Wall Street'in önde gelen yatırım devlerinden Jefferies, altın piyasasındaki fiyatlama modelini tamamen değiştirdi.
Ünlü ABD'li banka Jefferies altın fiyatları için rakamlar verdi
Wall Street devi Jefferies, altın piyasasındaki geleneksel hesaplamaları çöpe atan yeni bir model geliştirdi. Dolar ve faiz yerine merkez bankalarının alımları ile ABD bütçe açığını merkeze alan analize göre üç rakam ortaya çıkıyor.
Geleneksel faiz ve dolar baskısını rafa kaldıran yeni analize göre, merkez bankalarının alımları ve ABD'nin bütçe açığı ons altını yıl sonunda 4 bin 650 dolara taşıyacak. Kuruma göre fiyatları 5 bin doların üzerine fırlatacak üç kritik senaryo da masada.
Geleneksel olarak reel faiz oranları ve ABD doları endeksi üzerinden okunan altın fiyatları, Jefferies'in geliştirdiği yeni kantitatif (sayısal) modelle farklı bir boyutta ele alınıyor.
Kurum, altının son dönemde bu klasik göstergelerle bağının zayıfladığına dikkat çekerek odak noktasına ABD'nin mali bütçe açıklarını ve merkez bankalarının rezerv politikalarını yerleştirdi.
Yeni analiz, merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirmek amacıyla altına yönelmesinin fiyatları destekleyen en temel unsur olduğunu vurguluyor. Küresel rezervlerde doların payının azalması ve altının 2024 başından bu yana gösterdiği performans, bu eğilimi doğruluyor.
Yeni fiyatlama modeli, spot fiyatlar üzerinden yaklaşık yüzde 5'lik bir yükseliş potansiyeline işaret ederek ons altının yıl sonuna kadar 4 bin 650 dolara ulaşabileceğini öngörüyor.
Kurum ayrıca daha önce açıkladığı beklentilerini de koruyarak şu hedefleri teyit etti:
2026 ikinci yarı hedefini 4 bin 500 dolar, 2027 ilk yarı hedefini 5 bin dolar olarak belirledi.
Jefferies raporuna göre, altının yapısal dinamikleri gücünü korurken orta vadede riskler yukarı yönlü. Analizde, gerçekleşmesi halinde altının ons fiyatını tek başına 5 bin doların üzerine taşıyabilecek üç "uç senaryo" şöyle sıralandı:
ABD mali açığının, tıpkı pandemi döneminde olduğu gibi gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 14'ü seviyelerine ulaşması. ABD dolarının küresel döviz rezervlerindeki toplam payının yüzde 40'ın altına inmesi. Küresel çapta mevcut altın alım hızının iki katına çıkması.
Analizde, bu güçlü yükseliş trendini bozabilecek tek ve en önemli risk faktörünün merkez bankalarının tavır değiştirmesi olduğu belirtiliyor.
Kurum, beklendiği üzere, merkez bankalarının altın biriktirme eğiliminden vazgeçerek "net satıcı" konumuna geçmesinin fiyatlar üzerinde ciddi ve olumsuz bir etki yaratacağının altını çiziyor.