Siyasi partiler açıkça söylemelidirler: DEM’in, ülkeyi bölünmeye götürecek söylem ve taleplerine katılıyorlar mı katılmıyorlar mı?

“Millî Dayanışma, kardeşlik ve Demokrasi”, “Terörsüz Türkiye”… İktidar ortakları ve yandaş basın tarafından yeni süreç bu başlıklarla anılıyor. Ana muhalefet ve muhalif basın da sık sık bu başlıkları kullanıyor.

PKK’nın yöneticileri ile sürece dâhil edilen DEM Partisi ise amaçlarını açıkça söylüyorlar: Kürtçenin eğitim dili olması, Kürtçenin ikinci resmî dil olması, özerklik, ülkenin Türklerle Kürtlerin ortak vatanı olması / anayasanın ve vatandaşlık kavramının buna göre değiştirilmesi.

Evet, DEM ve PKK ileri gelenleri bu amaçlarını söylemekten çekinmiyorlar. Son birkaç aylık bir basın yayın taramasıyla bu söylemlerle ilgili birçok başlık bulabilirsiniz.

Şimdi… Terörsüz Türkiye, kardeşlik, demokrasi, millî dayanışma ve bunlara benzer sözleri tekrarlayıp duranlara soruyorum. DEM’in, PKK’nın yukarıda belirttiğim amaçlarıyla ilgili görüşünüz nedir? Yan yollara sapmadan açıkça konuşun.

Kürtçenin eğitim dili olmasına evet diyor musunuz?

Kürtçenin ikinci resmî dil olmasına evet diyor musunuz?

Özerklik verilmesine evet diyor musunuz?

Ülkemizin, Türklerle Kürtlerin ortak vatanı olduğunu kabul ediyor musunuz?

Vatandaşlık tanımının, etnik grupları da içine alacak şekilde değiştirilmesine evet diyor musunuz?

Açıkça konuşunuz. Arkadan dolaşmadan konuşunuz. Argodaki kıvırmak fiilini kullanmıyorum, düzgünce soruyorum: Yan yollara sapmadan söyleyiniz, yukarıdaki söylemleri kabul ediyor musunuz, etmiyor musunuz?

AKP, MHP ve ana muhalefet partisi CHP! Yukarıdaki konularda düşüncelerinizi açıkça söylemelisiniz. Söylemelisiniz ki vatandaş da oyunu bunları bilerek versin.

İYİ Parti ile Zafer Partisinin bu konulardaki tutumu açık. Yukarıdaki soruların hiçbirine evet demiyorlar. Evet demedikleri gibi yeni sürecin de Türk kimliğini yıprattığını ısrarla ve açıklıkla belirtiyorlar.

AKP, CHP ve MHP tutumlarını açıkça belirtmedikleri sürece vatandaşların vereceği oy bilinçsiz olacaktır, vatandaş bir bakıma aldatılmış olacaktır.

MHP ileri gelenleri, yukarıdaki sorulara biz de hayır diyoruz, diyebilirler. Hatta görüşlerini defalarca ifade ettiklerini de ileri sürebilirler. Ancak cumhur ittifakına destek verdikleri sürece bu söylemleri lafta kalır.

Aşırı istekler dolayısıyla birinci süreç iktidar tarafından dağıtılmıştır. Aşırı istekler şu anda da mevcuttur. Üstelik artmış ve daha açık söylenilir hâle gelmiş olarak. Dolayısıyla bu süreç de iktidar tarafından dağıtılabilir. Dağıtmadan biz de memnun olabiliriz.

Ancak unutulmaması gereken bir nokta var. Her süreç bölücülere yeni kazanımlar sağlıyor. Ülkeyi bölünmeye götürecek söylemlerini daha ileri götürüyorlar. Halkın arasındaki yaygın ifadeyle “şımarıyorlar.”

Süreçler sadece bölücülere kazanım sağlamakla kalmıyor, konuyu gittikçe daha uluslararası hâle de getiriyor.

Bütün bunları ben ve benim gibi birçok insan görüyor da iktidar mensupları görmüyor mu? Ana muhalefet görmüyor mu? O hâlde sürece destek vermeye niçin devam ediyorlar? Bir bölümü de susarak, karşı çıkmayarak, zımnen destek veriyor.

İster açıkça ister zımnen… Niçin destek vermeye devam ediyorlar? Yoksa, çok yazılıp söylendiği gibi bir dış baskı mı söz konusu?