İş dünyasında giderek daha yaygın hale gelen uzaktan çalışma modelinde, işçi ve işveren haklarına dair sınırların netleştiği yeni bir döneme girildi. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Uzmanı İsa Karakaş, Türkiye Gazetesi’ndeki köşe yazısında uzaktan çalışmanın hukuki boyutlarını, fatura ödemelerinden mesai saatlerine kadar sahada en çok merak edilen soruların yanıtlarını detaylandırdı.
SGK uzmanı İsa Karakaş uyardı: Tazminatsız kapı dışarı edilebilirsiniz
Evden çalışma modelinde milyonlarca çalışanı ve işvereni ilgilendiren yeni kurallar netleşti. SGK Uzmanı İsa Karakaş, uzaktan çalışmada sözlü anlaşma devrinin kapandığını belirterek; detayları aktardı.
Kaynak: Diğer
Ev ile ofis arasındaki sınırların şeffaf kurallarla çizilmesi gerektiğine dikkat çeken Karakaş, sözlü anlaşma devrinin resmen kapandığını vurguladı.
Uzaktan Çalışma Yönetmeliği'ne göre, işin bir kısmının veya tamamının evden ya da farklı bir mekandan yürütülmesi durumunda resmi bir hizmet akdinin zorunlu olduğunu belirten SGK Uzmanı Karakaş, "Patronla aramızda anlaştık" şeklindeki sözlü vaatlerin hukuki bir geçerliliğinin olmadığını ifade etti.
Yeni düzenlemelere göre yapılacak işin tanımı, çalışma yöntemi, süre, mekan, ücret detayları ve iletişim kanalları sözleşmede açıkça yer almak zorunda.
Uzaktan çalışanların en çok merak ettiği "Evdeki interneti ve elektrik faturasını kim ödeyecek?" sorusuna da açıklık getiren Karakaş, bu tür doğrudan masrafların sözleşmede önceden karara bağlanması gerektiğinin altını çizdi.
Evde bir çalışma alanı kurulacaksa maliyetlerin ortaklaşa belirleneceği, ancak işin yürütülmesi için gereken bilgisayar, telefon ve yazılım gibi temel araçların aksi belirtilmedikçe işveren tarafından temin edilmesi gerektiği belirtildi.
Teslim edilen ekipmanların zimmet tutanağı ile kayıt altına alınması ve olası arıza ile bakımlarının da işverenin sorumluluğunda olduğu hatırlatıldı.
Uzaktan çalışanların sıklıkla maruz kaldığı mesai dışı iletişim sorunlarına da değinen Karakaş, işverenin gece yarısı mesaj atarak çalışanı bilgisayar başında tutamayacağını belirtti.
Evden çalışmanın, çalışanı 24 saat "emre amade" kılan bir model olmadığını vurgulayan uzman isim, mesai başlangıç ve bitiş saatlerinin net olarak belirlenmesinin elzem olduğunu; olası bir fazla mesai durumu için işverenin yazılı talebi ve çalışanın yazılı onayının şart olduğunu ifade etti.
Bu kural, haftanın belirli günleri evde, belirli günleri ofiste çalışan hibrit personelleri de kapsıyor.
Ev rahatlığının iş güvenliği konusunda rehavet yaratmaması gerektiği konusunda uyaran Karakaş, şirket verilerinin korunmasında sorumluluğun çalışanda olduğunu belirtti.
İş bilgisayarını oyun veya kişisel kullanım amacıyla aile bireylerine kullandırmanın ciddi hukuki sonuçlar doğuracağı ve sızan herhangi bir bilginin tazminatsız işten çıkarma ile sonuçlanabileceği bildirildi.
İşverenin ise bu süreçte siber güvenlik yazılımlarını temin etmek ve çalışana gerekli eğitimleri vermekle yükümlü olduğu ifade edildi.
Her işin evden yürütülemeyeceğini hatırlatan Karakaş, yönetmeliğin bazı tehlikeli kollara kesin bir sınır çektiğini duyurdu.
Buna göre; tehlikeli kimyasallarla yapılan çalışmalar, radyoaktif ve mikrobiyolojik risk barındıran işler, milli güvenliği ilgilendiren stratejik tesisler ve özel kamu hizmetlerinde uzaktan çalışma modeli kesinlikle uygulanamayacak.
Hali hazırda ofiste çalışan ve uzaktan çalışma modeline geçmek isteyen personelin bu talebini yazılı olarak işverene iletmesi gerektiğini aktaran Karakaş, işverenin 30 gün içerisinde bu talebe yanıt vermek zorunda olduğunu belirtti.
Evdeki çalışma düzenine uyum sağlayamayan işçilerin ise tekrar ofise dönmek için dilekçe verebileceği ve işverenin bu geri dönüş talebine öncelik sağlaması gerektiği vurgulandı.
Ancak pandemi veya afet gibi olağanüstü durumlarda işverenin, çalışanların onayını aramaksızın tüm personeli uzaktan çalışma modeline geçirebilme hakkı saklı tutuluyor.