MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından başlatılan 2’nci açılım süreci TBMM’de kurulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ile devam ediyor. Son olarak komisyonun ortak rapor hazırlaması bekleniyor.

'UMUT HAKKI' TARTIŞMALARI ALEVLENDİ

Ankara kulislerinde yeni açılım süreci tartışmaları kapsamında terör örgütü PKK’nin elebaşısı Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasının önün açan umut hakkı başlığı son günlerde fısıltıdan çıkarak yüksek sesli bir tartışmaya dönüştü.

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin bir grup toplantısında Öcalan için ‘umut hakkı’ istemişti. Bahçeli, “Bahçeli, “Şayet tecridi kaldırılırsa, gelsin DEM Parti grup toplantısında konuşsun. Terörün bittiğini, örgütün lağvedildiğini ilan etsin. Bu dirayet ve kararlılığı gösterirse, umut hakkının kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılması ve bundan yararlanmasının önü de ardına kadar açılsın” ifadelerini kullanmıştı.

Cumhuriyet’ten Merve Kılıç’ın haberine göre; AKP’de konuya yakın isimler, masada genel bir af ya da doğrudan tahliye seçeneği gündemde görünmüyor. Aksine, “umut hakkı”nın infaz hukuku sınırları içinde ve teknik bir düzenleme olarak ele alınması hedefleniyor.

4 AŞAMALI FORMÜL

Kulislerde öne çıkan başlıklar şu şekilde;

Şartlı ve aşamalı model: Umut hakkının otomatik bir serbest bırakma anlamına gelmeyeceği, iyi hâl, şiddetten kopuşun tespiti ve örgütsel bağların kesildiğinin teyidi gibi koşullara bağlanacağı ifade ediliyor.

İnfaz hukuku içinde düzenleme: Yeni ve özel bir yasa yerine, infaz rejimi içinde teknik bir değişiklik yapılması gündemde. Bu yolla, düzenlemenin siyasi bir “jest” olarak değil, hukuki bir uyum adımı olarak sunulması hedefleniyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi referansı: AİHM içtihatlarının gerekçe gösterilerek, düzenlemenin uluslararası hukukla uyumlu bir adım olarak savunulması planlanıyor.

Süreç teminatı: Umut hakkının, örgütün silah bırakma ve fesih adımlarıyla eş zamanlı ilerlemesi gerektiği vurgulanıyor. Tek taraflı bir adım atılmasının söz konusu olmadığı özellikle dile getiriliyor.

ERDOĞAN SUSKUN, AKP KULİSLERİ İSTİYOR

Kulislerdeki ortak değerlendirmede ise Erdoğan’ın bu aşamada bilinçli bir suskunluk stratejisi izliyor. Parti içi yorumlara göre Erdoğan, süreç henüz olgunlaşmadan ve somut bir mutabakat zemini oluşmadan yapılacak açıklamaların siyasi maliyetini görüyor. AKP kulislerinde “umut hakkı”, geniş kapsamlı bir siyasi açılım ya da sembolik bir jestten ziyade, yeni sürecin ilerlemesi için hukuki bir kaldıraç olarak kurgulanıyor.

Ancak bu çerçevenin nasıl bir metne döküleceği ve hangi takvimle hayata geçirileceği, henüz partinin üst karar mekanizmalarında netlik kazanmış değil.