Uzmanlar, aşırı sıcakların 65 yaş ve üzerindeki kişilerde sıvı kaybı, sıcak çarpması ve kronik hastalıkların ağırlaşması riskini artırdığına vurgu yaptı. Yaşlıların susamayı beklemeden su tüketmesi, sıcak saatlerde dışarı çıkmaması ve ilaçlarını doktor önerisi olmadan değiştirmemesi istendi.
Aşırı sıcaklarda en büyük tehlike sessizce başlıyor: Uzman isim tek tek anlattı
İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Cemile Özsürekçi, aşırı sıcaklarda sıvı kaybının özellikle 65 yaş ve üstü bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine işaret etti. Özsürekçi, susamayı beklemeden gün içinde en az 2-2,5 litre su tüketilmesi gerektiğini söyledi.
Kaynak: DHA
İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Cemile Özsürekçi, aşırı sıcakların özellikle 65 yaş ve üzerindeki bireylerde sıvı kaybı, sıcak çarpması ve kronik hastalıkların kötüleşmesi gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyleyerek, "Susamayı beklemeden gün içinde en az 2-2,5 litre su tüketiniz. 11.00-16.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayınız" diye konuştu.
Doç. Dr. Cemile Özsürekçi, aşırı sıcak havaların özellikle 65 yaş ve üzerindeki bireylerde sıvı kaybı, sıcak çarpması ve kronik hastalıkların kötüleşmesi gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, yaşlıların susamayı beklemeden yeterli miktarda su tüketmesi gerektiğini ifade etti.
Doç. Dr. Özsürekçi, "İlerleyen yaşla birlikte vücut sıcaklığa uyum sağlama kapasitesi azalmaktadır. Terleme mekanizması yavaşlar ve susuzluk hissi zayıflar. Yaşlı bireylerde fark edilmeyen sıvı kayıpları hayati risk oluşturabilir. Yaz aylarında alınacak basit önlemlerle sıcak havanın olumsuz etkilerinden korunmak mümkündür" şeklinde konuştu.
Doç. Dr. Özsürekçi, güneş ışınlarının etkisinin en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmaması gerektiğini söyleyerek şunları dile getirdi:
"Yürüyüş, alışveriş ve bahçe işleri gibi aktiviteler sabah erken saatlere veya akşam serinliğine planlanmalıdır. Ev ortamı da serin tutulmalıdır. Günün en sıcak saatlerinde pencere ve perdeler kapalı tutulmalı, akşam saatlerinde ise karşılıklı pencereler açılarak evin havalandırılmasını gerekir. Ayrıca gerektiğinde ılık duş alınmalıdır. Sıcak havalarda vücudun sıvı dengesini korunmak büyük önem taşımaktadır. Hekiminiz tarafından aksine bir kısıtlama getirilmediyse su içmek için kesinlikle susamayı beklemeyiniz. Vücudunuz sinyal vermese bile gün içinde en az 2-2,5 litre su tüketiniz. Ancak kalp veya böbrek yetmezliği nedeniyle doktorunuz sıvı kısıtlaması önerdiyse bu tavsiyeye mutlaka uyunuz. Çay, kahve, asitli ve alkollü içecekler sıvı kaybını artırabilir. Bunların yerine ayran, cacık veya taze sıkılmış meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir."
Kronik hastalığı bulunan yaşlıların kullandıkları ilaçlar konusunda dikkatli olmaları gerektiğini belirten Doç. Dr. Özsürekçi, şöyle konuştu:
"Tansiyon, kalp, diyabet, idrar söktürücü ve psikiyatrik ilaçlar vücudun ısı dengesini etkileyebilir. Yaz aylarında tansiyon ve kan şekeri ölçümleri daha sık yapılmalıdır. Halsizlik veya tansiyon düşüklüğü gerekçesiyle hekim önerisi olmadan ilaç dozlarında değişiklik yapılmaması gerekmektedir. Yüksek vücut ısısı, terlemenin durması, şiddetli baş ağrısı, nabzın hızlanması, kafa karışıklığı ve bilinç bulanıklığı sıcak çarpmasının belirtileri arasında yer alır.
Sıcak çarpması şüphesi bulunan kişinin vakit kaybetmeden serin bir ortama alınması, sıkı giysilerinin gevşetilmesi ve boyun, koltuk altı ile kasık bölgelerine nemli bez uygulanması gerekir. Bilinci kapalı kişilere ağızdan su veya yiyecek verilmemelidir. Sıcak çarpması şüphesi bulunan durumlarda zaman kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nden tıbbi yardım istenmelidir."