Ankara kulislerinde, iktidarın yaklaşan seçimler öncesinde emeklilerin tepkisini dindirmek ve oy tercihlerini yeniden kendi lehine çevirmek amacıyla tüm emekliler için bir defaya mahsus yüksek oranlı bir zam yapmayı planladığı konuşuluyor.
Emekli maaşına dev zam geliyor: Ankara kulislerinde konuşuluyor
Seçim öncesi iktidarın yeni planı Ankara kulislerinde ortaya çıktı. Tüm emekliler için bir defaya mahsus yüksek oranlı bir zam yapma planı kulislerde konuşuluyor.
Kaynak: ANKA
İşletmelere yönelik kredi desteklerinin seçime kadar artarak sürmesi beklenirken, dar ve sabit gelirliler ile emeklilere yönelik asıl hamlenin, seçime beş veya altı ay kala yapılacak bu devasa maaş artışı olacağı öngörülüyor.
İktidarın, sürekli sermayeye kaynak aktarıldığını gören ve yoksullaşmayı derinden hisseden seçmeni bu tek seferlik maaş artışıyla ikna etmeyi hedeflediği belirtiliyor.
Emekliye yönelik bu planın arka planında ise dördüncü yılına giren ancak hedeflenen başarıya ulaşamayan enflasyonla mücadele programının yarattığı ekonomik kriz ortamı yatıyor.
Enflasyonun kontrol altına alınamaması ve kredi faizlerinin yüksek kalması nedeniyle KOBİ'ler başta olmak üzere birçok şirketin zor duruma düştüğü, iflas, konkordato ve batık kredilerde hızlı bir artış yaşandığı gözlemleniyor.
Bu darboğazı aşmak için iktidar, kamu kaynakları üzerinden sübvansiyonlu kredi dönemini yeniden başlatarak sanayiye 250 milyar liralık yeni kredi paketi sunmaya ve Merkez Bankası kaynaklı YTAK kredilerinin limitini 750 milyar liraya çıkarmaya hazırlanıyor.
Hatta Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in kuralcı yaklaşımına rağmen, 2001 krizi ve pandemi dönemlerindeki olağanüstü koşullara benzer şekilde, BAĞ-KUR prim borcu olan esnafa dahi 36 ay vadeli ek kredi imkanı tanındı.
Sürece kamu bankalarının da aktif olarak dahil edildiği görülüyor. Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır'da TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile bir araya gelen kamu bankalarının genel müdürleri, Merkez Bankası'nın fonlama faizini yüzde 37'ye indirmesini gerekçe göstererek kredi faizlerini daha da aşağı çekeceklerini ve ödeme zorluğu çeken işletmelere yeniden yapılandırma konusunda yoğun destek vereceklerini açıkladılar.
Ancak, Merkez Bankası ve kamu bankaları aracılığıyla özel sektöre adeta para basılarak yapılan bu yüklü sermaye transferlerinin ve sübvansiyonlu kredilerin geçmişte her zaman kamu zararıyla sonuçlandığına dikkat çekiliyor.
Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasının ekonomiye bıraktığı yaklaşık 60 milyar dolarlık ağır hasarın ardından, şimdi de düşürülemeyen enflasyonun faturasının kamu bankaları üzerinden yeniden Hazine'ye yükleneceği ifade ediliyor.
Sonuç olarak, izlenen bu politikalarla büyüyecek olan bütçe açığının dolaylı vergiler ve artan enflasyon yoluyla yine dar gelirli ve yoksul vatandaşın sırtına yükleneceği vurgulanıyor.