Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından "Uluslararası Sistemde Kırılma: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı" temasıyla Beşiktaş'ta bir otelde düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi'nin (STRATCOM), "İletişimde Yeni Paradigma: Bilgi, Güç ve Anlatı" başlıklı oturumunda önemli açıklamalarda bulundu.

'TÜRKİYE'NİN BU SAVAŞIN DIŞINDA TUTULMASI İÇİN YOĞUN BİR ÇABA SARF ETTİK'

ABD-İsrail'in İran'da başlattığı savaşa işaret eden Kalın, "Bugün bu savaşın ortasında, yaklaşık 1 aylık süre içerisinde bir bu savaşın sona erdirilmesi, iki Türkiye'nin bu savaşın dışında tutulması için yoğun bir çaba sarf ettik" dedi.

'FİTNE ATEŞİ YAKILDI'

Kalın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu büyük savaşla birlikte bölgemizde aynı zamanda büyük bir fitne ateşinin yakıldığını da ifade etmeliyim. Bu savaşın hesaplanan sonuçlarından bir tanesi sadece İran'ın nükleer kapasitesinin ortadan kaldırılması değil fakat bundan çok daha tehlikeli olarak bölgenin kurucu asli unsurları olan Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslar arasında on yıllarca devam edecek bir kardeş savaşına, bir kan davasına zemin hazırlayacak adımların atılmasıdır. Bunlara karşı Türkiye olarak sonuna kadar teyakkuz halinde mücadele edeceğimizi ifade etmek isterim.

Biz Türkiye olarak hiçbir zaman fitne ateşine odun taşıyan taraf olmadık, olmayacağız. Gerekirse ateş topunu elimize alacağız, göğsümüzde soğutacağız ama onu hiçbir zaman fitne ateşine atmayacağız. Fitne ateşini yaymaya çalışanlara karşı da kendi dinamiklerimizle, değerlerimizle, liderliğimizle kendi önceliklerimizle karşı durmaya devam edeceğiz. Biz dostun ve düşmanın kim olduğunu bilerek hareket ediyoruz. Türkiye olarak bu istikametten ayrılmayacağımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum."

'SAVAŞI BAŞLATAN ANA AKTÖRÜN KİM OLDUĞUNU UNUTMAMAMIZ GEREKİYOR'

Hem İran'da hem de tüm bölgede bu savaşta hayatını kaybedenlere rahmet dileyen Kalın, bir daha böyle acıların yaşanmaması için çaba göstermeye devam edeceklerini kaydetti.

Kalın, "Elbette İran'ın Körfez ülkelerine yaptığı saldırıları kabul edilemezdir ama savaşı başlatan ana aktörün kim olduğunu hiçbir zaman unutmamamız gerekiyor. Bunun için de İsrail üzerindeki baskının artırılması, savaşı başlatan aktör üzerinde yoğunlaşılarak, bu savaşın bir bölgesel savaşa ve küresel krize dönüşmesini önlemek için çaba sarf etmemiz gerekiyor" dedi.