Yargılama sürecinin bir "sis perdesi" arkasında yürütüldüğünü savunan Tunç Soyer, adaletin ancak şeffaflıkla tecelli edebileceğini belirtti. Soyer, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Soruşturma hakikate ulaşmanın tek yoludur. Ancak bir sis perdesinin arkasında kalırsa, kimin neden cezalandırıldığı, kimin neden korunduğu anlaşılmaz hale gelir. İşte o zaman soruşturma hakikate ulaşamaz."

300 GÜNLÜK TUTUKLULUK SÜRECİ

İzmir’deki kooperatif çalışmaları ve belediye dönemine ait faaliyetler gerekçe gösterilerek açılan davada yaklaşık 10 aydır tutuklu bulunan Soyer, sürecin bir an önce aydınlığa kavuşmasını beklediğini vurguladı. "300 gündür süren karanlığın aydınlanmasını diliyorum" diyerek sürecin uzunluğuna ve belirsizliğine dikkat çekti.

HUKUKİ SÜREÇTE SON DURUM

Soyer’in açıklamaları, özellikle yerel yönetimlerdeki kooperatifleşme modelleri ve bu modellerin hukuki denetimi üzerine süregelen tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Kamuoyu ve hukuk çevreleri, önümüzdeki duruşmalarda davanın seyrini değiştirecek yeni delillerin sunulup sunulmayacağını ve "sis perdesi" olarak nitelendirilen noktaların netleşip netleşmeyeceğini yakından takip ediyor.