Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), cumhurbaşkanı adayı ve seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasıyla başlattığı 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerini tam gaz devam ettiriyor.
CHP'nin yeni miting adresi Beşiktaş olurken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, düzenlenen mitingde önemli açıklamalarda bulundu.

Özel, mitingte yaptığı açıklamada şunları söyledi,
"BİR PARTİNİN DEMOKRAT OLUP OLMADIĞI, SEÇİM KAYBEDİNCE BELLİ OLUR"
"Günler aylar geçti, takvimler birer birer döküldü ve tam tam 300 gün oldu 19 Mart darbesinden beri. Ve bu gece bu meydandayız, Beşiktaş meydanındayız. İki anlamı birden var bugünün. Bugün 19 Mart darbesinin 300. günü ve Beşiktaş’ın evladı Rıza Akpolat’ın tutukluluğunun birinci yılındayız bu kara günde. Bu 365 kara güne, darbeden beri geçen 300 kara güne, bu günlerde şu güzel insanlara, şu suçsuz insanlara, bu ailelere, bu evlatlara bunları çektirenlere bir çift sözüm var: Er ya da geç o sandık gelecek! Er ya da geç AK Parti’nin kara düzeni bitecek! Bu rejim yıkılacak, adalet gelecek!

Bir partinin demokrat olup olmadığı seçim kaybedince belli olur. Eskiden hâkimlik yapmış, siyasete atılıp Adalet Bakan Yardımcısı olan birine, 'Sen İstanbul'a dön dediler, özel görev verip 'CHP'nin iktidar yürüyüşünü durdur, buna katkı yapanları etkile, beni onlardan kurtar' dedi Erdoğan. Yargı kolları kurdu.

"REKLAM PANOLARINDA İBB'YE SALDIRIYORLAR"
Sonra bu şirketlere teklif sundular. O şirketlerin içinde İstanbul'daki reklam panoları alan firma da vardı. O reklam panolarının tamamında AK Parti'nin iftiralarını koymuşlar. İBB'ye saldırıyorlar. İlbak grubuna ait. Adam 'asıl AKP'yle iş yaptım' dedi. Adamı bıraktılar. İlanlarda 'senin hayatından gidiyor' diyor. İlan değil, kuyruklu yalan. İstanbul'da imara açılan mezarlık duyan oldu mu? İBB'nin borçları katlandı diyor. Borç ödendi yurtdışına, borç. Metroları durdular diyor. Çıktım karşısına 'Burada 10 tane metro inşaatı. 10 sene önce sen durdurdun' dedim. Japonya'dan Pelin Hanım'ı getirdi. 10 metronun 10'unu da biz harekete geçirdik. Bitenlere test sürüşüne ben gidiyorum, ben! Sahtekarlar sizi! Duran bir metro yok. Şu anda açıkça söylüyorum. Önümüzdeki günlerde metro açılışına başvurduk. Guinness başvurusu yapıyoruz. Rekorlar kitabına geçiyoruz. Sahtekarlar sizi!

