Orta Doğu, İsrail ile ABD'nin İran'a saldırmasıyla ateş çemberine döndü.
Uzmanlara bölgeye ilişkin çarpıcı değerlendirmelerine dünyanın en yüksek IQ'suna sahip Dr. JiHoon Park da katıldı.
Dr. JiHoon Park'ın bölgede yaşanan kriz ve ABD-İsrail ikilisinin planları hakkında analizi şu şekilde:
"Kimse size ABD ekonomisini gerçekte neyin sarsmak üzere olduğunu söylemiyor. Ve mesele petrol değil.
Asıl mesele, Körfez ülkelerinin paralarını Amerika’dan çekmeye başlaması ihtimali.
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Katar; Washington ile yaptıkları bütün finansal anlaşmaları gözden geçiriyor. Hepsini. Aynı anda. Bu durum hem Financial Times hem de Reuters tarafından doğrulanmış durumda.
Bunun anlamı şu:
Bu dört ülke, Amerika Birleşik Devletleri’nde 2 trilyon doların üzerinde yatırımı kontrol ediyor.
ABD Hazine tahvilleri, Silikon Vadisi’ndeki teknoloji yatırımları, gayrimenkuller… Hepsi inceleme altında.
Körfez ülkeleri ayrıca sözleşmelerdeki “force majeure” (mücbir sebep) maddelerinin devreye sokulup sokulamayacağını da inceliyor. Bu da teorik olarak, hukuki bir gerekçeyle anlaşmalardan çekilebilmeleri anlamına geliyor.
Mayıs 2025’te yapılan Donald Trump’ın Körfez turu sırasında bu ülkeler Amerika’ya yüz milyarlarca dolarlık yeni yatırım sözü vermişti. Ancak bugün bu vaatler sessiz fakat ciddi bir inceleme sürecinden geçiyor.
Peki neden?
Çünkü bölgedeki gelişmeler Körfez ülkelerini ciddi şekilde sarsmış durumda.
Havaalanları hedef alındı. Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki bazı tesisler saldırılara uğradı.
Petrol altyapıları aynı anda birçok ülkede devre dışı kaldı.
Tuzdan arındırma tesisleri hedef alındı; Bahreyn’in tatlı su kaynakları risk altına girdi.
İran saldırılarında Suudi Arabistan’da iki kişi hayatını kaybetti.
ABD’ye ait bir Patriot hava savunma sistemi önleyicisi arızalanarak Bahreyn’de bir yerleşim alanına düştü.
KatarEnergy “force majeure” ilan etti ve bu durum dünya sıvılaştırılmış doğalgaz arzının yaklaşık yüzde 20’sini etkileyebilecek bir kesintiye yol açtı.
Kamuoyuna sürekli olarak savaş görüntüleri ve petrol fiyatları gösteriliyor.
Ancak ABD ekonomisini finanse eden ülkelerin sessizce çıkış yollarını değerlendirdiği gerçeği yeterince konuşulmuyor.
Amerika, kendi arka bahçelerinde bir savaş başlatmış durumda.
Bu süreçte onların havaalanları bombalandı, su tesisleri hedef alındı, insanlar hayatını kaybetti.
ABD’nin savunma sistemlerinden biri onların sivillerine zarar verdi.
Buna rağmen Washington, bu ülkelerin trilyonlarca dolarlık yatırımlarını ABD’de tutmaya devam etmesini bekliyor. Petrodolar sistemi 1974’ten bu yana birçok krizden sağ çıktı.
Körfez Savaşı’nı atlattı.
11 Eylül saldırılarını atlattı. Irak savaşını atlattı. Ancak bazılarına göre bu kez aynı dayanıklılığı gösteremeyebilir.
Egemen varlık fonları hareket ettiğinde bunu genellikle duyurmazlar. Bunu sessizce yaparlar. Manşetler gerçeği yakaladığında çoğu zaman para çoktan başka yerlere gitmiş olur.
Şimdiden Dow Jones vadeli işlemleri 1100 puan düşmüş durumda ve piyasalarda 3 trilyon dolardan fazla değer silindi. Üstelik Körfez ülkelerinin sermaye çekme süreci henüz başlamış bile değil.
Eğer gerçekten böyle bir adım atılırsa, bunun küresel ekonomi üzerindeki etkisinin ne olacağı ise şimdiden büyük bir tartışma konusu.
Bu yüzden bazı yorumcular, önümüzdeki dönemin küresel finans sistemi açısından kritik bir dönüm noktası olabileceğini söylüyor.
ABD'den İran'a kara harekatı sinyaliDünya