Yıllarca yoksulluğun simgesi haline gelmiş olan gösterişsiz kara lastik, bugün Amerikan sosyetesinin statü sembolüne dönüştü.
Anadoluda yoksulluğun simgesiydi: Şimdi ABD’de moda oldu
Yıllarca yoksulluğun simgesi olarak görülen kara lastik ayakkabılar, bugün Amerikan sosyetesinin statü sembolü haline geldi.
Kaynak: Diğer
Modadaki cinsiyet sınırları her geçen gün iyice bulanıklaşıyor. Günümüzün şık erkekleri geleneksel baba figürünün benimsediği hantal erkek giyiminden ziyade kişisel ifadeyle ilgileniyor.
Balerin babet, kalıplaşmış geleneksel erkek algısını reddedip daha yumuşak, daha özgür, daha rahat ve minimalist bir estetiği tercih eden erkekler tarafından tercih ediliyor. Pek çok kadın, balerin babetlerin erkeklerde güzel durduğunu söylüyor.
Habertürk'te yer alan habere göre, kara lastik ayakkabılar, var olmak için sert olmaya gerek duymayan erkekliğin sembolü haline geldi. En son 68. Grammy Ödül töreninde kırmızı halıda Harry Styles, Bad Bunny ve Jacob Elordi hem estetik hem de politik bir ifade biçimi olarak balerin babet giydiler.
Başlangıçta Balenciaga ve JW Anderson gibi markalar tarafından denenen bu akım artık küresel bir fenomene dönüştü. 2026 yılında balerin babet giymeyi tercih etmek artık sadece estetik bir tercih değil aynı zamanda bilinçli olarak tarihi bir simgeye atıfta bulunma eylemi olarak da görülüyor: Düz ayakkabının zarafet ve güçle eşanlamlı olduğu 16. yüzyılın aristokrasisine bir gönderme...
KİM KARDASHİAN DA KARA LASTİK SATIYOR
Kara lastik modasına tekrar dönecek olursak, Kim Kardashian’ın markası Skims de “minimalizm ve konfor” adı altında, jelly adını verdiği lastik, kauçuk, suya dayanıklı, parlak ayakkabılar üretmeye başladı. Resimlerini gördüğünüz ayakkabıları kesinlikle bir yerlerden tanıyacaksınız. Küçükken hepimizin denizde ya da karada giydiği kara lastiğin şeffaf olanları. Resimler Skims markasının web sitesinden alındı. Fiyatı Tom Ford gibi acımasız değil: 7500 lira civarında.
İşin tuhaf kısmı bir zamanlar hurda lastiklerden geri dönüşümle üretilen ve yoksulluğun simgesi gibi görülen ve genellikle köylülerin tarlada giydiği kara lastiğin, minimalizm adı altında Tom Ford'da 45 bin liraya Kardashian'da 7 bin 500 liraya satılıyor oluşu.
İŞTE KARA LASTİĞİN HİKAYESİ
İsveçli iki kardeş 1893 yılında İsveç’in Gislaved şehrinde aynı ismi taşıyan bir oto lastik fabrikası kurarlar. Hurda lastikleri değerlendirmek içinse tek kalıp şeklinde tabanı ile birlikte preslenen ve bağcıklara benzeyen desenleri olan bir ayakkabı türü yaparlar.
1930lu yıllarda tarlalarda ağır şartlarda çalışan ve alım gücü düşük olan Anadolu halkı için Türkiye'ye getirilen bu ayakkabılar oldukça ilgi gördü. Su işlemiyor, çamur geçmiyor, yırtılmıyordu, en önemlisi ucuzdu. İçi kırmızı astarlı olanları kışın soğuğunda ayakları korurken, astarsız versiyonları yaz sıcağında köylünün tarladaki vazgeçilmezi oldu. 1980’lerle birlikte şehre göç hızlandığında ve piyasayı sentetik spor ayakkabılar girdiğinde cızlavetin satışları azaldı. Ancak Anadolu’da birçok köyde hala bu ayakkabıları görmek mümkün. Ayrıca gislaved lastikleri de hala satışta.
Yıllarca yoksulluğun simgesi olan gösterişsiz kara lastik, bugün Amerikan sosyetesinin statü sembolün haline geldi...