İnşaatın temel kazıları sırasında ortaya çıkan 22 metre çevre uzunluğuna ve 6 metre yüksekliğe sahip dev kütle, başlangıçta mühendisler için bir "engel" olarak görüldü. İlk plan kayayı dinamitlerle patlatıp alanı temizlemek olsa da, çevre sakinlerinin kararlı duruşu ve jeologların müdahalesi bu kararı durdurdu.
Estonya’da yerel basında yer alan habere göre; yapılan incelemeler, bu dev kütlenin yaklaşık 10 bin yıl önce, son buzul çağının çekilmesiyle buraya sürüklenen nadir bir "erratik blok" (buzultaş) olduğunu kanıtladı.

MARKETİN ORTASINDA BİR JEOLOJİK MİRAS
Yatırımcı firma, inşaat maliyetleri ve projenin ilerlemiş olması nedeniyle rotayı değiştirmek yerine yaratıcı bir çözüme imza attı: Market, kayanın etrafına inşa edildi. Bugün Viimsi Alışveriş Merkezi’ne giren ziyaretçiler, manav reyonu ile rafların arasında yükselen bu gri devle karşılaşıyor.
Erratik bloklar, buzulların binlerce kilometre taşıyıp erirken bıraktığı "gezgin" kayalardır. Estonya'daki bu kaya, korunma statüsü sayesinde yok olmaktan kurtuldu.
ON YILLIK SEMBOL: HEM MÜZE HEM MEYDAN
Açıldığı ilk dönemde mimari bir "uyumsuzluk" olarak eleştirilen bu dev kaya, on yıl içinde kasabanın en büyük gurur kaynağına dönüştü. Günümüzde sadece bir jeolojik kalıntı değil.
Yerel sanatçıların eserlerini sergilediği bir platform, turistlerin uğrak noktası olan bir fotoğraf alanı, doğa ile modern yaşamın uzlaşmasının sembolü olarak kullanılıyor.
Buzul çağının bu sessiz tanığı, Estonya’nın en çok ilgi çeken altyapı detaylarından biri olarak marketin tam kalbinde "nöbet tutmaya" devam ediyor.