Türkiye’nin içinden geçtiği siyasal, ekonomik ve toplumsal koşullar, Batı’da son yıllarda güç kazanan sağ akımların ülkemizde daha fazla tartışılmasına zemin hazırlıyor.

Son dönemde Türkiye’de yükselen Türk milliyetçiliği ve bu kapsamda ivme kazanan İttihatçılık gibi akımlar, farklı toplumsal kesimlerin dikkatini çekerken, Batı’da gözlemlenen süreçlerle arasında benzerlikler kuruluyor. Ortaya çıkan bu durum, Batı’da gözlenen bu dönüşümün arkasında hangi dinamikler yattığı, Türkiye’deki olgunun bu sürece ne ölçüde benzediği ve bu gelişmelerin ülkemizin gelecekteki siyasal yönelimlerini nasıl şekillendireceği sorularını beraberinde getiriyor.

Trump görünmez seçmenlerle nasıl kazandı? - Resim : 1

Söz konusu tablo ve soruların cevabı Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün yapmış olduğu bir araştırmaya yansıdı. “Batı Demokrasilerinde Yükselen Sağın Arka Planı: Amerikan Seçmen Üzerinden Bir Analiz” başlığı ile ortaya konulan analizde ABD Başkanı Trump’ın 2016 ve 2024 başkanlık seçimlerinde seçmen grupları ile kontak kurma şekli dikkat çekti.

GÖRÜNMEZ SEÇMENLERİN ETKİSİ

Analizde Trump’ın siyasal iletişimi ile ilgili şöyle denildi:

Trump’ı ve genel olarak popülist siyasetçileri diğerlerinden ayıran en önemli özellikler den birisi elbette iletişim yetenekleridir. Trump’ın retoriği üzerine yapılan çalışmalardan birisi, 2016 seçim kampanyasındaki konuşmalarında Trump, gelir ve eğitim düzeyi düşük grupların kaygılarını gidermeye çalışırken onların mevcut konumlarından daha yüksek konumlarda olmaları gerektiğini vurgulamaktadır (Lamont vd., 2017).

Trump görünmez seçmenlerle nasıl kazandı? - Resim : 2

Trump bu retoriği kurgularken:

1) Bu toplumsal grupları, küreselleşmenin mağdur ettiği çalışkan Amerikan vatandaşları olarak tasvir etmektedir.

2) Elitlere yani zenginlere ve siyasetçilere yönelik tepkilerini dile getirmektedir.

3) Yasadışı göçmenlere ve mültecilere karşı sert sınırlar çizmektedir.

4) Afrika kökenli Amerikalılar ile yasal statüdeki Hispanik (Latin kökenli) Amerikalıları da iş sahibi olmayı hak eden emekçiler olarak göstermektedir.

Trump görünmez seçmenlerle nasıl kazandı? - Resim : 3

Seçim sonuçlarına göre bu kesimler birçok açıdan kendilerini görünmez zannederken Trump onlara doğru noktalardan hitap ederek güvenlerini kazanmayı başarmış gibi görünmektedir.

Analiz şu şekilde devam ediyor:

Buna ek olarak, Trump’ın 2016 seçimlerindeki stratejisti Steve Bannon’ın, Hillary Clin ton’a karşı ısrarla tekrar edilmesini istediği söylemlerden birisi, Clinton’ın fabrikaların ve dolayısıyla işlerin Çin’e taşınmasında rol oynayan bir siyasi ekibin parçası olduğunu iddia etmek olmuştur. Bu söylemi sık sık tekrar ederek Clinton’u işçilerin gözünde adeta bir düş mana çeviren Trump, kendisini ise özellikle imalat sanayisini yeniden Amerika’ya getirerek ülke içinde yeni istihdam olanakları yaratacak lider olarak konumlandırmıştır. Kısacası Trump, söylemlerinde öncelikle Amerikalı işçiye, üretim sektörüne ve sıkça dile getirdiği “unutulmuş insanlara” seslenmektedir. Bu kapsamdaki konuşmaları özellikle beyaz işçi sınıfının dikkatini çekmek üzere kurgulanmıştır. Bu gruplar uzun yıllardır dışlandıklarını düşündükleri için Trump, bu kesimin duyduğu öfkeye adeta sözcü olmuştur.

Trump görünmez seçmenlerle nasıl kazandı? - Resim : 4

ABD’de gelir gruplarına göre oy verme davranışının zaman içerisinde belirgin biçimde ayrıştığının belirtildiği analizde Trump’n 2024’teki zaferi için ise şu görüşler ortaya konuldu:

En alt gelir grubunda yer alan bireyler açısından Cumhuriyetçi adaya verilen destek, 1992 yılında %27 düzeyindeyken 2016 seçimle rinde Donald Trump’ın ilk kez aday olduğu dönemde %43’e yükselmiş, 2024 itibarıyla ise %50 seviyesine ulaşmıştır.

Bu artışa paralel olarak, aynı gelir grubunda Demokrat adaya verilen destek belirgin biçimde azalmıştır. Alt-orta gelir grubunda da benzer bir eğilim gözlenmekte, Cumhuriyetçi adaya verilen desteğin zaman içerisinde istikrarlı biçimde arttığı görülmektedir. Buna karşılık, orta gelir grubunda oy verme davranışı görece daha istikrarlı bir seyir izlemekte ve iki parti arasındaki destek oranlarında keskin bir yön değişimi ortaya çıkma maktadır.

Üst-orta gelir grubunda ise düşük gelir gruplarında gözlenen eğilimin tersine bir yönelim söz konusudur. Cumhuriyetçi adaya verilen destek 2004 yılında yaklaşık %49 ile tepe noktasına ulaştıktan sonra, izleyen seçimlerde kademeli olarak gerilemiş ve 2024 yılı itibarıyla %41 seviyesine düşmüştür.

Trump görünmez seçmenlerle nasıl kazandı? - Resim : 5

Analizin sonuç bölümünde ise şöyle denildi:

ABD’de Trump etrafında şekillenen aşırı sağ popülist siyasetin arka pla nında, küreselleşmenin yarattığı etkilerin bireyleri ekonomik konum, toplumsal statü ve kültürel değerler bakımından toplumun geri kalan kesimlerinden farklılaştırması yatmak tadır. Ekonomik dönüşümün yarattığı maddi kayıplar, kültürel düzeyde bir tepkiyle birleşe rek, siyasal kutuplaşmanın yalnızca politik tercihler üzerinden değil, kimlikler ve değerler üzerinden derinleşmesine zemin hazırlamaktadır.