"ERDOĞAN'A BİR TEKLİFTE BULUNUYORUM"
Erdoğan'a bir teklifte bulunuyorum. Gel İBB seçimlerine yenilemeye karar verelim. Benim adayım belli. Benim adayım Ekrem İmamoğlu. İstediğin adayı çıkar. 60 gün sonra İBB seçimlerinde eğer kazanabilirsen İBB'yi alırsın, güç kazanırsın. Kararı İstanbullular verecek. Ondan sonra yakamızdan düşeceksin. Hodri meydan! Bir buçuk milyon oy avans veriyorum sana.
CHP'nin İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İmamoğlu'nun mektubu yurttaşlara aktardı:
"Güzel İstanbullular, güzel Beşiktaşlılar… Değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, gözlerinin içi gülen çocuklar, cesur gençler… Her birinize teker teker sarılıyorum, hasretle kucaklıyorum. Sizleri çok özledim. Adalet mücadelesinin yılmaz neferlerinin, boyun eğmeyenlerin meydanına hoş geldiniz. İyi ki buradasınız, bu güzel meydandasınız. İyi ki dayanışmanın, umudun ve cesaretin sesini yükseltiyorsunuz. Milletin iradesine vurulan darbenin, bizlere yapılan zulmün karşısında dimdik duruyorsunuz. Sağ olun, var olun.”
“MİLLETİN GÖNLÜNDE ONLAR YOK, BİZ VARIZ”
“Beşiktaş’ın muhafızı, Beşiktaşlıların iradesi Rıza Akpolat kardeşimi ve tüm diğer arkadaşlarımızı hapsedenler, bir büyük korkuya esir düşmüşlerdir. Onları yakıp kavuran bu korku, millete hesap verme korkusudur. Biz iş başına gelmek, vatandaşa hizmet etmek için gün sayarken, onlar milletin karşısına çıkmamak için sandıktan kaçıyorlar. Çünkü milletin gönlünde onlar yok, biz varız. Biz icraatlarımızla, hizmetlerimizle vatandaşın gönlüne girdik. Milletin parasını doğrudan millete verdik. Halka ait ne varsa işgalden kurtardık, halkın kullanımına açtık. Bu sayede neler başardığımızı sizler çok iyi biliyorsunuz. Sadece bu meydanda yarattığımız büyük değişim bile icraatçı, halkçı yönetim anlayışımızın özünü göstermeye yeter.”
“İSTANBUL’UN MUHAFIZI OLMA BİLİNCİYLE HAREKET ETTİK”
“Barbaros Meydanı, İstanbul’un ‘adı var, kendi yok’ meydanlarından biriydi. Kamusal alanlar işgal edilmişti, vatandaşın denizle bağı kopmuştu. Artık bir güvenlik riski oluşturan çelik köprü yolu kaldırdık, burayı yeniden düzenledik. Vatandaşımızı meydanla ve denizle buluşturduk. Gezme, dinlenme, buluşma imkanları sağladık. Alana yeni ağaçlar, yeni yeşil bölgeler kazandırdık. Asla birilerine rant yaratma düşüncesinde olmadan, sadece ve sadece vatandaşın faydasını gözeterek, İstanbul’un muhafızı olma bilinciyle hareket ettik.”
“BUNLARI BİR KİŞİNİN DEĞİL, AZİZ MİLLETİMİZİN EMRİNE AMADE OLDUĞUMUZ İÇİN YAPTIK”
“Beşiktaş’ta ulaşımı kolaylaştırmak için Yıldız-Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattını ve Boğaziçi Üniversitesi Hisarüstü Aşiyan Füniküler Hattı’nı açtık. Karanfilköy’de 60 yıllık mülkiyet sorununu çözdük, hak sahiplerini depreme dayanıklı evlerine kavuşturmak için adım attık. Kabataş Transfer Merkezi’ni açtık. Bebek ve Kuruçeşme sahillerini yeniledik, güçlendirdik, parklarımızı yeniledik. Beşiktaş’ın altyapı sorunlarını çözdük. Çocuklarımıza, gençlerimize, annelerimize çok büyük sosyal destekler verdik. Bütün bunları bir kişinin değil, aziz milletimizin emrine amade olduğumuz için yaptık.”
“BİZİ ENGELLEYEMEYECEKLER”
“Hizmet ve icraat mücadelemizi durdurmak için hukuku ayaklar altına alıp, bana, Rıza Akpolat başkanımıza ve tüm belediye başkanı arkadaşlarıma her türlü zorbalığı yapanlar bilsinler ki bizi engelleyemeyecekler. İktidara geleceğiz ve çok daha fazlasını yapacağız. Ekonomide, eğitimde, yargıda, sağlıkta, devletin sunduğu tüm imkanlarda adaleti hakim kılacağız. Bu hükümetin en çok mağdur ettiklerinin, dar gelirlilerin, emeklilerin, gençlerin ve kadınların hayatını kolaylaştıracak, güzelleştirecek adımlar atacağız.”
“KAZANAN BİZ OLACAĞIZ, KAZANAN 86 MİLYON OLACAK”
“Herkesin emeğinin, girişiminin, yatırımının karşılığını sonuna kadar aldığı, çok güçlü, yenilikçi, verimli bir üretim ekonomisi inşa edeceğiz. Sadece hukukun ve demokrasinin sınırları içerisinde hareket eden, millet iradesine tabi ve vatandaşa sonuna kadar saygılı bir devlet yapısı kuracağız. Hep birlikte başaracağız. Dalga dalga büyüyeceğiz. Birleşe birleşe güçleneceğiz. En zor şartlar, en ağır baskılar altında bile hukuk ve demokrasi nasıl savunulurmuş, seçim nasıl kazanılırmış, dünyaya göstereceğiz. Yolumuz ne kadar uzun ve çetrefilli olursa olsun, kazanan biz olacağız. Kazanan 86 milyon olacak. Adaletsizlik, liyakatsizlik, merhametsizlik son bulacak ve her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak, çünkü biz çoğalacağız. Kurtuluş yok tek başına, haydi herkes görev başına. Kalın sağlıcakla.”