Girne Amerikan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Poyraz Gürson, ABD’nin Hürmüz Boğazı’na uzun zamandır yığınak yaptığını ifade ederek, “Buna rağmen İran’da karaya çıkacaklarını sanmıyorum. Daha önce Küba’da yaptıkları gibi deniz ablukası uygulayacaklardır. Öte yandan dikkat edilmesi gereken nokta Çin ile Tayvan arasındaki yakınlaşma. Tayvan karşılığında Hürmüz Boğazı sorununun ABD Başkanı Trump’ın istediği gibi sonuçlanması söz konusu olabilir” dedi.
ABD Başkanı Trump’ın İran’a yönelik olarak bir kara operasyonunu içinden geçtiğimiz süreçte düşünmeyeceğini kaydeden Poyraz Gürson, şunları söyledi: “ ABD’nin istediği Hürmüz Boğazının açık tutulması. Şu aşamada başka bir hedefi olduğunu düşünmüyorum. Daha önce Küba’ya uyguladığı deniz ablukasına benzer bir abluka uygulayarak Hürmüz boğazını açık tutmak isteyecektir. Elbette öteden beri bunca yığınak yapması insanların aklına ister istemez ilk olarak kara operasyonunu getiriyor ama bunun için hemen hareket etmesinin bir amacı yok. Topçu tugayını ve deniz piyadelerini de bölgeye getirmeye başlaması bir kara operasyonu işareti olarak görülecektir ama öncelikle hedef Hürmüz boğazının açık tutulmasıdır.”
ABD’nin yaptığı operasyonların belli bir amacının olduğunun görüldüğünü anlatan Gürson, “Bugüne kadar özellikle İran’da başkent Tahran’a giden yolları vurdular Tahran ile ülkenin büyük bir kısmının bağlantısını kesmek istedikleri ortada. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nın yakınlarındaki küçük adalar operasyon yaparak bölgeyi kontrol etmek istiyorlar. Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman ile Hürmüz boğazını kontrol etmek amacındalar” dedi
ABD’nin bir başka hedefi olan rejim değişikliğine ilişkin olarak da mesafe aldığına dikkat çeken Poyraz Gürson, “ABD savaşı uzattıkça aslında rejimi de değiştirip, dönüştürüyor. Bu anlamda baktığınız zaman savaşın başladığı ilk günden bu yana isimler başta olmak üzere rejimde önemli bir değişiklik yapmayı başardı ABD. ABD’nin bundan sonra atacağı adım İran’ı daha önce yaptığı gibi karıştırmaya devam etmek olacaktır. Bunun için adımlar atacaktır. ABD acele etmeden rejimi dönüştürme yolunda adımlar armaya devam edecektir. Bu aşamadan sonra ise rejimi istediğimiz noktaya getirdik diyecekler ve zafer ilan edecekler” diye konuştu.
İran’ın en büyük destekçisi olan Çin’in de uluslar arası politikada attığı adımları dikkat çekici olduğunu vurgulayan Poyraz Gürson, “Tayvan yönetiminin geçtiğimiz günlerde Çin’e yaptığı ziyaret dünya konjonktürü açısından ele alındığında büyük bir önem taşıyor. Çin, bugüne kadar sessiz kalmasına rağmen İran’ın en büyük destekçisiydi. Son gelişmeler gösteriyor ki, ABD ile İran arasında sessiz bir diplomasi var. Hürmüz Boğazı’nın açılması ve Tayvan’ın Çin’e katılması eş güdümlü olarak hayata geçebilir. İçinden geçtiğimiz süreçte büyük resimde en çok buna dikkat edilesi gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.