İBB duruşmalarının 5. gününe CHP İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer ve mahkeme başkanı arasında yaşanan 'yer' tartışması damga vurdu. Özer'in, avukatların yanında değil de milletvekillerine ayrılan bölümden duruşmayı takip etmesini söyleyen mahkeme başkanının sözlerini dinlemeyerek yerinden kalkmaması sonrası hakim 'düzen sağlanamadığı gerekçesiyle' duruşmayı başlamadan bitirmişti.

AKP'li Şamil Tayyar, Özer'e sert sözlerle yüklendi. Mahkeme salonunun CHP'nin eylem alanına döndüğünü söyleyen Tayyar, "Tutuksuz yargılamayı savunuyorum ama bu olmuyorsa mücadele hukuki zeminde verilmeli. CHP'liler iddialara yanıt vermek yerine mahkemeyi çalıştırmıyor, sabote ediyor" derken, "Bu vekilinn dokunulmazlığı kaldırılsın" dedi.

Şamil Tayyar'ın paylaşımı şöyle:

İBB davasının görüldüğü mahkeme salonu, CHP’nin eylem alanına dönüştü.

Yazılı kuralların veya yazılı olmayan teamüllerin hiçbirine uyulmuyor.

O sebeple bugün duruşma yarıda kaldı.

Peki neden?

Kişisel olarak tutukluluğun istisnai olması, tedbir olarak uygulanması, cezaya dönüştürülmemesi gerektiğini düşünen biriyim.

Bu kanaatimi de zaman zaman paylaşıyorum.

Sonuçta bu konuda karar verici mahkemedir, ‘uymuyorum’ diyemezseniz, mücadelenizi hukuk zemininde sürdürürsünüz.

Kamuoyu desteğini arkanıza almak için siyasi mücadeleye de ağırlık verebilirsiniz.

Ama bu mücadeleyi iddialara cevap vermek yerine kriminal hale getirerek, mahkemeyi çalıştırmayarak, şov yaparak, posta koyarak, tehdit ederek yapamazsınız.

Bugün CHP’li vekil Turan Taşkın Özer’in mahkeme salonunda vekillere ayrılan bölüme geçmeyince, mahkeme başkanının uyarısına ‘yerimden kalkmıyorum, gel kaldırabiliyorsan sen kaldır’ diyerek meydan okuması kabul edilemez.

ÖZER'E PROVOKATÖR İTHAMI

İmamoğlu’nun selamlama konuşması talebi, mahkeme başkanına ‘seni ben korurum’ sözleri, salonda gazetecilere röportaj vermesi, görüntü alınması, konuşmaların alkışlanması gibi usulsüzlükleri saymıyorum bile.

"VEKİL OLMASA BÜYÜK İHTİMALLE SANIKTI"

Kaldı ki provokatör vekil Özer, İBB davasında adı sıkça geçen biri.
Sanık Adem Soytekin, Vekil Özer’in İmamoğlu adına tahsilat yaptığını iddia etmişti.

Vekil olmasa bugün büyük bir ihtimalle sanıktı.

İşte bu noktada meclise önemli bir görev düşüyor.

Bu vekilin dokunulmazlığını kaldırın, iddianameye göre suç ortağı sayılan sanıklarla Silivri’de buluşturun.

Bakalım o zaman hakime posta koyabilecek mi?

Dokunulmazlık, ucuz kabadayılık zırhı değildir.

İktidara da bir çift lafım var.

Siyasilerin, örgütlü yapıların yargılandığı davalarda mahkeme heyeti kendini yalnız hissederse mücadele azmi zaafa uğrayabilir.

Vekil Özer gibi hukuk dışına çıkanları hukuk alanına sokarak destek olabilirsiniz.

Bu kez de bu dokunulmazlık dosyasını kaldırmayacaksanız, ki kaldırmayacaksınız, bu dosyayı kapatın gitsin.