YENİÇAĞ - Fatih ERBOZ / Özel Haber
Suriye’de yaşanan son gelişmelerin ardından “ABD’nin yıllardır Orta Doğu’da uyguladığı Kürt politikası değişiyor mu” sorusu tartışmaya açıldı. Dış Politika analisti ve stratejist Aydın Sezer, ABD’nin Orta Doğu’daki Kürt politikasının İsrail’in güvenliği ekseninde değiştiğini aynı zamanda da bu doğrultu da yeni bir inşa süreci yaşadığının görüldüğünü kaydetti. Sezer, “İsrail’in güvenliği odaklı olarak ABD’nin Kürt politikasının yeniden şekillendiği görülüyor. Bunun da en somut saha örneği Suriye. 7 Ekim 2023 saldırılarından bu yana ise ABD’nin genel olarak Orta Doğu politikalarını bu kapsamda belirlediğini söyleyebiliriz” dedi.
ABD’nin İsrail’in güvenliği kapsamında Orta Doğu’daki politikalarını son dönemde nasıl şekillendirdiğini anlatan Sezer, şunları söyledi:
“ABD, İsrail’in güvenliği noktasında son dönemde Kürt politikasını bölgede hem değiştiriyor, hem de yeniden inşa ediyor. Bu anlamda son dönemde verilecek en somut örnek Suriye olacaktır. Suriye sahasındaki tüm gelişmeler İsrail’in güvenliğine göre şekilleniyor. Burada elbette Gazze içinde aynı örneği vermek mümkün olacaktır. ABD, İsrail’in güvenliği kapsamında politikalar belirlerken İsrail yayılmacılığının da önünü açıyor. 7 Ekim 2023 saldırılarının ardından ABD İsrail’e tam destek verdiğini de gösterdi.”
ABD’nin İsrail’in güvenliği kapsamında İran’ı vurduğunu da hatırlatan Sezer, “ABD bu kapsamda İran’ı vurdu, Yemen’i vurdu, Suriye’de belli bir bölgeyi İsrail’in kontrol etmesine de adeta göz yumdu. Lübnan saldırılarında aynı şekilde İsrail’e olan desteğini gizlemedi. Gazze konusunda da benzer tutum sergiledi. PKK-YPG terör örgütüne yönelik politikalarını da bu politikadan ayrı tutamayız. İsrail’in güvenliği için ne gerekiyorsa yapıyor sahada” dedi.
ABD, Orta Doğu’da İsrail’in güvenliğine yönelik politika belirleyip uygularken Türkiye’yi sağlam müttefik olarak belirlediğini anlatan Sezer, “Türkiye ile İsrail’i uzlaştırmak istiyor. Ayrıca Rusya ile Türkiye ilişkilerini son dönemde dikkate alırsak ABD’nin bu noktada Türkiye’yi yanına çektiğini de söyleyebiliriz. İsrail ile Türkiye arasındaki ilişkilerin düzelmesi için son dönemde Türkiye’nin isteklerini de göz ardı etmeyen ABD, Türkiye’nin Suriye’deki ve genel olarak bölgedeki hassasiyetlerini göz ardı etmiyor. Bu politikalarda İsrail’in güvenliğinin tam anlamıyla sağlanmasına yönelik politikalar” diye konuştu.
ABD’nin İsrail’in güvenliği kapsamında dikkat çeken bir diğer politikasının ise Şara yönetimindeki Suriye’yi İbrahimi antlaşmalara bir anlamda entegre etmek olduğunu dile getiren Sezer, şunları ifade etti:
“ABD bir yandan Körfez ülkelerini yanına çekerken, Suudi Arabistan’ı da ihmal etmiyor. Şara yönetimindeki Suriye’yi İbrahimi antlaşmalara entegre etme anlayışında. Bunların yanı sıra Gazze için oluşturulan Barış Kurulu’na Türkiye’yi de alarak Hamas’ın etkisiz hale getirilmesini hedefliyor. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İsrail Başbakanı Netanyahu’yu yan yana getirmek istiyor. Tüm bunlara bir bütün olarak baktığımızda asıl amaç İsrail’in güvenliği. Diğer bütün bölge politikalarını bu temel politikaya eklemliyor.”