Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın ardından ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşta da Türkiye’nin öneminin ortaya çıktığını kaydeden Girne Amerikan Üniversitesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Poyraz Gürson, “NATO 2030 yılına kadar yeniden yapılanırken, Türkiye içinde bulunduğu coğrafyanın ticari, siyasi, kültürel anlamda güvenlik merkezi olacağını ifade etti.
Türkiye’nin coğrafi konum olarak dünyadaki özel ve önemli ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Poyraz Gürson, doğu-batı, kuzey-güney ticaret yollarının ve ulaşım hatlarının, enerji yollarının, kültürel geçişlerin merkezinde bulunan Türkiye’nin anahtar bir ülke olduğunu dile getirdi.
Prof. Dr. Gürson, Türkiye’nin Güney Kore’den ABD ve Kanada’ya, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan, Şili’ye, Venezuela’ya, Güney Afrika’dan Somali’ye, Ukrayna’ya, Rusya’ya, Portekiz’e, Finlandiya’ya dünyada birçok ülke ile bağ oluşturduğuna da işaret etti. Türkiye’nin Rusya- Ukrayna savaşındaki tutumunun da önemli olduğunu anlatan Poyraz Gürson, “Türkistan, Balkanlar ve İslam coğrafyasının tarihi bağları, Güney Kore gibi tarihi bağlar, Filipinler ve Nijerya gibi ülkelerle askeri iş birliği, Somali, Etiyopya gibi insani destek ve barış yapma faaliyetleri önemli. Türkiye coğrafi konumun çok daha ötesinde küresel etki sağlayabilen bölgesel bir güce dönüşmüştür” dedi.
Türkiye’nin geniş bir coğrafyada etkin olduğunu da dile getiren Poyraz Gürson, ‘Türkosfer’ kavramının oluştuğunu ifade ederek, “Bu kuşak, KKTC coğrafi konumu ile birlikte Süveyş Kanalı Bab’ül Mendeb ve Somali Mavi Vatan ve Doğu Akdeniz gerçekliğinin yan ısıra Şam-Lefkoşa ve Bingazi’ye çizilecek bir hat ile Anadolu’nun gölgesi Afrika ve Ortadoğu’ya uzanacaktır” diye konuştu.
Son dönemde nükleer tehditlerin ön plana çıktığı bir ortam oluştuğuna da vurgu yapan Poyraz Gürson, “Bir dünya savaşının ayak sesleri duyulurken Türkiye geniş bir coğrafyaya nefes aldıran konumdadır. Daha önce birbirleriyle iletişimde olan ya da olmayan ülkeler bu geniş coğrafyada Türkiye üzerinden sağlıklı ilişkiler geliştirecektir” dedi.