DEVA Partisi Ankara Milletvekili Avukat İdris Şahin, yaptığı açıklamada kamuoyunun gündemindeki kritik başlıklarla ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

YENİÇAĞ'dan Baran Yalçın'a konuşan Şahin; TBMM’de kabul edilen Çerçeve Yasa düzenlemesinden ekonomi politikalarına, erken seçim tartışmalarından yeni dönemdeki muhtemel ittifak senaryolarına kadar birçok konuda partisinin yaklaşımını ve kişisel görüşlerini aktardı.

ÇERÇEVE YASA VE USUL İTİRAZLARI

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek Resmi Gazete’de yayımlanan yasaya ilişkin sert eleştirilerde bulunan İdris Şahin, düzenlemenin getiriliş biçimine ve oylama usulüne tepki gösterdi. Şahin, "Meclis’te 467 el kalktı. ‘Toplumsal bir mutabakat var’ denilerek düzenleme Resmi Gazete’de yayımlandı. Ben bu kanunun içeriğinden ziyade getiriliş tarzına hem komisyonda hem Genel Kuruldaki oylama usulüne karşı net bir tavır koydum" dedi.

Yasal düzenlemenin örtülü bir af niteliği taşıdığını savunan Şahin, şu değerlendirmeyi yaptı: "Çünkü bana göre bu şarta bağlı genel af. Zaten konunun muhatapları 'Bu bir genel af değildir' diyorsa bilin ki bir aftır. Sayın Bahçeli’ye ve iktidar ortaklarına da bunu söylettiriyorlar. Şimdi soruyorum: Kovuşturma ve soruşturma aşamalarını tamamen ortadan kaldırıyorsa, infazı tamamen ortadan kaldırıyorsa ve bunu şarta bağlı olarak yapıyorsa bunun adı af değil de nedir? Hangi ceza hukukçusuna, hangi hukukçuya sorarsanız sorun bu böyledir. Şimdiye kadar yasama yetkisinin kısmen yürütmeye devredildiğine şahitlik etti bu parlamento; ancak bu kanunla birlikte aynı zamanda yargı yetkisi de yürütmeye devrediliyor. Doğal olarak biz usulü itirazlarımızı kanun çerçevesinde yaptık."

‘EMEKLİYE VERİLEN RAKAM TAM BİR SEFALET ÜCRETİDİR’

İktidarın ekonomi yönetimine ve açıklanan enflasyon verilerine yönelik eleştirilerde bulunan Şahin, sahada yaşanan tablo ile resmi veriler arasındaki farka dikkat çekti. Geçtiğimiz günlerde yaptıkları hesaplamalara değinen DEVA Partili Şahin, "4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 100 bin liranın üzerinde hesapladık. Dolayısıyla geliri 100 bin liranın altında kalan 4 kişilik bir aile yoksulluk sınırının altındadır. TÜRK-İŞ’in verilerine göre de kişi başı açlık sınırı 35 bin lira düzeyinde. Siz asgari ücreti 28 bin lira olarak belirliyorsanız peşinen asgari ücreti açlık sınırının altına itiyorsunuz demektir. Emekli hakkında ise söylenecek bir şey yok; verilen 23.552 liralık rakam tam bir sefalet ücretidir" ifadelerini kullandı.

‘TÜİK, MAKYAJLI RAKAMLARLA HEM EMEKLİNİN HEM SABİT GELİRLİNİN HAKKINA TECAVÜZ EDİYOR’

Mevcut tablonun temel sebebinin hedeflenen enflasyon üzerinden gerçekleştirilen maaş ayarlamaları olduğunu belirten Şahin, "Bu kantarın topuzu, beklenen enflasyona göre maaş takdir edildiğinde kaçtı. Memura ve emekliye 'Maaşınızı beklenen enflasyona göre belirleyeceğiz' diyorsunuz ama o beklenen enflasyon bir şekilde tutmuyor. Burnunun ucunu göremeyen bir iktidarla karşı karşıyayız. 3 ayda bir Merkez Bankası çıkıp yıllık enflasyon tahminini yukarı çekiyor. En son düşündükleri oran yüzde 26 idi, şimdi yüzde 28’e çıkardılar. TÜİK’in rakamlarını sahici görmediğimiz için bunların hiçbirini gerçekçi bulmuyoruz. TÜİK, makyajlı rakamlarla hem emeklinin hem sabit gelirlinin hem de kamu çalışanının hakkına tecavüz ediyor, halkın hakkına giriyor birebir kul hakkı yiyor. Haziran verilerinde enflasyonu yüzde 0.98’e kadar çekip Temmuz’da bunun iki katına çıkarabiliyorlar. TÜİK’in adrese teslim ayarlamaları nedeniyle çalışanların ve emeklilerin mağdur edildiğini defalarca söyledik. Artışlar resmi değil, gerçek enflasyon değerleriyle yapılmalıdır" dedi.

‘BANA GÖRE EN ERKEN SEÇİM 2028’İN MART AYINDA GERÇEKLEŞECEK SEÇİMDİR’

Yakın bir tarihte erken seçim olup olmayacağı ile ilgili soruya yanıt veren İdris Şahin, kısa vadede bir seçim beklemediğini vurguladı. Erdoğan’ın siyaset tarzını iyi bildiklerini belirten Şahin, "Erdoğan’ın yönetme süresini kendi eliyle kısıtlamayacağının farkındayız. Bana göre en erken seçim 2028’in Mart ayında gerçekleşecek seçimdir. Ondan önce bu ekonomik veriler varken ve bir elini kaldırdığında yargıya, bir elini kaldırdığında yasamaya dilediği talimatı veren bir yürütme varken seçime gitmesini gerektirecek hiçbir sebep yok. Her istediğini yapabildiği için kendi görev süresini kısaltacak bir davranışa girmez. Şu anki ekonomik veriler itibariyle aklı başında bir iktidar kesinlikle seçime gitmez. Ancak bizim yaşadığımız Türkiye’nin dışında, farklı bir yerde yaşıyorlarsa o takdirde seçime gidebilirler. Şu anda iktidarın ortağı MHP ile uyumlu bir süreç yönettiği kanaatindeyim. Dolayısıyla bu süreç nihai sonuca kavuşmadan bir seçim ihtimali öngörmüyorum" şeklinde konuştu.

İTTİFAK İHTİMALLERİ VE YENİ YOL GRUBU

Gelecek seçim döneminde olası ittifaklar ve yeni partilerle temaslar konusuna değinen Şahin, mevcut seçim sisteminin ittifakları zorunlu kıldığını belirtti.

Şu aşamada resmi bir ittifak görüşmesi yürütmediklerini ifade eden Şahin, Meclis çatısı altındaki iş birliklerine değinerek sözlerini şöyle tamamladı:

"Şu aşamada herhangi bir siyasi partiyle ittifak görüşmemiz yok. Sadece oluşturmuş olduğumuz Yeni Yol grubunda Saadet Partisi ve Gelecek Partisi ile yol yürüyoruz. İlerleyen aşamada Yeniden Refah gibi bizimle aynı çizgide olabilecek, merkez sağda ve mütedeyyin kesimin ikinci adresi olabilecek bir yapılanmayı daha uygun görüyoruz. Ancak şunun da farkındayız: Seçim atmosferine girildiğinde mevcut iktidarı değiştirmenin yolu, tüm muhalif siyasi partilerin birlikte hareket ederek en azından ortak bir cumhurbaşkanı adayına destek vermeleridir. Bu konuda önümüzdeki sürecin ne göstereceğini hep birlikte göreceğiz."