İsviçre’nin Winterthur kentindeki ana tren istasyonunda düzenlenen bıçaklı saldırıda üç kişi yaralandı. Olay sonrası gözaltına alınan Türk asıllı İsviçre vatandaşı Nesip Dedeler’in saldırı sırasında “Allahu ekber” diye bağırdığı belirtildi.

Zürih yakınlarındaki Winterthur Ana Tren İstasyonu’nda meydana gelen saldırının ardından yaralılar hastaneye kaldırılırken, 31 yaşındaki saldırgan kısa sürede polis tarafından yakalandı. Görgü tanıklarının ifadeleri ve İsviçre basınında yayımlanan görüntülerde Dedeler’in saldırı esnasında “Allahu ekber” diye bağırdığı görüldü.

İsviçre Cumhurbaşkanı Guy Parmelin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Winterthur’da bu sabah gerçekleşen terör saldırısından dolayı şok oldum. Bu beni derinden etkiledi” ifadelerini kullandı.

BBC’nin haberine göre hükümet danışmanı Mario Fehr, “Olay yerinden anlaşıldığı kadarıyla, bu eylemin ardındaki nedenin radikalleşme ve aşırıcılık alanında aranması gerektiği açıktır” dedi.

Fehr’in verdiği bilgilere göre Dedeler, 2024 yılında pasaport yenileme başvurusunda bulundu. Ağustos 2024’te İsviçre’den ayrılarak Türkiye’ye gelen saldırganın daha sonra yeniden ülkeye döndüğü öğrenildi.

Polis şefi Marius Weyermann ise Dedeler’in bölgede yaşadığını ve 2015 yılında IŞİD propagandası nedeniyle güvenlik birimlerinin radarına girdiğini açıkladı. Weyermann, saldırganın ve iki erkek kardeşinin An’Nur Camii ile bağlantılı olduğunu söyledi.

Polis şefi ayrıca, Dedeler’in 25 Mayıs Pazartesi günü karakola giderek “tutarsız ifadeler” kullandığını, bunun üzerine psikiyatri kliniğine sevk edildiğini belirtti. Weyermann, “Salı günü hastaneden ayrıldı. Çarşamba günü de doktorlar artık kendisine veya başkalarına tehlike oluşturmadığına dair onay verdi” dedi.

“OĞLUM TERÖRİST DEĞİL, AKIL HASTASI”

İsviçre gazetesi Blick’e konuşan baba Ayhan Dedeler, oğlunun terörist olmadığını savundu. “Oğlum terörist değil, akıl hastası ve yardıma ihtiyacı var” diyen baba Dedeler, şu anda Türkiye’de bulunduğunu ve İsviçre’ye döneceğini ifade etti.

Oğlunun An’Nur Camii’ne gittiğini ve burada radikalleştiğini doğrulayan Ayhan Dedeler, “Aynı durum diğer iki oğlum için de geçerli. Çocuklarımı uyardım, ‘Vaazları biraz zorlama buldum. İslam anlayışıma uymuyorlar. Müslüman olmak, iyi bir insan olmak demektir’ diye” ifadelerini kullandı.

Baba Dedeler, oğlunun psikiyatri kliniğinden ayrılma süreciyle ilgili ise şunları söyledi:

“Görünüşe göre tedaviden korkuyordu, iğnelerden bahsetti. Onu cesaretlendirmeye çalıştım. Ona, ‘Haplarını al, iyi beslen, egzersiz yap. Bunu kendi sağlığın için beş yıldızlı bir otelde kalmak gibi düşün’ dedim.”