İstanbul Ümraniye'de 22 Eylül 2024 tarihinde gerçekleşen olayda, polis memuru Şeyda Yılmaz görev esnasında şehit düşmüştü. Motosiklet hırsızlığı şüphesiyle firar eden ve Ihlamurkuyu'da izi bulunan Yunus Emre Geçti, yakalanacağı sırada polise direnmiş ve çıkan arbedede silahla ateş açmıştı. Bu saldırıda Şeyda Yılmaz şehit olurken, bir diğer polis memuru olan Kürşat Hakkı Sarıtepe ile saldırganın annesi yaralanmıştı.

Olay yerindeki 17 kovandan 15'inin gasp edilen silaha ait olduğu belirlenmişti. Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada sanık hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, istinaf başvurusunun reddedilmesinin ardından Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından incelenerek hukuka uygun bulundu ve onandı.

'ÜNİFORMALARI TANIYAMADIM'

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan sanık Geçti savunmasında, hasımları nedeniyle saldırıya uğrayacağını düşündüğünü öne sürerek, "Karanlıktı, üniformaları tanıyamadım. Ben kesinlikle nişan alarak kasten bunu yapmadım. Varilin arkasında Şeyda ablayı görmedim. Karakola gittiğimde kafam aşırı güzeldi. Resmi bir polis aracı görmedim, sivil araçla geldiler. Bu planlı, projeli bir olay değil, çok pişmanım" demişti.

YARALANAN POLİS İLE İLGİLİ KARAR BOZULDU

Sabah'ta yer alan habere göre Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Şeyda Yılmaz'ın öldürülmesine ilişkin davada sanığa verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onarken, olayda yaralanan ikinci polis memuru Kürşat Hakkı Sarıtepe’ye yönelik "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan verilen 20 yıllık hapis cezasını ise bozdu.

Yüksek Mahkeme, sanığa bu suçtan direkt üst sınırdan ceza verilmesini mevzuata aykırı bularak, meydana gelen zararın ağırlığı ve teşebbüs derecesinin yerel mahkeme tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi. Sanık, yaralı polise yönelik eylemi nedeniyle yeniden hakim karşısına çıkacak.