Ramazan Bayramı’nın oluşturduğu ikram kültürü, sağlık açısından riskler barındırabilir. Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü, su böreği ve şerbetli tatlıların kan şekerinde dalgalanmalara neden olabileceği uyarısında bulundu. Diyetisyen Melike Karataş, misafir ağırlarken ağır tatlılar yerine sebze ağırlıklı salatalar ve ayran tercih edilmesini önerdi; çayın suyun yerine geçemeyeceğini vurguladı.
Bayram ziyaretlerinde kurulan zengin sofraların özellikle kronik rahatsızlığı bulunan bireyler ve ileri yaştakiler için risk oluşturduğuna dikkat çekildi. Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü’nde görev yapan Diyetisyen Melike Karataş, bölgenin mutfak geleneğinde yer alan karbonhidrat ve şeker oranı yüksek yiyeceklerin gün boyunca tekrar eden tüketiminin vücutta şeker dengesini bozabileceğini belirtti. Karataş, her ziyarette benzer gıdaların tüketilmesinin diyabet ve hipertansiyon hastaları için ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan bilgilendirmede, bayram ikramlarının gün içinde kan şekeri seviyesini yükseltebileceği uyarısı yer aldı. Paylaşımda, geleneksel ikramların içinde yer alan şekerli ve hamur işi ürünlerin sık tüketilmesinin sağlık açısından dikkatle ele alınması gerektiği bildirildi.

Diyetisyen Karataş, bayram kültüründe misafire şeker, çikolata ve su böreği, baklava gibi yüksek kalorili yiyeceklerin sunulmasının yaygın olduğunu, ancak bu durumun gün içinde tekrarlandığında kan şekeri seviyesini sürekli yüksek tutabileceğini aktardı. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve diyabet ile hipertansiyon hastalarının bu süreçten daha fazla etkilenebileceğini belirten Karataş, ikramlarda şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıların tercih edilmesi, porsiyonların küçültülmesi, kabak tarator, yoğurtlu kereviz ve pancar salatası gibi seçeneklerin eklenmesi gerektiğini söyledi. İçecek olarak ise şekerli içecekler yerine ayran, şekersiz çay ve şekersiz Türk kahvesinin tercih edilmesi önerildi.
Su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Karataş, bölgede çay tüketiminin suyun önüne geçebildiğini, bu alışkanlığın bayramda da sürdüğünü ifade etti. Günlük 6–8 bardak açık ve az demli çayın sağlıklı bireylerde faydalı olabileceğini ancak fazla tüketiminin ya da suyun yerine geçmesinin risk oluşturduğunu belirtti. Yetersiz su tüketiminin vücutta susuzluğa ve sindirim sisteminin yavaşlamasına neden olabileceğini kaydederek günlük en az 2–2,5 litre su içilmesi gerektiğini vurguladı.
Bayram döneminde değişen beslenme düzeninin sindirim sorunlarına yol açabileceğini belirten Karataş, hareketin artırılmasının önemine işaret etti. Ziyaretlerin yürüyüşle birleştirilmesinin günlük aktiviteyi artıracağını, ayrıca 30 dakikalık yürüyüşlerin sindirime katkı sağlayacağını ifade etti. Sağlıklı ve dengeli beslenmenin yaşamın her döneminde önemli olduğunu, özel günlerde ise bu dengenin daha da kritik hale geldiğini dile getirdi.
Ev sahiplerine yönelik önerilerde bulunan Karataş, şerbetli tatlılar yerine daha hafif sütlü alternatiflerin hazırlanmasını, ikramlara sebze ve yoğurt bazlı salataların eklenmesini tavsiye etti.