Ekonomi yönetiminin kemer sıkma politikaları ve enflasyonla mücadele takvimi devam ederken, milyonların gözü kulağı temmuz ayında yapılacak olası maaş düzenlemelerine çevrildi.
Asgari ücrete ara zam gelecek mi? Uzman isim son noktayı koydu
Vergi uzmanı Mahmut Aydoğmuş, asgari ücrete ara zam kulislerine yönelik, “Çok ihtimal vermiyorum. Ben net bir şekilde asgari ücrete herhangi bir artış beklemiyorum” dedi.
Sözcü TV canlı yayınına konuk olan Vergi uzmanı ve yazar Mahmut Aydoğmuş, kamuoyunda dolaşan kulis bilgilerini ve maaş zammı beklentilerini sert bir dille eleştirdi.
Aydoğmuş, bütçe gerçeklerini hatırlatarak hem asgari ücretlileri hem de en düşük emekli maaşına yönelik büyük beklenti içinde olanları üzecek net bir tablo çizdi.
Geçtiğimiz dönemin verilerini hatırlatarak asgari ücrete ara zam kapısının tamamen kapalı olduğunu belirten Mahmut Aydoğmuş, ekonomi yönetiminin tavrının net olduğunu şu sözlerle ifade etti:
"2025'in ilk 6 aylık diliminde enflasyon yüzde 16,67 gelmişti ve o dönem asgari ücrete herhangi bir ara zam yapılmadı. Dolayısıyla yüzde 16,67’ye zam yapmayan bir ekonomi yönetimi, herhalde bunun bir puan fazlasına da gene zam yapacaktır diye düşünmüyorum, çok ihtimal vermiyorum. Ben net bir şekilde asgari ücrete herhangi bir artış beklemiyorum."
Canlı yayında, en düşük emekli maaşının 36 bin TL’ye yükseltileceği yönündeki iddiaları "hayal ürünü" olarak nitelendiren Aydoğmuş, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e atıfta bulunarak sert bir bütçe analizi yaptı:
"En düşük emekli maaşının 36 bin TL olacağı iddialarını dinlerken kabaca bir hesaplama yaptım. Bu adımın bütçeye getireceği ilave yük tam 3,2 trilyon TL demek. Şu anda Sayın Mehmet Şimşek bu yayını dinliyorsa muhtemelen kendi de gülmüştür. Çünkü bu iddia hiç gerçekçi değil. Devletin kasasında, bütçede böyle bir para yok."
Ekonomi yönetiminin geçmiş bayram ikramiyesi kararını örnek göstererek bütçe imkânsızlıklarına dikkat çeken Aydoğmuş, konuşmasını şu çarpıcı kıyaslama ile tamamladı:
"Daha yakın zamanda, emeklinin bayram ikramiyesine yapılacak 1.000 liralık bir artış bile 'bütçede imkân yok' denilerek yapılmadı. O ikramiye artışının toplam maliyeti yaklaşık 34-35 milyar lira civarındaydı. Şimdi 34-35 milyar lira için 'bütçede kaynak yok' diyen bir ekonomi yönetimi, 3,2 trilyonluk bir kaynağı nasıl ayıracak? Dolayısıyla bu iddiaların olabilme ihtimali, seçim ekonomisi dahil hiçbir senaryoda yok. Çünkü ortada böyle bir para yok."