AB yetkililerinin Euronews'e verdiği bilgilere göre Komisyon, üye ülkelerin son dönemde giderek daha fazla yön vermeye başladığı genişleme tartışmalarında kendi rolünü ve kurumsal ağırlığını güçlendirmeyi amaçlayan kapsamlı reform teklifleri hazırlıyor.

Genişleme konusunun yeniden Brüksel'in en sıcak gündem maddesi haline gelmesinde, Karadağ'ın katılım sürecinde son düzlüğe girmesi kritik bir rol oynuyor. Son haftalarda üye devletlerin katılım süreçlerinin geleceğine dair arka arkaya pozisyon belgeleri yayımlaması, Komisyon'u liderliği kaybetmemek adına karşı hamle yapmaya itti. AB Konseyi Başkanı Antanio Costa'nın 27 üye ülke başkentine gerçekleştirdiği turların ardından, AB liderlerinin ekim ayındaki zirvede genişleme reformunu stratejik olarak masaya yatırması bekleniyor. Komisyon da bu kritik zirve öncesinde kendi oyun planını netleştirmek istiyor.

KADEMELİ ENTEGRASYON VE "ORTAK ÜYELİK" FORMÜLLERİ

Avrupa başkentlerinden yükselen reform sesleri, aday ülkelerin tam üyeliğe ulaşmadan önce birliğin avantajlarından yararlanabilmesini öngörüyor. Fransa ve Almanya bu doğrultuda "kademeli entegrasyon" modelleri üzerinde dururken, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in Ukrayna'ya güvenlik garantileri de sağlayacak bir “ortak üyelik” statüsü getirilmesi önerisi dikkat çekiyor.

Komisyon, uzun süredir üzerinde çalıştığı ve 30 veya daha fazla üyeli bir birliğin bütçe, karar alma ve iç işleyiş şemasını çizecek olan "genişleme öncesi politika değerlendirmelerini" Ukrayna’nın karmaşık üyelik başvurusu sonrası rafa kaldırmıştı. Ancak Komisyon temsilcileri, bu hassas çalışmaları en yüksek kalitede ve mümkün olan en kısa sürede tamamlamak için titizlikle çalışmaya devam ettiklerini belirtiyor.

MACARİSTAN DERSLERİ: DEMOKRATİK GERİLEMEYE KARŞI KATI GÜVENCELER

Reform tartışmalarının en somut ayağını, katılım sonrasında yaşanabilecek demokratik gerilemelerin önüne geçilmesi oluşturuyor. Viktor Orban’ın Macaristan'da nisan ayında iktidardan uzaklaştırılmasının ardından bu yöndeki siyasi irade daha da güçlendi. Altı kurucu üyeden beşi, katılım müzakerelerinde verilen taahhütlerin üyelik sonrasında da korunmasını garanti altına alacak katı mekanizmalar talep ediyor.

Komisyon’un üzerinde çalıştığı ve geçmişte 2013'te birliğe katılan Hırvatistan için uygulanan izleme modelini temel alan yeni güvence mekanizmaları şu başlıkları içeriyor:

-Maddi ve Siyasi Yaptırımlar: Beş kurucu ülke, hukuki ihlaller durumunda AB fonlarının kesilmesini ve hatta Konsey'deki oy haklarının askıya alınmasını içeren hızlı yaptırım formülleri öneriyor.
-EPPO Zorunluluğu: Yeni üye olacak devletler için Avrupa Kamu Savcılığı Ofisi'ne (EPPO) katılımın zorunlu hale getirilmesi masadaki güçlü fikirler arasında yer alıyor.
-Geçiş Dönemlerinin Uzatılması: Yeni üye ülke vatandaşlarının diğer AB ülkelerindeki işgücü piyasalarına erişimini geçici olarak kısıtlayan geçiş düzenlemelerinin süresinin uzatılması tartışılıyor.

KARADAĞ'A ADİL SÜREÇ VURGUSU VE FRANSA SEÇİMLERİ RİSKİ

Genişleme reformunun zamanlaması, AB'nin 28. üyesi olmaya en yakın aday konumundaki Karadağ açısından hassas bir denge taşıyor. Katılım antlaşması taslağı yazılmaya başlanan Karadağ'ın, bu yeni kuralların ilk test edileceği bir "deney alanı" haline getirilerek cezalandırılmaması gerektiği, sürecin adil yürütülmesi gerektiği belirtiliyor.

Öte yandan, antlaşma değişikliklerini zorunlu kılabilecek bu denli büyük bir reformun önünde ciddi bir siyasi takvim engeli bulunuyor. Gelecek yıl Fransa’da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Paris oldukça temkinli. Fransa'da seçim yarışını önde götüren aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi (RN) lideri Jordan Bardella, Ukrayna'nın AB üyeliğine kesin bir dille karşı çıktığını her fırsatta vurguluyor.

Uzmanlar, genişleme sürecine eklenecek güçlü koruma ve denetim mekanizmalarının, birliğin büyümesine geleneksel olarak şüpheyle yaklaşan üye ülkelerin endişelerini giderebileceğini, bu durumun da gelecekteki katılım antlaşmalarının onaylanma şansını artırabileceğini değerlendiriyor.