Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Doğu'da devam eden çatışmaların sona ermesinin ardından bölgenin ekonomik ve ticari yapısında önemli bir dönüşüm yaşanabileceğini söyledi. Savaşların oluşturduğu yıkımın önümüzdeki 10 yılda en az 1 trilyon dolarlık yeniden imar ihtiyacı doğurmasının beklendiğini belirten Şimşek, Türk şirketlerinin bu projelerde aktif biçimde yer alacağını ifade etti.
TRT World Forumu, İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen programların ardından tamamlandı. TRT'nin 2017'den bu yana dünya çapında önemli isimleri bir araya getirdiği forumun bu yılki teması, "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" oldu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, forumun kapanışında düzenlenen "Sancılı Bir İyileşme Sürecine Doğru: Orta Doğu'daki Savaşlar Sonrası Ulusal Ekonomiler" başlıklı oturumda konuştu. Şimşek, çatışmaların ekonomik sonuçlarını, bölgesel işbirliği ihtimalini ve Türkiye'nin önündeki fırsatları değerlendirdi.
KALICI TOPARLANMANIN ŞARTI BARIŞ
Savaşların ilk etkisinin enerji arzında ciddi bir sarsıntı oluşturduğunu belirten Şimşek, küresel ekonominin bu gelişmelerden olumsuz etkilendiğini dile getirdi. Çatışmaların özellikle doğrudan etkilenen ülkelerin dış ticaret hacimlerinde belirgin düşüşlere yol açtığını kaydetti.
Dünya ekonomisinde büyümenin yavaşladığını, enflasyonun yükselmesiyle finansal koşulların da sıkılaştığını aktaran Şimşek, mevcut ekonomik tablonun tek başına savaşlarla açıklanamayacağını ancak çatışmaların olumsuz etkisinin önemli boyutlara ulaştığını söyledi.
Ekonomik iyileşmenin kalıcı hale gelebilmesi için öncelikle barış ortamının sağlanması gerektiğini vurgulayan Şimşek, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin sahip olduğu mali kaynakların toparlanma sürecine katkı sunabileceğini belirtti. İran'a ilişkin belirsizliklerin ise sürdüğüne dikkat çekti.
ENERJİ GÜVENLİĞİ VE ALTERNATİF TİCARET YOLLARI
Şimşek, savaşların ülkeleri dışa bağımlılıklarını ve ekonomik risklerini yeniden değerlendirmeye yöneltebileceğini ifade etti. Bu süreçte Hürmüz Boğazı gibi stratejik geçiş noktalarına bağımlılığın azaltılması ve bölge ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin önem kazanacağını söyledi.
Savaş sonrasında altyapı, ulaşım bağlantıları ve enerji güvenliği yatırımlarının ön plana çıkabileceğini belirten Şimşek, bölgesel bağlantısallığın güçlendirilmesinin artık önemli bir ihtiyaç haline geldiğini dile getirdi.
Ülkelerin ticaret için alternatif güzergâhlar oluşturmaya yöneldiğini kaydeden Şimşek, Türkiye gibi ülkelerde elektrifikasyon yatırımlarının hızlandırılmasının da zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin kendi aralarındaki ticaretin sınırlı kaldığını hatırlatan Şimşek, ekonomik çeşitlenmenin uzun vadede bölgesel ticareti büyütebileceğini belirtti.
SAVUNMA İŞBİRLİĞİ VE EKONOMİK ENTEGRASYON GÜNDEMDE
Bölgedeki çatışmaların ülkeleri rekabet yerine daha fazla işbirliğine yöneltebileceğini söyleyen Şimşek, savunma sanayisi ortaklıkları ile bölgesel güvenlik anlaşmalarının öneminin artacağını ifade etti.
Bu kapsamda Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ı kapsayan ve kısa süre önce TBMM tarafından onaylanan Mekke Anlaşması'nı örnek gösterdi.
Şimşek, savaş sonrasında bölgesel sermayenin ekonomik toparlanmaya katkı sağlamak üzere yeniden bölgeye yönelmesinin mümkün olduğunu belirtti. Alternatif ticaret koridorlarına yapılması gündeme gelen yatırımların yaklaşık 660 milyar dolara ulaşabileceğinin konuşulduğunu aktaran Şimşek, bu kaynakların artan savunma harcamalarının finansmanında da kullanılabileceğini kaydetti.
Öte yandan savaşın, bazı ülkelerin siyasi gerekçelerle yatırım yapma eğilimlerini zayıflatabileceğini de dile getirdi.
TÜRKİYE'NİN 54 SERBEST TİCARET ANLAŞMASI BULUNUYOR
Türkiye'nin küresel ticarette kurallara dayalı sistemi desteklemeyi sürdürdüğünü belirten Şimşek, korumacılık eğilimlerinin arttığı dönemde ülkenin ticari ilişkilerini genişletmeye devam ettiğini söyledi.
