Sosyal Politika Uzmanı Aziz Çelik, Birgün YouTube kanalında katıldığı yayında Türkiye’deki sosyal güvenlik sistemi, emekli maaşları, sağlık sistemindeki kesintiler ve açıklanan Orta Vadeli Program (OVP) üzerine çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Aziz Çelik iktidarın emeklilerden gizlediği bilgiyi açıkladı
Sosyal Politika Uzmanı Aziz Çelik, SGK'nın emekli maaş istatistiklerini bilinçli olarak kamuoyundan sakladığını belirtti. İktidarın olası bir toplumsal tepkiden çekindiğini vurguladı.
Kaynak: Diğer
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) şeffaf yönetilmediğini ve emekli maaş skalasının kamuoyundan bilinçli olarak saklandığını belirten Çelik, iktidarın sağlıkta "kuyrukları bitirdik" söyleminin de gerçeği yansıtmadığını; geçmişin fiziki kuyruklarının yerini "dijital kuyrukların" aldığını vurguladı.
Türkiye'de SGK bilançolarının ve bütçe harcamalarının makro düzeyde izlenebildiğini ancak detaylarda büyük bir şeffaflık sorunu yaşandığını belirten Çelik, emekli maaşlarının dağılımına ilişkin verilerin devlet tarafından gizlendiğini söyledi.
Çelik, süreci şu sözlerle anlattı:
"Türkiye'de emeklilerin ne kadarının asgari ücretin altında, ne kadarının üstünde veya ne kadarının 50 bin lira aldığını bilmiyoruz. Bilgi Edinme Kanunu yoluyla SGK’dan bu verileri istedim, vermediler. Dava açtım, sadece dava tarihindeki en düşük emekli aylığını bildirdiler. Bu bilgileri saklıyorlar çünkü şu anda yaklaşık 23 bin 500 lira civarında aylık alanların sayısının 5 milyonu geçtiği gayriresmî olarak biliniyor. Bu tablonun açıklanması, Türkiye'de emekli aylıklarının dibe doğru eşitlendiğini gösterecek. Tepkiden korktukları için bu veriyi gizliyorlar."
Geçmiş yıllarda sosyal güvenlik sisteminin "kara delik" olarak adlandırıldığını hatırlatan Çelik, 2008 yılında devletin toplanan primlere oranla sisteme düzenli katkı yapması kuralının getirildiğini belirtti.
Ancak günümüzde bu katkının son derece yetersiz olduğuna dikkat çeken Çelik, "Şu anda sosyal güvenliğe yapılan hazine katkısı devede kulaktır; 7 aylık ortalamaya göre yalnızca yüzde 8,5 seviyesinde. Eğer bu katkı payı yüzde 15-18 bandına çıkarılırsa, hem emekli aylıklarında hem de sağlık hizmetlerinde ciddi bir iyileşme sağlanır" dedi.
İktidarın sağlık sistemine yönelik övgülerini de eleştiren Çelik, sistemin giderek paralı ve ticari bir hâl aldığını savundu. Geçmiş yıllardaki hastane kuyruklarının bugün şekil değiştirdiğini belirten Çelik, şu ifadeleri kullandı:
"Hastaneye gidip beş kuruş ödemeden çıkıyorsunuz deniliyor ama gerçek böyle değil. İlaç alırken de muayene olurken de katkı payı ödeniyor. Zaten 23 bin lira gibi düşük bir maaş alan emeklinin aylığından her ay ilaç ve muayene parası kesiliyor.
Geçmişin fiziki insan kuyruğu, bugün bilgisayar ve telefon ekranlarında sanal ve dijital kuyruklara dönüştü. İnsanlar Merkezi Hekim Randevu Sistemi'nden (MHRS) randevu düşürebilmek için sabah saat 10.00'u bekliyor. Randevu alsanız bile aynı hekime tekrar gitmekte büyük zorluklar yaşanıyor."
Açıklanan Orta Vadeli Program’ı (OVP) neoliberal politikaların bir dayatması olarak nitelendiren Çelik, programda halkın refahına, gelir dağılımına ve ücret seviyelerine dair hiçbir somut hedefin veya ölçülebilir göstergenin (çıpa) bulunmadığını vurguladı.
Eski kalkınma planlarında sendikalaşma ve gelir bölüşümü gibi sosyal verilerin yer aldığını hatırlatan Çelik, yeni OVP'nin sadece finansal hedeflere odaklandığını belirterek, "Mali sürdürülebilirlik diyerek vatandaşa 'Size beş kuruş fazla veremeyiz' demeye getiriyorlar. Sosyal güvenliğe ilişkin düzenlemeler sosyal bir hak olarak değil, 'tasarruflar' başlığı altında finansal bir mesele olarak ele alınıyor. Bireysel Emeklilik Sistemi'ni (BES) yaygınlaştırma çabası da bunun en net örneğidir" değerlendirmesinde bulundu.