Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, devlet başkanı seçimlerini kaybetmesinin ardından ABD'ye kaçan Senatör Flavio Bolsonaro'nun Başkan Donald Trump'a “uğursuzluk getirdiğini” söyledi.

Lula da Silva, Cumhuriyetçilerin ara seçimlerdeki yenilgisinin ardından “Uğursuz bir adam. Trump'ın yenilgisine neden oldu. ABD'ye geldi ve Trump kaybetti.” dedi.

Bolsonaro'yu ABD'ye sığınmakla suçlayan Lula, “Aleyhindeki davalarla yüzleşmek için Brezilya'ya dönmek zorunda kalacaksın.” diye konuştu.

Hakkında yolsuzluk ve kara para aklama soruşturmaları süren Bolsonaro'nun pasaportuna el konulmasına karar verilmiş ancak Brezilya'dan gizlice bir uçakla ayrıldığı ortaya çıkmıştı.

Tabi bir kişinin başka bir kişiye uğur veya uğursuzluk getirmesi bilimin onayladığı bir kabul değildir. Trump’ın kaybetmesinin asıl sebebi, on binlerce çocuğu katleden İsrail’e he türlü yadımı yapması ve yine İsrail ile birlikte İran’a karşı haksız bir savaş başlatması; bunların sonucunda Amerikan ekonomisinin de sarsılması ve Amerikan halkının fakirleşmesidir.

Trump, ayrıca megaloman bir şekilde saldırgan politika izlediği, Kanada’yı Danimarka’yı tehdit ettiği, Meksika Körfezi’ne “Amerikan Körfezi”, Basra Körfezi’ne “Trump Körfezi” dediği, böylece ABD’ye karşı uluslararası güvensizlik oluşturduğu için de Amerikan halkı tarafından cezalandırıldı.

Trump, Lula’nın “uğursuzluk getirdi” dediği Bolsonaro’yu da yolsuzluk ve kara para ile anıldığı halde desteklediği için kendi itibarını biraz daha bozmuş oldu...

Hani “Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” sözünde olduğu gibi Amerikan halkı Trump’ın Epstein vahşetindeki arkadaşlarına da bakmıştır. Hz. Muhammed’in de “Kişi dostunun dini üzeredir” dediği hadis kaynaklarında yer alır.

Türkiye’nin stratejik dış politika öncelikleri!

Mekke Anlaşması, Meclis’te 279 oyla onaylandı. Oylamada 119 red oyu kullanıldı. AKP, MHP, CHP grupları kabul oyu verirken; Yeni Parti, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Grubu ret oyu kullandı.

Anlaşmaya göre, taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırı, tüm taraflara yapılmış sayılacak.

Süresiz olarak imzalanan anlaşmadan ilk 10 yıl boyunca çıkılamayacak. 10 yılın ardından taraflar, en az 3 ay önceden yazılı bildirim yaparak anlaşmadan çekilebilecek.

Türkiye’nin geleceğini ipotek altına sokan “anlaşma”, Meclis onayıyla “antlaşma”ya dönüşürken, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Anadolu Ajansı içim yazdığı yazıda “Mekke Savunma İttifakı, bölgesel barış ve istikrarın güçlendirilmesi, kalkınma ve refahın desteklenmesi, dış ilişkilerimizin kurumsal zemininin genişletilmesi ve küresel sistemin dönüşümüne katkıda bulunulması şeklinde özetlenebilecek stratejik dış politika önceliklerimizin kesişim noktasında yer almaktadır.” ifadesini kullandı.

“Dış politika önceliklerimiz” denilince hatırlatmak gerekir; Abdullah Gül de Cumhurbaşkanı iken 2007 yılında İsrail Devlet Başkanı Şimon Peres onuruna Çankaya Köşkü’nde verdiği yemekte İsrail’in güvenliğinin ve tanınmış sınırlar içinde yaşama hakkının Türkiye'nin dış politikasının önceliği olduğunu söylemişti.

Mekke Antlaşması, İran’a karşı İsrail’i korumak için Sünni İttifak olarak İsrail tarafından planlandı, ABD tarafından sahneye konuldu. Bu sebeple evet oyu veren 279 kişi yanında, oyamaya katılmayan 197 kişi ve çekimser oy veren 3 kişi de büyük vebal altına girmiştir...