Geçtiğimiz haftanın gündemine oturan 107'si tutuklu 402 sanıklı İBB davaları, AKP içerisinde birçok görüş ayrılığına sebep oldu. Parti içindeki deneyimli isimler, davanın diploma iptali ile siyasi bir boyut kazandığını dile getirirken, yeni isimler ise parti söyleminden dışarı çıkmamayı tercih ediyor.
Nefes'ten Nuray Babacan, AKP kulislerinde konuşulanları bugünkü köşe yazısına taşıdı. Babacan'ın köşe yazısından ilgili kısım şöyle:
"HAKİM SALON HAKİMİYETİNİ KAYBETTİ"
İktidar partisindeki bazı hukukçulara göre, mahkeme salonunda yaşananlar başlı başına tartışmalı. Hakimin sanıklara ‘sen’ diye hitap edemeyeceği dile getiriliyor. Hakimin böylesine bir dosyanın altından kalkamayacağı, salon hakimiyetini kaybettiği, elinin ayağına dolandığını söylüyorlar.
"DAVALAR BÖLÜNMELİYDİ"
Bazı AKP’liler ise mahkeme düzeninin yeterli olduğunu, İmamoğlu ve arkadaşlarının siyasi bir dava olarak baktığı için mahkeme salonunu bu amaçla kullandığını öne sürüyor. Bu isimlere göre, davayla ilgili sıkıntı, dosyanın büyüklüğü. 4 bin sayfalık, 400 sanıklı davanın içinden çıkmak zor. “Dava suç fiillerine göre bölünebilirdi. Birden fazla davaya dönüştürülebilirdi” yorumu yapıyorlar.
"DAVALAR SİYASİ DAVAYA DÖNÜŞTÜ"
Partinin eski günlerine özlem duyan AKP’liler ise şöyle bakıyor; “Davanın kurulma biçimi, hedeflenen ve sonuç olarak planlanan farklı olunca, mahkeme salonunda ‘şu oldu bu oldu’ gibi değerlendirmeler sadece aksesuar olarak kalır. Yolsuzluk olarak başlayıp, içine siyasi dava olduğunu gösteren konular eklenince iş karıştı. Diploma konusu bunların başında gelir. O noktada siyasi bir engellemeye dönüştü. Eğer hakim vicdanı, hukuk anlayışı diye bir şey varsa farklı sonuçlanması gerekir.”
İktidar mensuplarınca en çok izlenen konu, davaya kamuoyunun ilgisi. İran savaşının İBB davasına ilgiyi azalttığını öne sürenler, bundan memnuniyet duyuyor.
"VATANDAŞIN ÖNCELİĞİ GEÇİM DERDİ"
Ramazan boyunca vatandaşın önceliğinin İBB davası değil, hayat pahalılığı olduğu ve seçim bölgelerinde en çok bu konuda eleştiri aldıklarını dile getiriyorlar. Onlara göre CHP’liler, sadece dava endeksli siyaset yürüterek kendisine zarar veriyor.
Partide, bu kenetlenmenin CHP’nin işine yaradığını dile getirenler de bulunuyor. Ancak, parti yönetiminin talimatları nedeniyle AKP’lilerin büyük bölümü açıktan görüş dile getirmeyi tercih etmiyor.