İran’ın İsrail’e yönelik balistik füze saldırılarında kullandığı misket füzeleri, modern hava savunma sistemlerinin sınırlarını yeniden gündeme taşıdı. Uluslararası analizlere göre, bu füzelerde kullanılan çoklu alt mühimmat yapısı, savunma sistemleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.
Times of Israel’de yer alan değerlendirmelere göre, son beş haftalık çatışma sürecinde İran tarafından fırlatılan 500’den fazla balistik füzenin önemli bir kısmı misket başlıklar taşıdı. Bu sistem, füzenin uçuşunun son aşamasında onlarca küçük patlayıcının geniş bir alana yayılması prensibine dayanıyor.
GELİŞMİŞ SAVUNMA SİSTEMLERİNİ ZORLUYOR
Yüksek irtifadan ilerleyen füzeler, atmosferin üst katmanlarında ayrışarak çok sayıda alt mühimmat bırakıyor. Bu durum, İsrail’in “Davut Sapanı” gibi gelişmiş hava savunma sistemlerinin tekil hedeflere odaklı yapısını zorlayarak etkinliğini azaltabiliyor.
Savunma uzmanları, bu yöntemin özellikle orta menzilli önleyici füze stokları üzerinde ek yük oluşturduğunu belirtiyor. Çünkü sistemler, tek bir füze yerine çok sayıda bağımsız hedefle aynı anda mücadele etmek zorunda kalıyor.
İran envanterinde bulunan Khorramshahr sınıfı ağır balistik füzelerin, 80’e kadar alt mühimmat taşıyabildiği ve bu mühimmatların yüksek çarpma hızıyla etkili olduğu ifade ediliyor.
Uzmanlara göre bu yeni taktik yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte de askeri dengeleri etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Çoklu mühimmat kullanımının, gelecekteki savunma stratejilerinin yeniden şekillenmesine yol açabileceği belirtiliyor.