İş hayatında verimliliği insanüstü düzeyde artıran, ancak bunun karşılığında birçok insanın işsiz kalmasına yol açan yapay zeka ve robotik teknolojilerin vergilendirilmesi gündeme geldi. Böylece Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bazı ülkelerde uygulanması planlanan “vatandaşlık maaşı” (temel insani gelir) bu kaynaktan finanse edilebilecek.
Yapay zeka ve robotlar vergilendirilecek mi? Sonraki adım ne olacak…
Yapay zeka ve robotik teknolojiler işsizliği artırırken, bu teknolojilerin vergilendirilmesiyle finanse edilecek “vatandaşlık maaşı” tartışılıyor. Ancak uzmanlar, yapay zekanın aşırı güçlenmesiyle insanlığın geleceğinin risk altına girebileceği uyarısını yapıyor.
Yapay zeka ve robotik teknolojilerin vergilendirilmesi konusu, aslında Türkiye’de ilk kez 2024 yılında Vergi Sorunları Dergisi’nin Kasım sayısında Dr. Mustafa Bolahatoğlu’nun makalesiyle kamuoyuna taşınmıştı.
Patronlar Dünyası’ndan Feramuz Erdin’in özel haberine göre, Bolahatoğlu, makalesinde yapay zekanın vergilendirilmesindeki zorlukları detaylı biçimde ele almış ve dijital ticaretin klasik vergilendirme sistemine nasıl uyarlanabileceği konusunda önemli görüşler ortaya koymuştu.
İŞTEN ÇIKARILANLAR NE OLACAK?
Yapay zeka ve robotik teknolojilerin yakın gelecekte neredeyse tüm sektörlerde insan emeğine olan ihtiyacı büyük ölçüde azaltacağı uzun zamandır tartışılan bir konudur. Yazılım sektöründe bu durumun etkileri şimdiden görülmeye başlandı; Amazon ve Microsoft gibi dev şirketler on binlerce yazılım çalışanını işten çıkardı.
Çünkü aynı işi, insan beyninin yarattığı yapay zeka daha verimli ve hızlı şekilde gerçekleştirebiliyor. Bu teknolojilerin tüm sektörlere yayılmasıyla birlikte emek yoğun alanlarda milyonlarca kişinin işsiz kalması bekleniyor. Bu sorunu yönetmek için şimdiden çeşitli çözüm önerileri tartışılmaya başlandı.
VATANDAŞLIK MAAŞI
Bir süre sonra temel ihtiyaçlarını karşılayacak gelire erişemeyecek durumda olanlar için “temel insani gelir” projeleri geliştiriliyor. Türkiye’de bu sistem “vatandaşlık maaşı” olarak adlandırılıyor. Çalışamadığı için sosyal güvenlik primi ödeyemeyen bireylere, yaşadıkları süre boyunca ihtiyaçlarını karşılamak üzere belirli bir maaş ödenmesini öngören bir sistemdir.
Bu durumda ihtiyaç duyulan kaynağın, sorunu yaratan yerden yani yapay zeka ve robotik teknolojilerin yarattığı katma değerden elde edilmesi gündeme geliyor. Vergilendirmenin usul ve esasları konusunda hukuki ve ekonomik tartışmalar giderek yoğunlaşıyor.
ÖZKÖK’ÜN DİKKAT ÇEKTİĞİ KONU
Son 50 yılda ikiye katlanarak 8 milyarı aşan dünya nüfusunun bu hızla artmaya devam etmesi halinde “temel insani gelir” üretim ve paylaşımında da ciddi sorunlar yaşanacağı açık. Son karar verici insan olduğu sürece bu soruna da bir çözüm bulunacaktır. Ancak Ertuğrul Özkök’ün Patronlar Dünyası’nda bugün “Bir Gece, Üç Tarihi An” başlığıyla yayımlanan yazısında işaret ettiği tehlike gerçekleşirse, yaşanacaklar ancak bir bilim kurgu filminde görülebilir.
Özkök, yapay zeka şirketi Anthropic’in 7 Nisan’da “Claude Mythos Preview” adlı büyük dil modelinin en yeni sürümünü piyasaya sürmeyi ertelediğini duyurduğunu belirtiyor.
GELECEK DE BİRGÜN GELECEK
Tüm yapay zeka dil modellerinin kendilerini geliştirerek tek bir çatı altında “akıllarını” birleştirdiği bir dünyada insan aklı devre dışı kalırsa ne olacağını şimdiden düşünmek gerekiyor.
Kimlerin temel insani gelir alacağına, kimlerin hangi sağlık hizmetlerinden ne ölçüde yararlanacağına ve dünyadaki optimal insan hatta canlı nüfusunun kaç kişi olacağına yapay zekanın karar vereceği günler gerçekten çok uzak olmayabilir.