Türkiye'nin Gümrük Birliği ülkeleri de dahil olmak üzere 54 serbest ticaret anlaşması bulunduğunu aktaran Şimşek, bu anlaşmaların ihracatın yaklaşık yüzde 70'ini kapsadığını bildirdi. Onay aşamasında üç serbest ticaret anlaşması bulunduğunu belirten Şimşek, Japonya, Endonezya, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ve Kanada ile yeni nesil anlaşmalar için görüşmeler yürütüldüğünü kaydetti.
Türkiye'nin, ağırlıklı olarak Orta Asya ülkeleriyle olmak üzere çeşitli tercihli ticaret anlaşmalarının da bulunduğunu ifade eden Şimşek, küresel ölçekte korumacılık artsa da kurallara dayalı ticaret yaklaşımından vazgeçmediklerini söyledi.
ORTA KORİDOR VE KALKINMA YOLU ÖNE ÇIKIYOR
Bölgesel ulaşım projelerinin önemine değinen Şimşek, Türkiye'nin Pekin ile Londra'yı birbirine bağlayan Orta Koridor üzerinde bulunduğunu hatırlattı.
Basra Körfezi'ni Türkiye üzerinden Çin ve Avrupa'ya ulaştırması planlanan Kalkınma Yolu Projesi'ne bölge ülkelerinin yatırım yapmasını teşvik ettiklerini belirten Şimşek, Suudi Arabistan ile Osmanlı döneminden kalan demir yolu hattının yeniden işler hale getirilmesi ve elektrik bağlantılarının kurulması gibi projelerin de gündemde olduğunu aktardı.
Şimşek, bölgesel ulaşım ve enerji bağlantılarını güçlendirecek yatırımların sürdürüleceğini ifade etti.
YENİDEN İMAR İHTİYACI 1 TRİLYON DOLARI AŞABİLİR
Türkiye'nin bölgesel ve küresel çatışmaların sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlere ve arabuluculuk faaliyetlerine destek verdiğini belirten Şimşek, barış çabalarının yanı sıra caydırıcılık kapasitesinin de geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Savunma sanayisinde Türkiye'nin son yıllarda önemli bir üretim ve teknoloji kapasitesine ulaştığını kaydeden Şimşek, sektörün geçen yıl yaklaşık 18 milyar dolarlık yeni sipariş aldığını açıkladı. Alanda yaklaşık 4 bin şirketin faaliyet gösterdiğini belirten Bakan, değerleri 1 milyar doların üzerinde olan 1400-1500 civarında projenin yürütüldüğünü bildirdi.
Türkiye'nin küresel müteahhitlik sektöründe Çin'in ardından ikinci sırada yer aldığını hatırlatan Şimşek, yakın coğrafyadaki savaşların ardından büyük ölçekli yeniden imar çalışmalarına ihtiyaç duyulacağını söyledi. Önümüzdeki 10 yıl içinde bu ihtiyacın en az 1 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirten Şimşek, Türk şirketlerinin de söz konusu projelerde etkin biçimde görev alacağını ifade etti.
“BÖLGE ARTIK ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK”
Savaşların Orta Doğu'da köklü değişikliklere yol açabileceğini belirten Şimşek, ülkelerin öncelikle kendi üretim ve savunma kapasitelerini geliştirmeye yöneleceğini söyledi. Güvenlik anlaşmalarının yanı sıra ekonomik ve ticari bütünleşmenin de derinleşebileceğini dile getirdi.
Bölge ülkeleri arasında rekabetin azalması ve işbirliğinin güçlenmesi gerektiğini vurgulayan Şimşek, alternatif ulaşım ve enerji hatlarına yapılacak yatırımların önem kazanacağını belirtti.
Türkiye'nin bu dönüşümden önemli kazanımlar elde edebileceğini ifade eden Şimşek, son 20 yılda ülkenin altyapısına yaklaşık 260 milyar dolar yatırım yapıldığını ve mevcut altyapının bölgesel bağlantılar açısından avantaj sağladığını kaydetti.
HİZMET İHRACATI 120 MİLYAR DOLARI GEÇTİ
Türkiye'nin sanayi ve hizmet sektörlerindeki kapasitesine de değinen Şimşek, ülkenin dünyanın en büyük 14'üncü sanayi altyapısına sahip olduğunu söyledi.
Hizmet sektörünün büyümesini sürdürdüğünü belirten Şimşek, geçen yıl hizmet ihracatının 120 milyar doların üzerine çıktığını hatırlattı. Turizm, video oyunları ve dizi ihracatı gibi farklı alanların Türkiye'nin hizmet ticaretinde önemli avantajlar oluşturduğunu ifade etti.
Şimşek, savaşların Türkiye'nin çıkarına olmadığını belirterek ülkenin bölgesel istikrar, barış ve refahtan en fazla yarar sağlayabilecek ülkeler arasında bulunduğunu dile getirdi.
Mehmet Şimşek: Fon vurgunu listesi açıklanmalıGündem
Mehmet Şimşek: Emekliyi desteklemek için alan oluşturdukGündem