Türkiye Gazetesi’nden SGK Uzmanı İsa Karakaş’ın köşesine taşıdığı ve Bartın'da başlayan akıllara durgunluk veren hukuki süreç, "devletin malı deniz" anlayışıyla hareket edenlere büyük bir ders niteliğinde sonuçlandı. Hileli yollarla SGK'dan haksız kazanç elde etmeye çalışan vatandaşın davasında son sözü Yargıtay söyledi.
SGK tespit etti, o paralar kuruşuna kadar geri alınacak: Yargıtay’dan ‘maaş’ kararı
Kağıt üzerinde eşinden boşanarak vefat eden ikinci eşi üzerinden dul maaşı bağlatan, ancak ilk eşiyle aynı evde yaşamaya devam eden kadının akılalmaz oyunu Yargıtay'dan döndü.
Olay zinciri, davacı kadının 2005 yılında ilk eşinden boşanmasıyla başladı. Boşanmanın hemen ardından bir başka evlilik gerçekleştiren kadın, 2007 yılında ikinci eşinin vefat etmesi üzerine SGK'ya başvurarak "ölüm aylığı" (dul maaşı) bağlattı.
Ancak sistem tıkır tıkır işlerken devreye SGK sosyal güvenlik denetmenleri girdi. Yapılan incelemelerde, kadının aslında resmiyette boşandığı ilk eşiyle aynı çatı altında yaşamaya devam ettiği tespit edildi.
Bu usulsüzlüğün ortaya çıkmasının ardından SGK, kadının dul maaşını anında keserek geçmişe dönük tam 206.764,79 TL borç çıkardı.
Maaşının kesilmesi ve devasa bir borçla karşılaşması üzerine kadın, işlemin iptali için Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin yolunu tuttu.
İlk derece mahkemesi, boşanmanın muvazaalı (anlaşmalı) olmadığı kanaatine vararak kadını haklı buldu ve SGK'nın borç işlemini iptal ederek maaşın yeniden bağlanmasına karar verdi.
Ancak SGK avukatları pes etmedi ve dosyayı Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'ne taşıdı. İstinaf sürecinde ortaya çıkan deliller ise davanın seyrini tamamen değiştirdi.
Kadının, 2006 yılından bu yana ilk eşiyle yaşadığını kendi imzasıyla beyan ettiği bir belgenin dosyada yer alması dikkat çekti.
. Bununla da kalınmadı; komşu ifadeleri, adres kayıtları ve hastane (MEDULA) sistemindeki bilgiler bu birlikteliği tescilledi. İstinaf mahkemesi, "Görünen köy kılavuz istemez" diyerek yerel mahkemenin kararını bozdu ve kadının davasını reddetti.
Kararın ardından maaşı tamamen kesilen kadın, son bir umutla dosyayı Yargıtay’a taşıdı. Kadının avukatı, “Müvekkilimin adresi, hak kaybına uğramaması adına eski eşiyle aynı görünüyordu. Tünel inşaatlarında çalışan eski eş, eve sadece çocuklarını görmeye geliyordu” şeklinde bir savunma yapsa da, bu gerekçe yüksek mahkemeyi ikna edemedi.
Dosyayı titizlikle inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle kararını açıkladı.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını hukuka ve hayatın olağan akışına uygun bulan Yargıtay, istinafın maaş kesme ve borç çıkarma hükmünü onadı.
Usulsüz yollarla devletten maaş alan kadın, sadece 206 bin liralık SGK borcuyla kalmadı, aynı zamanda 40.000,00 TL'lik duruşma vekalet ücretini de ödemeye mahkum edildi.
Bu emsal karar, hileli yollarla sosyal güvenlik sistemini suistimal etmeye çalışanlara karşı yargının taviz vermeyeceğini bir kez daha gözler önüne serdi.