Ankara'da haftalardır süren erken seçim tartışmasında iktidarın aklındaki formülde her geçen gün netleşiyor. AK Parti'nin önde gelen isimlerinin aktardığı bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın aklındaki seçim, klasik anlamda bir erken seçim değil. Masadaki formül, olağan bakımlardan yalnızca birkaç hafta öne çekilmiş, “tarihi sıkıştırılmış” bir seçim.

Amaç ise çok net; Meclis'in seçimlerini yenileme kararını sağlayıp Erdoğan'ın yeniden adaylığının önünü açmak.

“MHP’nin tavrı belirleyici olacak mı?” soruma ise şu yanıtı aldım: “Sayın Bahçeli ile şüphesiz fikir birliğindeyiz, kaldı ki kendisi Erdoğan’ın 2018 ve 2023 zaferlerini 'üç hilalin ikisi' olarak nitelemiş ve geriye üçüncü hilalin kaldığını, Erdoğan’ın onu da tamamlayacağını söylemişti.''

Aynı Bahçeli, söz konusu açıklamasında seçimin olağan tarihten önce yapılmasına “erken seçim” değil, Anayasa’daki ifadeyle “seçimlerin yenilenmesi” denmesi gerektiğini de vurgulamıştı.

Bu formülü ise yine kendi içlerinden, açıklamalarıyla örtüşecek şekilde veriyorlar... AK Partili o isimlerin kim olduğunu yazamasam da şimdi size aslında formülün adım adım nasıl işlediğini AK Parti kanadından yapılan açıklamalarla birebir örtüşen halini aktarmaya çalışayım.

ERDOĞAN'IN FORMÜLÜ: TARİHİ SIKIŞTIRILMIŞ SEÇİM

Aslında başta AK Parti olmak üzere Erdoğan'ın bu formülünü açık bir şekilde dile getiren ilk isim AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz oldu. Yavuz, 21 Eylül'de Ağrı'da Meclis'in seçimlerinin onaylanmasını istediğini söyledi ve “Bu bir hafta bile olsa maksat hasıl oluyor, acelemiz yok” dedi. Seçimin bir-iki hafta öne alınmasının da zamanında yapıldığı anlamına geleceğini savundu.

UÇUM'UN “ÖNE ÇEKİLMİŞ SEÇİM SEÇİMİ” TANIMI

Formülün hukuki çerçevesini ise Beştepe'nin hukuk, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Başdanışmanı Mehmet Uçum çizdi. Uçum, haziranda AA için yazdığı yazıda 16 Nisan 2028'i önerdi. Bunun “erken seçim” değil “öne çekilmiş seçim” olduğu savunulurken, 7 Mayıs 2028'in olağan tarih olduğu hatırlattı.

Uçum, 15 Ekim'de ise 2028 seçimlerinin mart ya da nisanda yapılmasının büyük ölçüde netleştiğini söyledi. Bu açıklama ise erken seçim tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

KİLİT MECLİS'TE: 360 NEREDE GELECEK?

Gelelim sayısal yeterliliğe...
Seçimlerin yenilenmesi için Meclis'te 360 ​​milletvekilinin oy kullanması gerekiyor ya da Cumhurbaşkanı bu yönde karar veriyor. Erdoğan'ın yeniden aday gösterilebilmesi içinse kararın Meclis'ten çıkması şart.
Dengeleri değiştirebilecek çıkış CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan geldi. Kılıçdaroğlu, tekliflere gelince buna itiraz etmeyeceklerini söyledi. Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi'ye göre CHP'nin “evet” demesiyle 360'a ulaşılıyor, ateşin olmazsa olmazı toplam 376'yı buluyor.

ÖZEL: BİR AY ÖNCE SEÇİME “HAYIR”

Formüle en net itiraz YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'den geldi. Özel, seçimi bir ay öne almayı Anayasa'nın etrafından dolanmak olarak gördüklerini ve böyle bir şeyin olamayacağını vurguladı. Ancak seçimin 60 gün önce alınıp mart ayında yapılması halinde bunu parti kurullarında değerlendirileceğini söyledi.

PEKİ SEÇMEN NE DİYOR?

Siyaset erken seçim olasılığını tartışadursun, AK Partili kaynaklar tarihinin kaç hafta öne çekileceğini söylerken, ekimde yayınlanan iki ankette seçimin çoğunluğunun erken seçim yapılmasını istediği yönünde.

Her ay mütemadiyen seçim anketi yayımlayan anket şirketlerinden ikisi seçmene erken seçim sorusu sordu.

Kontak Araştırma'nın 29 Eylül-4 Ekim'de yaptığı ankette seçmenin yüzde 52,8'i erken seçim isterken, yüzde 31,6'sı ise erken seçime karşı çıktı.

AK Parti seçiminde ise tablo geri döndü: Bu gruptan erken seçim yapmak isteyenler yüzde 23'te kaldı, karşı çıkanlar ise yüzde 63,5 oldu.

Themis Araştırma'nın 18-24 Ekim'de 1.655 seçmenle yaptığı araştırmada ise erken seçim isteyenlerin oranı yüzde 60,4 olarak ölçüldü. Karşı çıkanlar ise yüzde 17,2'de kaldı.

Ancak her iki ankette de seçmenin yarısından fazlası sandığın erken gelmesini istiyor.

Bu tablodan çıkan bir diğer sonuç ise şu: AK Parti seçmeni açık ara anketlerde liderken görünen partisinin seçime gitmesini değil, iktidarını sürdürmesini bekliyor.

Şimdi diyeceksiniz ki bu kadar soru sordun gerçek anket sonucunu sormadın mı? Orada da Şamil Tayyar sizi aydınlatıyor: AK Parti'nin fon vurgunundan sonra eriyen oyu yüzde altı...