Adrian Day Varlık Yönetimi Başkanı Adrian Day, Yen ve uzun vadeli tahvilleri hedef alan hamlelerin geçici bir hareketlilikten öteye gidemediğini belirtti. Day, temmuz sonundaki yen müdahalesinin de kısa süreli etkiler yarattığını hatırlattı.
ABD'li uzmandan altın tahmini: Ne zamana kadar yükseleceğini açıkladı
Adrian Day Varlık Yönetimi Başkanı Adrian Day, ABD Hazine Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği son piyasa müdahalelerinin dolar ve borç krizine kalıcı bir çözüm sunmadığını, bu durumun kaçınılmaz olarak altına yarayacağını belirtti.
Ağustos ayının bu müdahalelerle başlaması ve bitmesinin dikkat çekici olduğunu ifade etti.
Bessent döneminde duyurulan adımların kafa karıştırıcı bulunduğunu belirten Day, Yellen döneminden kalan uzun vadeli tahvil geri alma programının zaten yürürlükte olduğunu hatırlattı.
Bessent’in bu programı en az ikiye katlayacaklarını duyurduğunu anımsatan Day, açıklanan rakamların piyasa büyüklüğü karşısında çok küçük kaldığını vurguladı.
Hazine tahvil piyasasının genel hacmi göz önüne alındığında 4 milyar dolarlık geri alımın büyük bir miktar olmadığını belirten Day, asıl önemli olanın gidiş yönü olduğunu ifade etti.
Programın mevcut yapının bir devamı niteliğinde olmasına rağmen neden büyük bir olay haline getirildiğini sorgulayan Day, piyasanın da bu algıyla hareket ettiğini dile getirdi.
Artırılan geri alımların ardındaki mantığın anlaşılır olmadığını savunan Day, Hazine'nin bu yolla uzun vadeli pozisyonlara daha fazla katılımcı çekmeyi hedeflemesinin tuhaf olduğunu söyledi.
Programın amacının likidite eklemek olarak açıklandığını hatırlatan Day, tahvillerin geri alınıp iptal edilmesinin aslında kısa vadede likiditeyi azalttığını ifade etti.
Hazine tarafından yapılan geri alımların genel arzı düşürmediğine dikkat çeken Day, bu alımlara karşılık yeni tahviller ihraç edildiğini belirtti.
Kısa vadeli tahvil ihraçlarının artmasıyla dengelenen süreçte piyasa arzının azalmadığını, bunun da talep tarafına yardımcı olmadığını kaydetti.
Hazine piyasasının en büyük sıkıntısının arz fazlası olduğunu belirten Day, 10 ve 30 yıllık tahvillerde arzın sürekli arttığını fakat yeterli alıcı bulunamadığını söyledi.
Geleneksel alıcıların sayısının azaldığını dile getiren uzman isim, bu durumun yıllardır süregelen yapısal bir sorun olduğuna işaret etti.
Yen müdahalesinin arkasındaki temel nedenin de bu tahvil dinamikleriyle bağlantılı olduğunu savunan Day, yenin yükselmesinin yerli tahvil sahiplerini satış yapmaktan alıkoyduğunu belirtti.
Bu sorunun yalnızca mevcut yönetim döneminde değil, uzun yıllardır derinleşerek devam ettiğini vurguladı.
Ukrayna savaşı sonrasında dolar sisteminden dışlanan Rusya'nın artık ABD hazine bonosu almadığını hatırlatan Day, Çin'in de varlıklarını azalttığının açıkça görüldüğünü belirtti.
Japon hükümetinin de müdahale öncesinde satış yaptığını ekleyen Day, küresel alıcı tabanının daraldığını ifade etti.
Bessent’in açıklamasındaki asıl noktanın 4 milyar dolarlık asgari tutar değil, azami sınırın bulunmayışı olduğunu belirten Day, en az iki katına çıkarma taahhüdünün bir mesaj verme amacı taşıdığını söyledi.
Elli yılı aşkın süredir devam eden döviz müdahalelerinin arkasına sürekli yeni fonlar konulmadığı sürece kalıcı başarı sağlamadığını vurguladı.
Altın piyasasına yönelik değerlendirmelerde bulunan Day, ABD hükümetinin hamlelerine altının verdiği tepkinin öngörülebilir olduğunu ancak bunun da döviz piyasalarındaki gibi kısa soluklu kaldığını belirtti.
Müdahalelerle birlikte altının bir yükseliş trendi yakaladığını söyleyen Day, bu hareketin ardından bir geri çekilme yaşanmasının sürpriz olmayacağını sözlerine ekledi.
ABD Hazine Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği son müdahalelerin doları ve borç yükünü etkileyen temel sorunları çözmekten uzak olduğunu belirtti.
Day, bu durumun kaçınılmaz olarak altına yarayacağını ifade etti.
Hazine Bakanlığı’ndan gelen açıklamaların küresel çapta manşetlere taşındığını söyleyen Day, beklenen kalıcı etkinin yaratılamadığını vurguladı.
Temel sorunların çözülemediğini aktaran uzman isim, atılan adımların piyasalarda derin bir değişim yaratmadığını dile getirdi.
NOT: Bu haberde yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi vermemektedir.