Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesi, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından açılan bir davada uygulama konusu olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, hırsızlık suçunda, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan da ayrıca ceza verilmesine imkan tanıyan ve hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali suçunun işlenmesi halinde bu suçun soruşturma ve kovuşturmasında şikayet aranmayacağını öngören ibarelerinin iptalini istedi.
'YÜKSEK MAHKEME REDDETTİ'
Başvuru dilekçesinde, bina veya eklentilerine girilmeksizin bu alanlarda muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunun işlenemeyeceği, buna karşılık işlenen nitelikli hırsızlık suçu nedeniyle verilecek cezanın artırılmasının yanı sıra itiraz konusu kuralla konut dokunulmazlığının ihlali suçundan da ayrıca ceza verilmesine imkan tanındığı, aynı eylem nedeniyle ikinci bir suçun oluşturulduğu ileri sürüldü. Yüksek Mahkeme, Çorum Asliye Ceza Mahkemesi'nin başvurusunu reddetti.
'ŞİKAYETE GEREK OLMAKSIZIN...'
Anayasa Mahkemesi'nin Resmi Gazete'de yayımlanan gerekçesinde, kanun koyucunun suçun niteliğini, işleniş şeklini, mağdurda oluşan zararı ve korunan hukuki menfaati gözeterek hırsızlık suçunun işlenmesi sırasında konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturan eylemlerin şikayete tabi olmaksızın ayrıca cezalandırılması amacıyla kuralı ihdas ettiğinin anlaşıldığı belirtildi.
'CAYDIRICI ETKİ YARATIR'
İtiraz konusu kuralla, hırsızlık yapmak amacıyla işlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçuna şikayet aranmaksızın ayrıca ceza verilmesinin öngörüldüğü hatırlatılan gerekçede, şu tespitler yapıldı:
"Kurala konu eylemlerin yaptırıma bağlanmasının suç teşkil eden bu eylemlerin işlenmesi bakımından caydırıcı etki yaratacağı açıktır. Bu itibarla kuralın anılan amaca ulaşma bakımından elverişli ve gerekli olmadığı söylenemez. Suçun temel şeklinden farklı olarak kastın hırsızlık suçunun işlenmesi amacına özgülendiği hâllerde konut dokunulmazlığının ihlali suçunun şikâyete bağlı olmaksızın soruşturulması ve kovuşturulmasına imkân tanınmasında hukuk devleti ilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Başvuru kararında, bina veya eklentilerine girilmeden bu alanlarda muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunun işlenemeyeceği, bu suretle işlenen nitelikli hırsızlık suçu nedeniyle verilecek cezanın artırılmasının yanı sıra kuralla aynı eylem nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlali suçundan da ikinci kez ceza verilmesine imkân tanındığı ileri sürülmüştür.
Hırsızlık suçunun işlenebilmesi için her durumda konut dokunulmazlığının ihlal edilmesi zorunlu değildir. Bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkındaki hırsızlık suçu bileşik suçun bir örneğini oluşturmaz. Bu itibarla bina veya eklenti içinde muhafaza edilmiş eşya hakkında hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturan eylemlerde bulunulması hâlinde iki suçtan ayrı ayrı ceza öngörülmesiyle aynı fiilden dolayı yeniden bir ceza yargılaması sürecinin işletilmesi söz konusu değildir. Dolayısıyla kuralın aynı fiilden dolayı birden fazla yargılanmama veya cezalandırılmama ilkesine aykırı bir yönü de bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar vermiştir."