İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, BAE ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.
ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.
İşte yaşananlar…
İran Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre Dışişleri Bakanı Arakçi, İngiliz mevkidaşı Yvette Cooper ile telefonda ABD-İsrail'in İran'a saldırılarını ve bölgedeki gelişmeleri görüştü. Görüşmede, ülkesinin müzakere masasındayken ikinci kez askeri saldırıya uğradığına işaret eden Arakçi, şu ifadeleri kullandı:
"Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail rejimi, tüm uluslararası ilke ve kurallara aykırı olarak ülkemize saldırdı. Korkakça liderimizi, bazı üst düzey yetkililerimizi ve aralarında bir ilkokulun 170'ten fazla öğrencisinin de bulunduğu çok sayıda masum insanı şehit ettiler."
Arakçi, ABD-İsrail'in saldırılarına karşı İran'ın savunma önlemlerini İngiliz mevkidaşına ileterek, "İngiltere ve bazı Avrupa ülkelerinin bu açık saldırganlığa karşı olumsuz ve taraflı yaklaşımını" eleştirdi; bu durumun "uluslararası hukuku ihlal ettiğini" vurguladı.
İranlı Bakan, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi kapsamında İran’ın meşru müdafaa hakkına sahip olduğunu hatırlatarak, komşu ülkelerin egemenliğine saygı duyduklarını ancak bazı ülkelerde bulunan Amerikan üslerinden İran’a saldırılar düzenlendiğini söyledi.
Bölgedeki güvensizliğin ancak saldırıların durmasına bağlı olduğunu aktaran Erakçi, savaşın sona ermesinin ise "benzer saldırıların tekrarını önleyecek güvencelerle mümkün olacağını" belirtti.
İran Dışişleri Bakanı Arakçi, İngiltere'nin ABD'ye askeri üs sağlamasına ilişkin itirazlarını İngiliz mevkidaşına ileterek, "Bu eylemler kesinlikle saldırganlığa katılım olarak değerlendirilecek ve iki ülke arasındaki ilişkiler tarihinde yer alacaktır. Aynı zamanda, ülkenin egemenliğini ve bağımsızlığını savunma hakkımızı saklı tutuyoruz." ifadelerini kullandı.
Arakçi, İngiliz yetkililerin, ABD-İsrail ile askeri ve medya alanlarında herhangi bir işbirliğinden kaçınmasını istedi.
İsrail polisi ve iç istihbarat teşkilatı Şin Bet’ten (Şabak) yapılan ortak açıklamada, İsrail ordusunda hava savunma sistemlerinden sorumlu birimde görev yapan bir yedek askerin İran adına casusluk yapmaktan tutuklandığı duyuruldu.
Hakkında açılan gizli soruşturma sonrası gözaltına alınan 26 yaşındaki Roz Cohen isimli askerin İran istihbaratıyla aylardır temas halinde olduğu ve Demir Kubbe sistemleri hakkındaki gizli bilgileri sızdırdığı belirtildi.
İsrail polis teşkilatında yolsuzluk suçlarıyla mücadele için kurulan "Lahav 433" birimi ve Şin-Bet’in ortak operasyonu sonrası gözaltına alınan asker ve istihbarat sızıntısına ilişkin detayların ilerleyen günlerde kamuoyuyla paylaşılacağı bildirildi.
İsrail-ABD'nin 28 Şubat'ta başlattığı saldırılar sonrası İran'dan yapılan misillemelerin önlenmesinde Demir Kubbe önemli bir rol oynuyor.
İsrail'in Hava Savunma Sistemi mimarisi, Demir Kubbe (4-70 kilometre), Davut Sapanı (40-300 kilometre), Arrow 2 (500 kilometre) ve Arrow 3 (2 bin 400 kilometre) olmak üzere 4 katmandan oluşuyor.
İran Devrim Muhafızları Ordu Sözcüsü Muhammed Ali Naini'nin, ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybettiği açıklandı.
Yarı resmi Tesnim Haber Ajansının Devrim Muhafızları Ordusunun açıklamasına dayandırdığı habere göre, Devrim Muhafızları Ordu Sözcüsü Naini, bu sabah ABD-İsrail'in saldırısında yaşamını yitirdi. Saldırının detaylarına ilişkin bilgi verilmedi.
