adnan Tanrıverdi, 15 Temmuz’dan getirdikleri tüm önerilerin uygulandığını şöyle anlatmıştı:
“Sunduğumuz Anayasa teklifimizdeki Silahlı Kuvvetler'in yeniden yapılandırılması ile ilgili tespitlerimizin aşağı yukarı tamamı 15 Temmuz’dan sonra kongreye girmiştir. Biz o zaman, ‘Harp Okulları, Askeri Okulların tamamı Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmalı’ dedik, bağlandı. ‘Jandarma Genel Komutanlığı, Genelkurmay’la İçişleri Bakanlığı’na bağlansın’ dedik, bağlandı. ‘Yüksek Askeri Şura’nın yapısı değişsin’ dedik, ‘Askeri Yüksek Yargı kalksın’ dedik, o da gerçekleşti. ‘Başkanlık sistemi gelsin’ dedik, o da geldi. Bu önermelerimizin tamamına yakını 15 Temmuz’dan sonraki yeniden yapılanmada gerçekleşti.”
GATA’nın kaldırılması ve eğitim ve araştırma hastanesine dönüştürülmesi 2013 Yüksek Askeri Şura toplantısında görüşülmüştü.
Bu toplantıdan sonra Adnan Tanrıverdi şunları söylemişti:
“Gülhane Askerî Tıp Akademisi içerisinde zaten bir tıp fakültesi var, doktor yetiştiren. Bir üniversite yapısı var. Genelkurmay ikinci başkanlığına bağlı bir kurum halinde bulunuyor. Üniversite statüsünde YÖK’te temsil ediliyordu. Bu artık bir üniversite haline dönüştürülecek, bunun iyi bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Askeri doktorlarla mutlaka asker olmayan doktorlar arasında belki branş olarak bazı farklılık vardır ama netice itibariyle doktorluk doktorluktur. Askeri ihtiyaçlar diğer tıp fakültesinden de karşılanabilir.”