Türkiye’de doğan çocuklar için bakım evleri, kreşler, çalışan kadınların çocuklarını güvenle bırakabileceği eğitim yuvaları, yaşlılar için huzur evleri, sağlık bakım evleri…
Velhasıl ülkenin temel değerlerine hizmet edecek sosyal projelerin ne kadar yetersiz olduğunu yazmamıza gerek var mı bilmiyorum ama bu konu Türkiye’nin en önemli meselelerinden biridir.
Bakın burayı özellikle söylüyorum:
Devletin büyüklüğü sarayla, makam arabasıyla, törenle ölçülmez. Devletin büyüklüğü çocuğuna, kadınına, yaşlısına, hastasına verdiği hizmetle ölçülür.
Gelişmiş ülkelere bakın.
Almanya’da, Hollanda’da, İsveç’te, Norveç’te devlet kreş yapar. Çünkü kadın çalışsın ister.
Yaşlı bakım evleri yapar. Çünkü yaşlısına yük değil, değer verir.
Engelli yaşam merkezleri yapar. Çünkü insan onurunu korumayı devlet görevi sayar.
Şimdi buradan herkese bir şey söylemek istiyorum, bunu özellikle yazın, çizin, anlatın:
Allah aşkına her birey direkt ya da dolaylı vergi verendir.
Yani bu ülkede yaşayan herkes para ödeyendir.
Ekmek alırken vergi verirsin, su alırken vergi verirsin, telefon alırken vergi verirsin, benzin alırken vergi verirsin.
Yani devletin harcadığı para devletin değil, milletindir.
Onun için burayı özellikle söylüyorum:
Parayı ödediğimiz insanların bize yaptığı hizmetleri bir lütuf gibi, bir ihsan gibi, onlara minnet duyacak gibi karşılamayın.
Devlet görevini yapar.
Siyasetçi görevini yapar.
Belediye görevini yapar.
Bürokrat görevini yapar.
Yapmıyorsa hesabını sorarsın.
Demokrasi dediğimiz şey zaten budur.
Şimdi buradan bir komut gibi herkese söylüyorum:
Sandık sadece parti tutma yeri değildir. Sandık hesap sorma yeridir.
Oy verirken şunlara bakın:
– Bu insanlar çocuklar için ne yaptı?
– Kadınlar için ne yaptı?
– Yaşlılar için ne yaptı?
– Eğitim için ne yaptı?
– Sağlık için ne yaptı?
– Vergiler nereye harcandı?
Bunları sormadan oy vermek,
Marka seçer gibi parti seçmek,
Takım tutar gibi siyaset yapmak bu millete yapılacak en büyük kötülüklerden biridir.
Burada bir görev daha var.
Siyasetçilerin, gazetecilerin, aydınların, öğretmenlerin, cami imamlarının, bilinçli herkesin bu konuyu tekrar tekrar birbirine anlatması lazım.
Bu bir parti meselesi değildir.
Bu bir memleket meselesidir.
Bu bir medeniyet meselesidir.
Şunu herkes kafasına yazsın:
Bu millet vergi veren millettir.
Bu millet askerlik yapan millettir.
Bu millet çalışan, üreten, bu ülkenin kaderini belirleyen millettir.
Ve bu millet daha iyi hizmeti sonuna kadar hak etmektedir.
Oy verirken akrabaya göre değil,
Hatıra göre değil,
Televizyonda bağırana göre değil,
Kimin bu ülkenin insanına daha iyi hayat kuracağına bakarak oy vermek zorundayız.
Çünkü mesele siyaset değil.
Mesele nasıl bir ülkede yaşayacağımız meselesidir.