ABD ve İsrail'in, düzenlenen saldırıların ardından askeri sevkiyat hazırlığında olduğu iddia edildi. İddiaya göre Washington, binlerce deniz piyadesini İran'a yönelik kara harekatı için yola çıkardı.
Bölgede karşılıklı saldırılar devam ederken, İran'ın İsrail hedeflerine yönelik fırlattığı kamikaze İHA’lar gündem oldu. Sosyal medyaya düşen görüntülerde, saldırıda kullanılan mühimmatların üzerindeki çarpıcı detaylar dikkat çekti.
Paylaşılan görüntülere göre, İran tarafından fırlatılan Şahid tipi İHA'ların gövdesinde önemli isimlere atıfta bulunan mesajlar yer aldı.
İsrail hava sahasına doğru yönelen mühimmatların üzerinde şu ifadelerin yazılı olduğu görüldü:
Ebu Ubeyde’nin sesi susturulmayacak. Sinvar’ın yolu devam ediyor.
Kuveyt Petrol Şirketi, sabah Mina el-Ahmedi Rafinerisi'nin insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alındığını ve rafinerinin bazı ünitelerinde yangın çıktığını duyurdu.
Kuveyt resmi haber ajansı KUNA'nın aktardığına göre, şirketten yapılan açıklamada, Mina el-Ahmedi Rafinerisi'nin İHA'larla hedef alındığı belirtildi.
Saldırı sonucu rafinerinin bazı ünitelerinde yangın çıktığı bildirilen açıklamada, ilk belirlemelere göre saldırılarda can kaybı veya yaralanma olmadığı aktarıldı.
İtfaiye ve acil durum ekiplerinin yangına derhal müdahale ettiği belirtilen açıklamada, rafinerideki bazı ünitelerin kapatıldığı ve çalışanların güvenliğini sağlamak için gerekli tüm önlemlerin alındığı kaydedildi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sürüyor. İsrail Savunma Kuvvetleri’nden (IDF) yapılan son açıklamada, İran’ın başkenti Tahran’daki rejime ait hedeflere karşı yeni bir saldırı dalgası başlatıldığı bildirildi. İran basını saldırıları doğrulayarak, İran hava savunma sistemlerinin düşman unsurlara karşı devreye girdiğini duyurdu. Farklı bölgelerde meydana gelen patlamalar ve duyulan patlama sesleri ise amatör kameralara yansıdı.
Saldırıların rejime ait hangi unsurları hedef aldığı ya da can kaybına yol açıp açmadığına dair resmi bir açıklama yapılmadı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan (DMO), İsrail’e karşı yapılan misilleme saldırıları ile ilgili yeni açıklama geldi. DMO, Gerçek Vaat 4 Operasyonu’nun 65’inci dalgasının tamamlandığını duyurarak, Kadr füzesinin gelişmiş güdümlü versiyonu olan çoklu savaş başlığına sahip Nasrallah füzesinin bu saldırı dalgasında ilk kez kullanıldığını açıkladı. Bu kapsamda İsrail’in Hayfa ve Aşdod bölgelerindeki önemli enerji ve güvenlik altyapılarının, büyük petrol rafinerilerinin ve askeri destek merkezlerinin hedef alındığı aktarıldı. Operasyonun ayrıca Körfez ülkelerindeki El Kharj Hava Üssü, Şeyh İsa Hava Üssü ve El Dhafra Hava Üssü dahil ABD bağlantılı hedeflere yönelik orta menzilli füze saldırılarını da içerdiği vurgulandı.
İran, İsrail’in saldırılarına karşı misillemelerini sürdürüyor. İsrail Savunma Kuvvetleri’nden (IDF) yapılan açıklamada, İran’ın gece boyunca İsrail’e çok sayıda yeni füze saldırısı gerçekleştirdiği bildirildi. Magen David Adom ambulans servisi Kiryat Ata şehrinde füze saldırısı sonucu meydana gelen hasar nedeniyle bölgede arama kurtarma çalışması yapıldığını açıkladı. Amatör kameralara yansıyan bir görüntüde ise İsrail’in hava savunma sistemleri tarafından vurulduğu değerlendirilen bir füzenin yanarak Hayfa şehrinde bir caddeye düştüğü görüldü. İsrail basını, son saldırılarda yaralanan kimsenin olmadığını açıkladı.
