Ekonomi Yönetimi, mali disiplin dedi... Bütçede popülist harcamalara gücü yetmeyince bu defa tüm vergileri artırdı.
Vergiler özel yatırımları ve özel sektörün finansmanını sınırlayan araçlardır.
Vergiler bir yandan özel sektörün faaliyetlerini sınırlasa da öte yandan eğer hükümetler vergi gelirini doğru kullanırsa özel sektör için alt yapı yatırımlarının yapılması, ekonomik istikrarın ve hukuki düzenin sağlanması, yine özel sektörün daha rahat çalışabileceği bir ortamın yaratılmasında olumlu etkileri vardır.
Ama turizmde Türkiye’de sistem çalışmıyor çünkü altyapı yatırımlarının bütçe içindeki payı çok düşük yüzde 6 dolayındadır.
Genel olarak vergi özel kesim için bir maliyet unsurudur. Optimal vergi yükünü tayin eden nokta ise vergiden dolayı özel kesimin katlandığı marjinal maliyetin kamu kesiminde neden olduğu marjinal sosyal faydaya eşit olduğu noktadır.
Maliye sıkıştıkça vergiye yüklendiği için Türkiye’de verginin bozucu etkileri daha fazla oldu.
Gelişmekte olan ülkelerde optimal vergileme için dikkate alınması gereken hususlar şunlar olmalıdır;
- Ekonomide kaynak dağılımında etkinlik,
- Vergi toplama maliyetlerinin en düşük seviyede olması,
- Gelir dağılımını bozmayacak bir vergi sistemi,
- Kalkınmayı ve toplumsal refah artışını destekleyen vergi sistemi,
Optimal vergi politikasını her ülkenin kaynaklarına, gelişmişlik seviyesine, tasarruf ihtiyacına, dış ticaret dengesine ve büyüme ve kalkınma hedeflerine göre bileşen bir formül içinde oluşturmak gerekir.
Vergi kapasitesi veya vergi potansiyeli vergi hasılatının maksimum düzeyde olabileceği sınırı gösterir. Bu sınırın geçilmesi halinde vergilemenin aşırı yükü ortaya çıkar. Aşırı vergi yükünün ekonomik ve sosyal anlamda bozucu etkileri vardır.
Vergiler iktisadi ajanların, üreticinin ve tüketicinin piyasada tercihlerini etkiler. Eğer yeni bir verginin veya bir vergide yüksek artışların iktisadi ajanların piyasada tercihlerini değiştirmesi ile ortaya çıkan fayda kaybı devletin kamu harcamaları yoluyla sağlayacağı faydadan daha büyük ise aşırı vergi yükü var demektir.
Fertler ve işletmeler açısından vergiler tüketim – tasarruf tercihlerini değiştirebilir. Vergiler özel tasarruf kaybına da neden olur. Bu yolla oluşan tasarruf kaybı toplum için bir maliyettir. Buna karşılık, kamu yatırımları yoluyla sermaye birikimi oluşur. Bu da sosyal fayda yaratır.
Bireylerin mal ve hizmet tercihleri değişirse ve bu nedenle bazı sektörlerde üretimin düşmesine neden olursa âtıl kapasite ve ölü yatırımlar ortaya çıkar ve toplum açısından bir maliyet oluşur.
Bir vergide aşırı vergi yükünün etkileri arz ve talep elastikiyetine göre farklı olabilir.
Aşırı vergi yükü sonuçta toplumda refah kaybına neden olur.
Mikro anlamda ise, vergilerle üretici ve tüketici gelirinde azalma devlete giden paydan daha yüksek bir refah kaybına neden oluyorsa üretici ve tüketicinin katlanmak zorunda olduğu bu yük de vergide aşırı yükü gösterir.
Aşırı vergi yükünün bozucu etkileri; vergiden kaçınma, vergi kaçırma, yatırımların azalması, yoksullaşma ve sosyal tepkiler şeklinde ortaya çıkar. Başka bir ifade ile vergi kapasitesi sınırının aşılması kamu harcamaları ile telafi edilmesi mümkün olmaz.
Yüzde yüz olmamakla birlikte prensip olarak, tanım gereği dolaylı vergiler tüketimin kısılması ile dolaysız vergiler ise tasarruftan ödenir.
Dolaylı vergiler mal ve hizmet fiyatlarını artırır. Eğer fiyatı artan malın talep elastikiyeti yüksek ise talep azalır ve satışlar düşer. Bu durumda ekonomik olarak verginin aşırı yükü var demektir.
Umarım Maliye yetkilileri bu sorunları dikkate alır.