Uzman Klinik Psikolog Tilbe Çankaya Çekin, çocukların hayvanlar ile kurdukları bağın gelişimlerine olan katkısını uzman görüşü ile açıkladı.
Tilbe Çankaya Çekin, çocuklara hayvan sevgisi kazandırmanın onlara sorumluluk aşıladığını güven, şefkat, aidiyet duygularını güçlendirdiğini ifade etti.
Çekin ayrıca, hayvanlarla kurulan temas ve bağ sayesinde çocukların empati yeteneğinin gelişip sosyalliklerinin arttığını vurguladı. "Düzenli şekilde hayvan besleyen ve hayvanlar ile bağ kuran çocukların sorumluluk algıları ve rutin oluşturma becerileri gelişmektedir." diyen Çekin, şunları kaydetti:
"Evcil hayvanı olan çocukların genelde daha fazla empati, şefkat ve duygusal farkındalık geliştirdiği görülmektedir ve hayvanlar ile etkileşim çocukların duygularını ifade etmesini kolaylaştırabilmektedir. Fakat bu tarz farklılıklar aile ortamı, ebeveyn yaklaşımı ve çocuğun mizacı gibi etkenlere göre de değişebilmektedir. "
'EMPATİLERİ GELİŞİYOR'
Hayvan sevgisinin çocuğun kendinden farklı bir canlıyı anlaması ve onun ihtiyaçlarını gözetme becerisini güçlendirdiğinin altını çizen Çekin, hayvanlarla etkileşim içinde olmanın ve bağ kurmanın onların duygularını da gözlemlemek anlamına geldiğini söylerek " Hayvanların duygularını ve davranışlarını gözlemleme şansına sahip çocukların empati kapasitesi gelişmektedir " dedi.

SORUMLULUK BİLİNCİNE KATKI
Çekin ayrıca, evde bir hayvanın olmasının ve hayvanı besleme, temizlik ve oyun oynama gibi sorumlulukların çocuğa da verilmesinin çocuklarda sorumluluk bilincini geliştirdiğini kaydederek şunları söyledi: "Evcil hayvanı ile düzenli olarak ilgilenen çocuklar davranışlarının başka bir canlıya iyi geldiğini ve sorumlulukların pozitif etkilerini fark eder. "

'SOKAK HAYVANLARI İLE TEMAS MERHAMETİ ARTIRIYOR'
Çekin, sokak hayvanlarıyla temasın çocuk psikolojisi açısından riskli mi yoksa geliştirici mi olduğu konusuna da değindi. Çekin, sokak hayvanlarıyla da kontrollü ve güvenli temasın çocuklarda empatiyi, sosyal duyarlılığı ve merhameti artırabildiğini söyledi. Çocukta herhangi bir korku gelişmemesi adına yetişkin gözlemi ve hayvanın davranışlarının önden gözlemlenmesinin önemli olduğunun altını çizdi.
Çekin, "Her hayvan her an kendini sevdirmek istemeyeceği için yetişkinlerin sevilmek isteyen ve cana yakın hayvanları fark edip çocukları onlarla temas ettirmesi en güvenli yol olmaktadır" dedi.

AKRAN İLİŞKİLERİNE POZİTİF ETKİ
Hayvanlar ile büyüyen çocukların sosyal becerilerinin daha gelişmiş olabileceğini gösteren çalışmalar bulunduğunu söyleyen Çekin, hayvanlarla kurulan ilişkinin çocuklarda iletişim becerilerini ve duyguları tanıma becerilerini artırdığını bu durumun akran ilişkilerine olumlu şekillerde yansıdığını söyledi.

'HAYVAN DESTEKLİ TERAPİLER GÜVEN DUYGUSU VERİYOR'
Hayvan destekli terapilerin önemine dikkat çeken Çekin, bunun travma yaşayan çocuklarda güven duygusunu yeniden inşa etmeyi desteklediğini dile getirdi.
KORKU YAŞAYAN ÇOCUKLARA NASIL YAKLAŞILMALI?
Psikolog Çekin, hayvan korkusu yaşayan çocuklar konusunda da görüşlerini dile getirdi. Çekin, çocuklara kesinlikle zorlayıcı, alaycı veya baskıcı bir yaklaşım sergilenmemesi gerektiğini söyleyerek, minik adımlar ile kademeli, güvenli ve çocuğun kontrol altında olduğu tanıştırma süreçlerinin korkunun yavaş ve sağlıklı şekilde azalmasına yardımcı olduğunu dile getirdi.

'HAYVANLARIN DA DUYGULARI OLDUĞU ANLATILMALI'
Çocuklara aşılanmak istenen davranışların temeli anne babanın davranışlarından geçtiğini vurgulayan Çekin şunları ifade etti:
"Anne baba model olarak hayvanlara karşı şefkatli, sevgi dolu, saygılı ve bilinçli davranırsa çocuk da bu davranışları gözlem yoluyla içselleştirebilmektedir. Çocuklara hayvanların da kendileri gibi canlı, duyguları ve ihtiyaçları olan varlıklar olduğu anlatılmalıdır. Son olarak çocukla hayvanlar arasında güvenli ve pozitif etkileşimler oluşturulmalıdır."
HAYVANLARA ZARAR VEREN ÇOCUKLARA NASIL YAKLAŞILMALI?
Hayvanlara şiddet uygulayan çocuklar konusuna da değinen Çekin, bir çocuğun hayvana zarar vermesinin büyükten küçüğe birçok sorunun göstergesi olabildiğine işaret etti. Çekin konuya ilişkin olarak şunları söyledi:
"Bu durum genellikle duygusal zorlanma, empati eksikliği ya da stresi yanlış yönlendirme gibi durumların işareti olurken aynı zamanda aile içi şiddete tanıklık, uygunsuz içeriklere maruz kalma gibi durumlarla da ilişkili olabilmektedir. Bu davranışı önlemek için davranış sakince ele alınmalı, çocuğa duygularını ifade edecek farklı alanlar açılmalı ve uzman desteği alınmalıdır. "