İran, ABD üslerine ev sahipliği yapan Körfez ülkelerine misilleme saldırılarını sürdürüyor. BAE Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, İran’dan çok sayıda yeni balistik füze ve İHA saldırısı yapıldığı belirtilerek, "Hava savunmamız düşman tehditleri ile mücadele ediyor" denildi. Düşman unsurların önlenmesi sırasında patlama seslerinin duyulabileceği belirtilerek, halka sakin olma çağrısı yapıldı. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ise, ülkenin doğusunu hedef alan en az 20 İHA saldırısının engellendiğini duyurdu.
FÜZE SALDIRISI BAHREYN’DE BİR DEPODA YANGIN
Bahreyn İçişleri Bakanlığı da yeni saldırılar nedeniyle birçok bölgede sirenlerin çaldığını açıklayarak halka güvenli alanlara sığınma uyarısı yaptı. Ayrıca İran’dan fırlatılan bir füzeden düşen şarapnel parçalarının bir işyerinin deposunda yangına yol açtığı belirtildi. Bahreyn sivil savunma ekiplerinin yangını kontrol altına aldığı ve herhangi bir yaralanma yaşanmadığı aktarıldı.
Kuveyt hava savunması saldırılara karşı harekete geçti
Kuveyt ordusundan yapılan açıklamada ise, ülkenin hava savunma sistemlerinin yeni füze ve İHA saldırılarına karşı harekete geçtiği kaydedildi. Duyulan patlama seslerinin düşman unsurların engellenmesi sırasında oluştuğu hatırlatılarak, "Yetkili merciler tarafından yayınlanan güvenlik ve emniyet talimatlarına herkesin uyması rica olunur" ifadelerine yer verildi.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarında başkent Tahran'da patlama sesleri duyulduğu belirtildi.
İran'dan yayın yapan Jamaran haber sitesine göre, Tahran'da patlama sesleri duyuldu.
Patlamaların kentin hangi bölgelerinde meydana geldiği belirtilmezken, hava savunma sisteminin devreye girdiği kaydedildi.
İsrail’in Haaretz gazetesi, İran’a karşı yürütülen savaşın ilk 20 gününde İsrail ordusuna yaklaşık 6,4 milyar dolar maliyet oluşturduğunu belirtti.
Gazete, ismini vermediği kaynaklara dayandırdığı haberinde, savaşın ilk 20 gününde günlük ortalama 1 milyar şekel (yaklaşık 320 milyon dolar) harcama yapıldığını aktardı.
Savaşın yönetimi için ayrılan toplam bütçenin yaklaşık 39 milyar şekel (12,5 milyar dolar) olduğunu ifade eden kaynaklar, mevcut harcama temposu devam ederse savaşın süresine dair tahminler yapılabileceğini ifade etti.
Haberde, söz konusu verilerin savaşın İsrail üzerindeki ekonomik yükünü ortaya koyduğu ve ordunun saldırıların devamı için ek bütçe talebinde bulunmaya hazırlandığı belirtildi.
İsrail ordusu, İran'a yönelik saldırılarda 24 saatte 130'dan fazla hedefe saldırı düzenlendiğini ileri sürüldü.
Ordudan yapılan açıklamada, saldırıların balistik füze ve savunma sistemlerine yönelik düzenlendiği kaydedildi.
İran'ın batı ve orta kesimlerinde 130'dan fazla hedefin vurulduğu öne sürülen açıklamada, hedefler arasında füze rampaları ve hava savunma sistemlerinin yanı sıra insansız hava araçlarının (İHA) da yer aldığı belirtildi.
Açıklamada, İsrail'in İran hava sahasındaki hareket kabiliyetini genişletmek amacıyla ülkenin batı ve orta kesimlerinde saldırılarını sürdüreceği iddia edildi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ve ABD'nin İran yönelik savaşına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Yabancı basının da yer aldığı toplantıda Netanyahu, İran'ı Hürmüz Boğazı'nı kapatarak dünyaya şantaj yapmaya çalışmakla suçlayarak, "Bu işe yaramayacak. İsrail, kendi yöntemleriyle, istihbaratla ve başka araçlarla Hürmüz Boğazı'nı açmaya yönelik Amerikan çabasına yardım ediyor" dedi.
