Adalet Partisi Genel Başkanı Dr. Vecdet Öz, “Önümüzdeki günlerde tüm ezberleri bozacak ve siyasetin akışını değiştirecek önemli gelişmeler olabilir!” diyerek öngörüsünü paylaştı.
Öz’e göre:
-Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu siyasi partilerin mevcut hazırlıklarını ve iş birliklerini altüst edecek ve hepsini mecburi bir istikamete sokacak şekilde her an tadil edilebilir.
-Bir anda tekrar parlamenter sisteme geçilmesi, Cumhurbaşkanlığı görev süresinin (seçim yapılmaksızın) eskiden olduğu gibi yine 7 yıla çıkarılması ve anayasanın bazı maddelerinde değişiklik yapılması konusunda düğmeye basılabilir.
Parlamenter sisteme geçişi tüm partilerin isteyeceği bir şeydir ve geçtiğimiz günlerde verilen evet oyu sayısına bakılırsa 400 milletvekili sayısında bir sorun olmayacaktır.
-Eğer ki 2028 Genel Seçimleri öncesi parlamenter sisteme geçiş sağlanırsa ve RTE'nin görev süresinin 7 yıla çıkmasıyla birlikte seçim yapılmaksızın 2030 yılına kadar uzatılırsa, iktidar muhalefetin Cumhurbaşkanı adayına Başbakanlık görevini teklif edebilir ve Türkiye'nin içinde bulunduğu mücbir durum, dış tehdit, iç cephenin güçlendirilmesi ve bu minvalde toplumsal uzlaşının gerekliliği gerekçe gösterilerek ulusal birlik beraberlik sağlanmalıdır denilerek AKP+Bazı Muhalif Partiler ittifakı kurulabilir.
-Bu teklif kabul görürse eğer, RTE artık tarafsız bir Cumhurbaşkanıyım diyerek tıpkı rahmetli Özal'ın Yıldırım Akbulut modelinde olduğu gibi partisini bir emanetçiye teslim ederek siyaset üstü bir pozisyon almayı tercih edebilir. Böyle bir durumda, RTE'nin siyasi ve yargısal mesuliyeti ortadan kalkacak, bu şekilde geçmiş soğutularak unutulmaya terkedilecek, muhalefetin devri sabık yaratma tehlikesi de sona ermiş olacaktır.”
***
Diğer taraftan, MHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından 39 ilçe teşkilatının katılımıyla düzenlenen İstanbul İstişare Kampı’nda konuşan TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, Fetullahçı Terör Örgütü'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin de basit bir darbe girişimi olmadığını, Türk devletini çökertme ve ortadan kaldırma operasyonu olduğunu belirten Adan, bu süreçte devletin yanında yer alan Türk milliyetçiliğinin, muhafazakâr ideolojiyle bütünleşerek devleti kurtarmak için tarihi bir irade ortaya koyduğunu söyledi.
Adan, bugün gelinen noktada da "Terörsüz Türkiye" süreciyle ilgili MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu iradenin Cumhuriyetin kuruluş dönemindeki ruhla eşdeğer olduğunu iddia ederek, “Yani Alevi ile Sünni meselesini Almanlara mı bırakalım? Özbeöz Türk insanının meselesini biz çözmeyeceksek kim çözecek? Türk-Kürt'ün çatışmasına hevesli olan yabancıların iddiaları kursaklarında kalmıştır, bu başarılmıştır.” dedi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız da MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin 22 Ekim'deki konuşmasının "Terörsüz Türkiye" sürecinin başlangıcında önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.
Yıldız, "Terörsüz Türkiye" modelinin başka ülkelerdeki örneklerden farklı ve Türkiye'ye özgü bir model olduğunu ifade ederek, "Terörsüz Türkiye modeli tamamen kendimize ait, her bir kademesi gözden geçirilmiş, aracısı, tefecisi olmayan Türkiye'ye özgü bir modeldir. Önümüzdeki yıllarda çatışmalı ortamlarda çözüm modeli, Devlet Bahçeli'nin modeli diye insanların uygulama alanına gelecektir, üniversitelerde ders olarak anlatılacaktır diye düşünüyorum." dedi.
***
Bu iki konu, yani ülke yönetiminin yeniden düzenlenmesi, bunun için milletvekili ve belediye başkanı transferleri veya Üsküdar örneğinde olduğu gibi Meclis üyelerinin bir kısmını tutuklayarak bir kısmını da tutuklama tehdidi altında tutarak belediyeleri ele geçirme modeli ile “Terörsüz Türkiye modeli”, birbiriyle doğrudan ilgilidir.
Terörsüz Türkiye modeli, tarihte ilk defa bir devletin, bir terör örgütünün silah bırakmasına karşılık, bütün taleplerinin yerine getirilmesi yolunu açmıştır ve gerçekten tarihte örneği yoktur.
Bu açıdan, gelecekte sadece Türkiye’de değil bütün dünyada ders olarak okutulabilir.
Terörsüz Türkiye modeli, sanki Türkiye’nin birliğini, kardeşliğini sağlayacakmış gibi konuşmalar yapmak, hatta bunun “Türk milliyetçiliğinin, muhafazakâr ideolojiyle bütünleşerek devleti kurtarmak için harekete geçmesi sayesinde mümkün olduğunu” itiraf etmek de bu ders konuları arasında şimdiden yerini almıştır.
Yarın Vecdet Öz’ün öngörüsü gerçekleşir de AKP-Yeni Parti koalisyonu kurulursa, MHP’nin saf dışı kalacağı da bellidir.
AKP ve MHP, Türkiye’nin temellerini birlikte sarstı ama bu yetmiyor ki yeni siyasi sistem arayışıyla birlikte, kesin sonuca ulaşmak için Yeni Parti ile iş birliği imkanları da aranıyor.