Dünya genelinde yaşlanan nüfusla birlikte artış gösteren kireçlenme vakalarına karşı, Amerika ve Avrupa merkezli laboratuvarlardan umut verici sonuçlar geldi.

Geleneksel yöntemlerin sadece ağrıyı maskelediği bir dönemden, dokunun doğrudan iyileştirildiği bir safhaya geçildi.

Modern tıp dünyası, milyonlarca insanı kısıtlayan osteoartrit (kireçlenme) sorununa karşı rejeneratif biyoteknoloji ve akıllı proteinlerle yeni bir dönem başlattı.

Geliştirilen son tedavi yöntemleri, cerrahi müdahaleye gerek kalmadan hasarlı kıkırdak dokusunu onarmayı başardı.

1. Akıllı protein tedavisi

Kireçlenmenin temelindeki kıkırdak aşınmasını durdurmak amacıyla geliştirilen "Akıllı Protein Tedavisi", eklem içindeki iltihaplanma sürecini hücresel düzeyde durdurmayı hedefledi.

Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde yapılan klinik çalışmalarda, belirli protein moleküllerinin kıkırdak hücrelerini uyararak doğal onarım sürecini tetiklediği gözlemlendi.

Harvard Tıp Fakültesi'nden Dr. Scott D. Martin, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, bu yöntemin eklem içi mikroçevreyi değiştirerek vücudun kendi kendini iyileştirme potansiyelini devreye soktuğunu ifade etti. Martin, bu yaklaşımın protez ameliyatlarını ciddi oranda azaltabileceğini vurguladı.

2. Kişiselleştirilmiş teknoloji

İkinci yöntem olan "Kişiselleştirilmiş Biyo-iskele" teknolojisi ise, hastanın kendi kök hücrelerinin laboratuvar ortamında çoğaltılarak hasarlı bölgeye nakledilmesine dayandı. Özellikle diz ve kalça eklemlerinde meydana gelen ağır tahribatlar için geliştirilen bu yöntem, dokunun eski işlevini %90 oranında geri kazandırdı.

Stanford Üniversitesi Kök Hücre Biyolojisi ve Rejeneratif Tıp Enstitüsü’nden Prof. Dr. Michael T. Longaker, yürüttükleri araştırmalarda kök hücrelerin kıkırdak benzeri dokular oluşturma kapasitesinin daha önce görülmemiş bir seviyeye ulaştığını belirtti.

Longaker, bu teknolojinin kireçlenmeyi kronik bir engel olmaktan çıkarıp tedavi edilebilir bir duruma dönüştürdüğünü dile getirdi.