Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) hızla artan İsrailli nüfusu ve sınır tanımaz mülk edinimleri, adada yeni bir siyasi ve toplumsal soruna neden oldu. Rum basınında geniş yankı uyandıran analizler, İsrail'in özellikle Larnaka, Limasol ve Baf'taki arazi alımlarının basit bir ekonomik yatırımdan çok daha öteye geçtiğini ve stratejik bir boyutunu ortaya koydu.

Daha önce Limasol bölgesindeki terk edilmiş Trozena köyünde İsrail bağlantılı yatırımcının 94 parsel satın alması ve bölgede konut, turizm tesisi ile şaraphane projesi planlaması tartışmalara sebep olmuştu.

YALNIZCA YATIRIM DEĞİL, 'KALICI YERLEŞİM' STRATEJİSİ

Değişimin merkez üssü olarak öne çıkan Larnaka başta olmak üzere, bu üç şehirde Yahudi topluluğuna özel okulların, ibadethanelerin, işletmelerin ve bağımsız altyapıların hızla inşa edilmesi dikkat çekiyor.

Uzmanlar, sürecin geçici bir turizm hareketliliği ya da ticari hamle olmadığını; aksine adada kalıcılığı hedefleyen izole ve kapalı topluluklar oluşturulduğunu belirtiyor. Rum kamuoyunda giderek artan "Ne kadar toprak el değiştiriyor?" endişesinin, yönetim tarafından antisemitizm suçlamalarıyla örtbas edilmeye çalışıldığı iddia ediliyor.

İsrail gözünü yavru vatana mı dikti? Dibinden toprak alıyor - Resim : 2

İŞLEM KAYITLARI ORTAYA ÇIKTI

Rum makamlarının açıkladığı 2021-2024 dönemine ilişkin verilere göre İsrail vatandaşlarının Larnaka'da bin 406, Baf'ta bin 291 ve Limasol'da bin 154 gayrimenkul işlemi kayıtlara geçti. Böylece yalnızca bu üç bölgede İsrail vatandaşlarıyla bağlantılı kayıtlı gayrimenkul işlemlerinin toplamı 3 bin 851'e ulaştı. Sonraki döneme ilişkin veriler de İsrailli alıcıların özellikle Larnaka ve Limasol'daki ağırlığının sürdüğünü gösterdi. Eylül 2024-Eylül 2025 döneminde İsrail vatandaşlarının Larnaka'da 850, Baf'ta 683 ve Limasol'da 571 gayrimenkul aldığı bildirildi. İsrailliler söz konusu dönemde Larnaka'daki yabancı gayrimenkul alıcıları arasında ilk sıraya geldi.

BÖLGEDE TARTIŞMALARA NEDEN OLMUŞTU?

Limasol bölgesindeki İsrail bağlantılı yatırımların en fazla tartışılan örneklerinden biri Trozena olarak belirtilmişti. Rum basınında daha önce yayımlanan haberlerde İsrail bağlantılı yatırımcının terk edilmiş köyde 94 parsel satın aldığı, bölgede yaklaşık 60 konut/oda, kamp alanı ve şaraphaneden oluşan bir proje planladığı açıklanmıştı.

Projenin açıklanmasının ardından arazi alımları, bölgenin elektrik ve su altyapısının yeniden oluşturulması ve çevredeki koruma alanlarına muhtemel etkileri Rum kamuoyunda tartışmaya neden olmuştu.

İsrail gözünü yavru vatana mı dikti? Dibinden toprak alıyor - Resim : 3

KKTC ÖNLEMLER ALMIŞTI

İsraillilerin Kıbrıs adasındaki organize toprak alımları ilk kez gündeme gelmiyor. Benzer bir emlak ve arazi toplama krizi yakın geçmişte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) de gündeme gelmişti.

İsraillilerin ve onlarla bağlantılı farklı pasaportlar kullanan özellikle Rus ve Ukrayna vatandaşı görünümlü paravan şirketlerin KKTC'de devasa tarım arazileri ile binlerce konut satın alması, KKTC'de büyük infial yaratmıştı. "Kıbrıs'ta ikinci Filistin vakası mı yaşanacak?" endişesi günlerce kamuoyunu meşgul etmişti.

Gelen yoğun tepkiler, demografik riskler ve milli güvenlik kaygıları üzerine KKTC hükümeti 2024 yılının Mayıs ayında Yabancıların Mal Edinme Yasası'nda radikal değişikliklere gidilmişti.

Yeni düzenlemeyle birlikte yabancıların KKTC'de mülk alımına ciddi kısıtlamalar getirilmiş, satılabilecek arazi oranları düşürülmüş, tarım arazilerinin devri zorlaştırılmış ve alıcılar için güvenlik soruşturmaları son derece sıkılaştırılmıştı.