Yeni Parti Programı, “düşünsel temellerimiz ve siyasi kimliğimiz” başlığı altında, “Temel dayanağımız, ulusal egemenliği esas alan Cumhuriyet’in kurucu felsefesidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün özgürlüğe ve bağımsızlığa, yurttaşlık bilincine, çağdaş uygarlık hedefine dayanan bağımsız, demokratik ve egemen Türkiye ideali temel yol göstericimizdir. Yeni Parti; cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve devrimcilikten oluşan Altı Ok’u, Atatürk ilkelerinin tarihsel mirasını ve ilerici özünü koruyarak, çağımızın demokrasi, özgürlük, eşitlik, yurttaşlık, adalet, dayanışma, kamusal yarar, bağımsızlık, bilim ve sürekli yenilenme hedefleri doğrultusunda benimser.” diye başlıyor.
Programda “millet tanımı” yapılırken “cinsiyet vurgusu” yapıldı:
“Yeni Parti, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü birbirinden ayrılmaz ilkeler olarak görür. Yeni Parti iktidarında özgürlüklerin güvence altına alındığı, adaletin herkes için erişilebilir olduğu, devletin liyakatle yönetildiği, kamu kaynaklarının şeffaf kullanıldığı ve hiçbir yurttaşın kimliği, inancı, yaşam tarzı, cinsiyeti veya sosyal statüsü nedeniyle dışlanmadığı bir düzen kurulacaktır. Cumhuriyetimize yurttaşlık bağıyla bağlı olan herkes eşittir. Türk milleti bu anlayışla tanımlanır.”
Programda LGBT denilmedi ama, “cinsel yönelim veya cinsiyet kimliği” kavramları kullanıldı:
“Yeni Parti, çoğulculuğu demokrasinin özü olarak görür. Her yurttaşın kendini bu ülkenin eşit, saygın ve özgür bireyi olarak hissetmesi temel hedeftir. Hiç kimse; kimliği, inancı, mezhebi, dili, cinsiyeti, cinsel yönelimi veya cinsiyet kimliği, yaşam tarzı, engellilik durumu, yaşı, sosyal kökeni, ekonomik durumu veya dünya görüşü nedeniyle ayrımcılığa uğramayacaktır.”
Bu duruma göre LGBT, hukuken meşru mu kabul edilecek?
***
Programda “Türkiye İttifakı” şöyle tanımlanıyor:
“Türkiye İttifakı, parti yönetimleri arasında yapılan dar bir seçim pazarlığı değildir. Türkiye İttifakı; adalet isteyenlerin, emeğinin karşılığını arayanların, çocuklarının geleceğinden kaygı duyanların, demokratik bir ülkede yaşamak isteyenlerin ve bu düzeni değiştireceklerin ittifakıdır. Bu ittifakta işçi de çiftçi de esnaf da sanayici de vardır. Gençler, kadınlar, öğrenciler, emekliler, kamu çalışanları, işsizler, engelliler, girişimciler, bilim insanları ve sanatçılar vardır. Bütün etnik kökenlerden, bütün inançlardan ve yaşam biçimlerinden yurttaşlar vardır. Solcular, sağcılar, yurtseverler, demokratlar, milliyetçiler, muhafazakârlar, özgürlükçüler vardır. Türkiye’nin doğusunda da batısında da kentlerinde de köylerinde de yaşayan; adalet, huzur, bereket ve değişim isteyen herkes bu ittifakın parçasıdır. Bizi bir araya getiren, farklılıklarımızdan vazgeçmemiz değil; ortak geleceğimize sahip çıkmamızdır.”
Yeni Parti, halkın talebi ve AKP’nin yargı baskısı sebebiyle, alelacele kuruldu. Bu sebeple kurucular sadece 91 milletvekili olarak belirlendi. Bahsedildiği gibi bir Türkiye İttifakı kurulacaksa, bu nasıl olacak? Partiye solcuların yanında sağcılar, yurtseverlerin yanında milliyetçiler, demokratların yanında muhafazakârlar mı dahil edilecek? Partide etnik kotalar ve inanç kotaları mı olacak? Bu fikirle, Devlet Bahçeli’nin “Cumhurbaşkanının iki yardımcısı olsun, bir Kürt, diğeri Alevi olsun" önerisi arasında özde bir fark var mıdır?
***
Programda “Yeni Parti, farklılıkları tehdit değil, demokratik toplumun temeli olarak görür. Toplumsal sorunların eşit yurttaşlık temelinde çözümü için demokratikleşme bir gerekliliktir. Terörün sona ermesiyle birlikte eşitlikçi, katılımcı, demokratik bir siyasi ve toplumsal düzenin kurulması ile Kürt sorununda kalıcı çözüm sağlanacaktır. Esas ilke herkesin kendini ülkenin eşit yurttaşı olarak hissedebilmesidir. Ana dil haktır. Bu yaklaşımla tüm yurttaşların ana dilini öğrenme, kullanma ve geliştirme hakkı sağlanacaktır. Toplumsal sorunların eşit yurttaşlık temelinde çözümü için demokratikleşme bir gerekliliktir.” denildi.
“Eşit vatandaşlık”, kanun önünde eşitlik değildir. Abdullah Öcalan, “eşit vatandaşlık” derken, etnik kökenlerin eşit temsilini kastediyor. Kavramın anlamı budur. Programın başında “Cumhuriyetin kuruluş felsefesi temel dayanağımızdır” denildikten sonra, etnik ve dini farklılıkların siyasi olarak temsil edilmesi “demokratik toplumun temeli” olarak gösteriliyor. Oysa demokratik toplumun temeli etnik ve dini farklılıklar değil, ulus ve vatandaşlık bilincidir.
Öyleyse bu büyük çelişki nasıl izah edilecektir?
Öyle görünüyor ki CHP gibi Yeni Parti’nin de kafası karışıktır. Daha yola çıkarken, ilk düğme doğru olsa da sonraki düğmeler yanlış iliklenmiştir. Yeni Parti’nin gömleğinde düğmeler ve ilikler birbirine karışmıştır.