Yozgat'ın Sorgun ilçesinde yer alan Bahadın beldesinde, beş yıl önce 164 dönümlük bir arazi üzerinde hayata geçirilen kiraz bahçesi, bölgenin en dikkat çekici tarım projelerinden biri haline geldi. Yurt dışında yaşamını sürdüren iş insanı Umut Akpınar tarafından kurulan bu modern tesiste yetiştirilen kirazlar, aracı kurumlar vasıtasıyla Japonya, Hollanda, Rusya ve Gürcistan gibi pek çok ülkeye gönderiliyor.
"Burada yetişmez" demişlerdi: Dünya sıraya girdi… Tarlada 40, markette 200 lira
Yozgat'ın Sorgun ilçesine bağlı Bahadın beldesinde 164 dönümlük alanda üretilen kirazlar; Japonya, Hollanda, Rusya ve Gürcistan gibi ülkelere ihraç ediliyor. İstihdam sağlayan ve gelirini öğrencilere burs olarak aktaran dev bahçede, yüksek maliyetlere rağmen hasat sürüyor.
Kaynak: ANKA
Hem yerel istihdama katkı sunan hem de elde edilen kazancın büyük kısmını üniversite öğrencilerine eğitim bursu olarak dağıtan projede hummalı bir hasat dönemi yaşanıyor. Beldenin Gümüşkavak Mahallesi'nde konumlanan bahçede toplamda 10 bin 832 kiraz ağacı bulunuyor. "Svitart", "Regina", "Kordia" ve "Ziraat 900" olmak üzere dört farklı çeşitte kirazın üretildiği tesiste, bu yıl rekoltenin 160 ila 170 ton arasında gerçekleşmesi bekleniyor
Geçmiş dönemlerde kirazın kendisiyle birlikte sapı ve çekirdeğinin de ilaç ile kozmetik sektöründe değerlendirilmek üzere Japonya’ya ihraç edildiğini belirten yetkililer, bu yıl yurt dışından bu yönde bir talep gelmediği için ürünlerin doğrudan sofralık tüketim amacıyla piyasaya sürüldüğünü ifade etti.
Bahçede çalışan işçilerden Celal Bozyiğit, piyasadaki fiyat dengesizliğinden ve üreticinin emeğinin karşılığını alamamasından yakınarak şunları söyledi:
“Bu kirazın hakkını vermiyorlar, emeğimize karşılık alamıyoruz. Ekiminden tut işçisine kadar hiç karşılamıyor. Bak bu kiraz markette 200 lira. Bu kirazı buradan 40 liraya, 60 liraya alıyorlar. Bu emeğimizin karşılığını alamayınca biz de işten yorulmuş oluyoruz. Yani üretmeden yorulmuş oluyoruz.”
Şanlıurfa Harran'dan çalışmak üzere bölgeye gelen mevsimlik işçi İmam Bakır Karaaslan ise çalışma koşullarından memnun olduğunu dile getirdi. Mesainin 08.00 ile 17.00 arasında devam ettiğini belirten Karaaslan, “En azından Şanlıurfa'nın sıcağından buralara kaçıyoruz, güzel, serin. Bütün Şanlıurfalıları buraya beklerim. Burada yevmiye güzel, bin 400 lira. Çadırda kalıyoruz, evlere yakın. Elektriğimiz var, suyumuz da var. İyi güzel gidiyor. Günümüz güzel geçiyor” diye konuştu.
Kiraz bahçesinin yönetiminden sorumlu olan Arslan Özcan, projenin gelişim sürecini ve karşılaştıkları pazar sorunlarını anlattı. Özcan, "Beş yıl önce 'Yozgat'ta kiraz yetişir mi?' diyerek bir AR-GE çalışması başlattıklarını ve bugüne kadar herhangi bir sorunla karşılaşmadıklarını belirtti. Geçtiğimiz yıl nisan ayında yaşanan don felaketi nedeniyle hiç ürün alınmadığını; fakat bu sene 27-30 kalibre aralığında, yaklaşık 160-170 ton rekolte beklendiğini vurguladı.
Yüksek maliyetlerin ve tüccar baskısının altını çizen Özcan, sözlerini şöyle tamamladı:
"Piyasada gördüğümüz 22-24 kalibrelere 120, 130, 150 lira gibi fiyatlar yazıyorlar. Satıcı esnaflar, manavlar pazarlarda bu yönde gidiyor. Kalibre 28-30'dan aşağı düşmemesine rağmen tüccarlar bayağı bir zorladılar bizi bu sene. Ciddi bir örgütlenme yapmışlar. Her zamanki olduğu gibi bizim kazancımız çok az.”
“Diyarbakır'dan, Doğu'dan, Antep'ten, Mardin'den, her taraftan 120 tane işçi getirdim. Günlük bana bayağı ciddi maliyetleri oluyor. Günde 10 tona yakın kiraz çıkartabiliyoruz, 120 kişiyle. Bu da yaklaşık kişi başına 110-120 kilo, 130 kilonun üzerine çıkması gerekiyor. Sıyırma dediğimiz dalın üzerindeki komple kirazları aldığımız zaman bunu yapabiliyoruz ama seçme dediğimiz zaman biraz zorlanıyoruz. Öyle hasadımıza devam ediyoruz.”