Türkiye’de milyonlarca aileyi ilgilendiren miras hukuku, son dönemde çıkan Yargıtay kararlarıyla sil baştan yazılıyor. Birçok vatandaşın hala yürürlükte sandığı "kardeş hakkı" gibi kurallar, artık tarihe karışmış durumda.
Miras paylaşımında tek bir hamle tüm servetinizi elinizden alabilir: Sakın yapmayın
Miras paylaşımında doğru bilinen yanlışlar aileleri karşı karşıya getirirken, hukuktaki kritik detaylar servet kazandırıyor ya da kaybettiriyor.
Eskiden kardeşler, anne veya babadan kalan mirastan her halükarda pay alabiliyordu. Ancak yapılan kanun değişikliğiyle kardeşlerin "saklı payı" tamamen kaldırıldı.
Eğer anne veya baba, tüm mal varlığını vasiyetname ile bir başkasına bırakırsa, kardeşler artık bu duruma hukuken itiraz edip pay talep edemiyor.
Miras kalan evde diğer kardeşlerin rızası olmadan bedava oturanları kötü bir sürpriz bekliyor. Hukukta "Ecrimisil" olarak bilinen yöntemle, diğer mirasçılar son 5 yıla dönük kira bedelini faiziyle talep edebiliyor.
Uzmanlar, "Rıza almadan miras malını kullanan, günün sonunda ağır bir fatura ile karşılaşabilir" uyarısında bulunuyor.
Eğer vefat eden yakınınızın borcu mal varlığından fazlaysa ve mirası reddetmek istiyorsanız, çok dikkatli olmanız gerekiyor. Vefat eden kişinin banka hesabından 100 TL bile çekseniz veya bir faturasını ödeseniz, mirası kabul etmiş sayılıyorsunuz.
Bu hata yapıldığında, reddi miras hakkınız yanıyor ve tüm borçlar üzerinize kalıyor.
Babası veya annesi sağlığında bir malını diğer kardeşten kaçırmak için başkasına devredenler için zamanaşımı işlemiyor. "Muvazaa" yani danışıklı dövüş davası açıldığında, üzerinden 30-40 yıl geçse bile o taşınmaz geri alınabiliyor. Tapudaki satışın "gerçek bir satış mı yoksa bağış mı" olduğu mahkemece titizlikle inceleniyor.