Ankara'da düzenlenen 36. NATO Liderler Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapacağı ikili görüşme öncesinde konuşan ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'ye uygulanan CAATSA yaptırımlarının sonlandırılma vaktinin geldiğini belirterek F-35 savaş uçaklarının satışı için yeşil ışık yaktı.
Flaş iddia: S-400’ler Birleşik Arap Emirlikleri’ne, F-35’ler Türkiye’ye
ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını açıklamasının ardından, Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerinin Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai kentine gönderilmesi formülü masaya geldi.
Kaynak: Haber Merkezi
Bilindiği üzere ABD, 2020 yılında yürürlüğe koyduğu yasa doğrultusunda S-400'leri elinde tuttuğu sürece Türkiye'ye F-35 teslimatını yasaklamıştı. Ankara'nın F-35 programına dönebilmesi için mevcut mevzuata göre Rus sistemlerini elinden çıkarması gerekiyor.
Gazete Oksijen’in Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edindiği bilgilere göre, CAATSA krizini aşmak adına S-400 hava savunma sistemlerinin Birleşik Arap Emirlikleri'ne nakledilmesi planlanıyor. Bu formülün hayata geçmesi durumunda BAE, söz konusu füzeleri Dubai'ye konuşlandıracak.
Sürecin olumlu ilerlemesiyle birlikte ABD yönetiminin de Türkiye'ye Patriot hava savunma sistemleri satmaya sıcak yaklaştığı belirtiliyor. Ankara'nın, sistemlerin geleceğine ilişkin Rus makamlarıyla da temaslarını sürdürdüğü öğrenildi.
NATO Zirvesi vesilesiyle Ankara'da bulunan ABD'li Demokrat Senatör Jeanne Shaheen, basın mensuplarına yaptığı açıklamada S-400 konusundaki düğümün çözülmesinin Kongre onayını kolaylaştıracağını ifade etti. Geçmişte Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması yönünde aktif rol oynayan Shaheen, şu değerlendirmelerde bulundu:
"S-400’lerle ilgili kabul edilebilir bir çözüm olursa bence Türkiye’nin F-35 programına dönmesi olumlu olur. Sorun S-400’lerin teknolojimize Rusların erişim sağlaması riskiydi. Bu sorun çözülürse bence önü açılır."
Washington'ın Orta Doğu'daki en önemli ortaklarından biri olan Birleşik Arap Emirlikleri, 28 Şubat'ta patlak veren ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşta Tahran'ın öncelikli hedeflerinden biri haline gelmişti.
Çatışmalar süresince BAE; ABD menşeli THAAD ve Patriot sistemlerini kullanarak 500'den fazla balistik füze, 2 bin 200'ü aşkın insansız hava aracı ve 26 seyir füzesini imha etti.
Söz konusu savaş süreci, Dubai'nin "bölgenin güvenli limanı" olma imajına ciddi bir darbe indirdi. Çatışmaların ardından şehirdeki otel rezervasyonları son dönemin en düşük oranlarına gerilerken, on binlerce yabancı yerleşik nüfus da Dubai'den ayrılmak zorunda kaldı. Bu durum, BAE'nin hava savunmasını tahkim etme arayışını hızlandırdı.