İsrailli bir gazeteci, ABD Başkanı Trump'a “Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan İsrail’i tehdit etmeyi sürdürüyor. Sizce İsrail ile Türkiye arasında bir çatışma çıkma ihtimali var mı? Ayrıca Türkiye’ye F-35 satacak mısınız?” diye sordu.

Trump, şu cevabı verdi:

“Erdoğan benim çok iyi bir dostum ve birlikte çok iyi çalıştık. Kendisini çok severim. Bunu söylememem gerekiyor çünkü basın hemen ‘Erdoğan’ı seviyor’ diyecek. Ama o olağanüstü bir lider ve güçlü bir insan, çok güçlü bir insan.

Böyle bir şey duymadım. Eğer duysaydım onu arardım ve her şeyin yolunda olduğundan emin olurdum. Türkiye ile böyle bir şeyin yaşanacağını sanmıyorum; en azından ben başkanken olmaz. Çünkü o bana saygı duyuyor, ben de ona saygı duyuyorum. Bunun ötesinde, aramızda iyi bir dostluk var."

***

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve ABD Başkanı’nın Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack da Antalya Diplomasi Forumu’nda “Türkiye ile İsrail arasındaki gerilim söylemden ibarettir” demişti.

Yani bu konuyu bir de Trump’a sormaya gerek yoktu.

Barrack açıkça, “Siz söylemlere, karşılıklı suçlamalara, tehditlere bakmayın, iki ülke arasında bir savaş çıkmaz, Bunlar, danışıklı dövüştür ve kamuoylarını aldatmaya dönüktür. Ayinesi iştir kişinin lafa bakmayın” demiş oluyordu

Yakın tarihte meydana gelen “one minute” tiyatrosu da söylemden ibaretti, gerçekte Türkiye-İsrail ilişkileri hiç bozulmadan devam ediyordu ama herkes, bu durumu bilmiyormuş gibi davranıyordu.

***

Oded Yinon 1982'de yazdığı makalede şöyle diyordu:

"Bu plan tüm bölgenin küçük eyaletlere/bölgelere bölünmesi ve mevcut tüm Arap bölgelerinin yok edilmesidir. Bu İsrail stratejik düşüncesinin temelidir. Örnek vermek gerekirse, Ha'aretz'in askeri muhabiri Ze'ev Schiff, 6 Şubat 1982 tarihli yazısında Irak'ta İsrail için olabilecek en iyi şeyin, Irak'ın Şii, Sünni ve Kürt devletleri olarak ayrılması olacağını yazmıştır. Aslında planın bu yüzü oldukça eskidir."

Planda Suriye ile ilgili tasarım da şöyleydi:

"Lübnan'ın beş bölgeye bölünmesi Mısır, Suriye ve Irak da dahil olmak üzere tüm Arap dünyası için bir başlangıçtır ve aslında Arap yarımadası şimdiden bu yolda ilerlemektedir. Suriye ve daha sonra Irak'ın feshi ve Lübnan'da olduğu gibi etnik ve dini bölgelere ayrılması İsrail'in uzun vadede Doğu cephesindeki bir numaralı hedefidir ve bunun için kısa vadede 'bu devletlerin askeri gücünün feshi' ana hedeftir.

Suriye etnik ve dini yapısına istinaden tıpkı bugün Lübnan'da olduğu gibi birkaç eyalete bölünecek ve kıyıda Şii-Alevi bir eyalet, Halep bölgesinde Sünni bir eyalet, Şam'da Kuzey komşusuna düşman olan bir diğer Sünni eyalet olacak ve Dürziler de belki bize ait olan Golan'da, mutlaka Havran'da Kuzey Ürdün'de başka eyaletler kuracaklardır."

***

Irak bölündü, Suriye plandaki gibi bölünmedi ama Beşşar Esad ülkeyi terk ettiği andan itibaren üç gün içinde İsrail, Suriye’nin bütün askeri üslerini yok etti.

Sahi bu kimin sayesinde oldu? Trump, Netanyahu’yu kastederek, “Bibi’ye ‘Eğer Türkiye’yle bir sorunun varsa, bunu çözerim’ dedim. Geçenlerde Erdoğan’a dedim ki; ‘Tebrikler. 2000 yıldır kimsenin başaramadığını yaptın, Suriye’yi aldın’ dedim. Farklı adlarla olsa da, aynı şey... O da ‘yok yok, ben yapmadım’ dedi. ‘Sen yaptın ama bu sorun değil’ dedim. ‘Evet, belki bir yönüyle biz yaptık’ dedi.” diyerek bunu da resmen açıklamıştı.

2000 yıl önce, Suriye, Roma devletinin kontrolündeydi. Aradaki dönemde ise Suriye, Arap ve Türk kontrolündeydi.

***

Sahi, 2000 yıl sonra Suriye’yi İsrail’in kontrolüne veren süreç nasıl başlatıldı?

AKP iktidarı 2008 yılında, Türkiye-Suriye sınırının mayınlardan temizlenme işini bir İsrail firmasına vermek istemiş, hatta mayınlı arazi şeridinin İsrailli bir firmaya 49 yıllığına devredilmesi için söz vermişti ve bunun için kanun çıkarmıştı. CHP, kanunu iptal ettirerek, bu skandalı önlemişti. Bunun üzerine AKP iktidarı, Suriye rejimini yıkmak için, eğit-donat projesiyle birlikte Özgür Suriye Ordusu’nu kurdu ama ülke yönetimini bunlara değil, Amerikan-İsrail destekli bir avuç teröriste, HTŞ terör örgütüne teslim etti.

Yani AKP iktidarı, Suriye’de büyük ölçüde İsrail’in Yinon planını uyguladı. Durum böyleyken bir İsrail-Türkiye çatışması neden çıksın?