ABD'yi savaşa İsrail'in sürüklediği söylemini reddeden Netanyahu, "Gerçekten Başkan Trump'a birilerinin ne yapacağını söyleyebileceğini mi düşünüyorlar? Başkan Trump, kararlarını her zaman ABD için neyin iyi olduğunu düşünerek verir" dedi.
Netanyahu, İran'ın nükleer silah edinmesine izin verilmemesi gerektiğini kendisine Trump'ın söylediğini ifade ederek, "İkna edilmeye ihtiyacı yoktu" iddiasında bulundu.
KARA HAREKATI MI YAPILACAK?
Netanyahu, "O anı seçmek ve o ana ulaşmak İran halkına kalmış bir şey. Havadan devrim yapılamaz. Bunu yalnızca havadan yapamazsınız. Havadan birçok şey yapabilirsiniz ve biz de yapıyoruz ama bir kara unsuru da olmak zorunda. Bu kara unsuru için birçok ihtimal var ama bütün ihtimalleri sizinle paylaşmayacağım" dedi.
'GÜN SAYMIYORUZ'
Savaşın ne zaman sona ereceğine ilişkin bir soruya Netanyahu, "Nükleer programı darmadağın etmek istiyoruz ve bunu yapıyoruz. Bunların ulaşılabilir hedefler olduğunu düşünüyorum ama bunun üzerine bir takvim ya da kronometre koymayacağım. Ulaşılması gereken hedeflerimiz olduğunu düşünüyorum ve gün saymıyoruz" cevabını verdi.
HÜRMÜZ'E EK GÜZERGAHLAR
Netanyahu, "Bence yapılması gereken şey, Hürmüz Boğazı ve Babülmendep Boğazı gibi dar boğazlardan geçmek yerine alternatif güzergahlar oluşturmaktır. Böylece petrol akışı için boru hatları, gaz boru hatları Arabistan yarımadası üzerinden batıya, İsrail'e kadar, Akdeniz limanlarımıza kadar gider ve bu boğaz sıkışma noktalarını sonsuza kadar ortadan kaldırmış oluruz" iddiasında bulundu.
Netanyahu, "Bu savaşın insanların düşündüğünden çok daha hızlı sona ereceğini de öngörüyorum" dedi. Coğrafi konumu ve bölgesel gelişmeler nedeniyle bu dönüşümün etkilerinin belirgin hissedildiği ülkeler arasında yer yer alan Türkiye özellikle 2017’deki Reina saldırısı sonrasında büyük çaplı eylemler azaldı. Saldırılar azalsa da, yerini daha dağınık, öngörülmesi zor ve farklı biçimlerde ortaya çıkabilen tehditler aldı.
Raporda öne çıkan temel değişim ise örgütün merkezsiz bir yapıya yönelmesi, küçük grupların etkinliğinin artması ve bireylerin doğrudan yönlendirilmeden radikalleşebilmesi olarak özetlendi. Bu durumun güvenlik açısından tespiti ve önlenmesi daha güç bir tablo oluşturduğu belirtildi. Dikkat çeken bir diğer unsur ise yaş ortalamasının düşmesi. Gençlerin, özellikle dijital ortamlar üzerinden daha hızlı radikalleşebildiği belirtiliyor. İnternet ve sosyal medya, propaganda ve örgütlenmenin ana araçları haline gelirken, süreçlerin haftalar içinde gelişebildiği ifade ediliyor.
“Yalnız aktör” olarak tanımlanan kişilerin de çoğu zaman tamamen izole olmadığı, dijital ve sosyal ağlar üzerinden bağlantılar kurduğu vurgulanıyor. Bu nedenle yeni tehdit yapısı daha görünmez, daha parçalı ve klasik yöntemlerle mücadele edilmesi daha zor bir nitelik taşıyor.
Genel değerlendirme, örgütün sona ermediği; yöntem değiştirerek daha düşük yoğunluklu ancak daha yaygın bir risk profiline geçtiği yönünde.
ABD ve İsrail'in İran'a karşı savaşında 20'nci günDünya