Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen osteoartrit ve diz kapak arkası ağrıları için tıp dünyası rotasını "hareketli tedavi" ve "biyolojik onarım" yöntemlerine çevirdi. Özellikle ilerleyen yaşla birlikte ortaya çıkan sıvı kayıpları ve kıkırdak aşınmalarına karşı, yabancı uzmanlar ameliyat masasına yatmadan önce uygulanması gereken altın standartları açıkladı.

1. Nöromüsküler Adaptasyon ve Kuvvet Yönetimi

Klinik araştırmalar, diz ağrısının temelinde yatan en büyük sorunun ekleme binen yükün dengesiz dağılımı olduğunu ortaya koydu.

Harvard Tıp Fakültesi'nden Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Howard Luks, diz çevresindeki kasların (quadriceps) sadece güçlendirilmesinin yeterli olmadığını, bu kasların eklemi koruyacak şekilde eğitilmesi gerektiğini savundu.

Dr. Luks, "Diz bir kurban, kalça ve ayak bileği ise suçludur" diyerek, ağrıyı dindirmek için tüm alt ekstremite kinetik zincirinin rehabilite edilmesinin şart olduğunu belirtti.

2. Visko-Süplementasyon ve Hyaluronik Asit Takviyesi

Dizdeki sürtünmeyi azaltmak için kullanılan sıvı enjeksiyonları, son yıllarda geliştirilen çapraz bağlı moleküler yapılar sayesinde daha kalıcı hale geldi.

Mayo Clinic bünyesinde çalışmalarını sürdüren Ortopedi Uzmanı Dr. Mary I. O'Connor, eklem içine yapılan hyaluronik asit enjeksiyonlarının sadece bir yağlama etkisi yapmadığını, aynı zamanda vücudun kendi onarım mekanizmalarını tetiklediğini vurguladı.

Dr. O'Connor, bu yöntemin özellikle başlangıç ve orta seviye kireçlenmelerde hastanın yaşam kalitesini %70 oranında artırdığını bildirdi.

BİLİMSEL VERİLER NE DİYOR?

Annals of Internal Medicine dergisinde yayımlanan geniş kapsamlı bir meta-analiz, düşük yoğunluklu direnç egzersizlerinin ağrı kesici ilaçlar kadar etkili olduğunu, ancak yan etkisinin bulunmadığını gözler önüne serdi.

Araştırmacılar, haftada üç gün yapılan kontrollü yüklemelerin, diz içindeki sinovyal sıvının sirkülasyonunu hızlandırarak kıkırdak beslenmesini sağladığını kaydetti.