Milliyet yazarı Özay Şendir, İsrail’in Suriye saldırısında kullandığı F-15’lerin Türk radarları tarafından kalkış anından itibaren takibe alındığına dikkat çekerek, benzer bir harekatın F-35’lerle yapılması halinde de sonucun değişmeyeceğini vurguladı. Dünyada stealth, yani düşük radar görünürlüğüne sahip uçakları tespit edebilen radar sistemlerini üretebilen yedi ülkeden biri konumundaki Türkiye, geliştirdiği bütünleşik teknolojiyle bölgedeki tüm hava hareketliliğini anlık olarak izliyor.

TESPİTTEN KİLİTLENMEYE: ERALP, SİPER VE MURAD'IN KRİTİK ROLÜ

Özay Şendir’in aktardığı detaylara göre, ASELSAN üretimi ERALP ve ALP radarları F-35 gibi hayalet platformları yüzlerce kilometre uzaktan tespit edebilme gücüne sahip. Sistemlerde yer alan yapay zekâ yazılımları, uçakların sadece mevcut konumunu belirlemekle kalmıyor, birkaç saniye sonra nerede olacağını da kesin hassasiyetle öngörüyor. Radar ağının yakaladığı bu veriler, hava savunma füzelerine doğrudan aktarılarak tam kontrol sağlanıyor.

Tehdidin bertaraf edilmesi noktasında ise SİPER ve MURAD sistemleri devreye giriyor. SİPER-1 füzeleri hedeflerine 15-20 kilometre kala kendi radarını açarak F-35’e kilitlenebilirken, Mach 5 hıza ulaşabilen SİPER-2 reaksiyon süresini en aza indiriyor. Öte yandan KIZILELMA ve F-16 ÖZGÜR projelerinde kullanılan MURAD AESA radarı, olası bir hava muharebesinde Türkiye’ye havada çoklu hedef takibi ve üstün görüş avantajı kazandırıyor.

BÖLGESEL DENKLEMLER VE CAYDIRICILIĞIN GERÇEK KAYNAĞI

Şendir, İsrail’e ait F-35’lerin havada yakıt ikmali yapmadan Türkiye’nin iç kesimlerine ulaşıp geri dönmesinin operasyonel olarak mümkün olmadığını, benzer sınırların Yunanistan için de geçerli olduğunu belirtiyor. Yakıt ikmali zorunluluğu, stealth uçakların görünmezlik avantajını ve hareket kabiliyetini büyük oranda sınırlandırıyor.

Yazar, Türkiye’nin askeri gücünün niceliksel uçak veya tank sayısından ibaret olmadığını altını çizerek vurguluyor. Asıl caydırıcılık; yerli radarlar, katmanlı hava savunma füzeleri ve insansız hava araçlarının tek bir ağ üzerinden senkronize çalışabildiği yüksek teknolojik entegrasyondan geliyor.