Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, İstanbul'da düğün günü telefonla 'Evlilikten korkuyorum, yapamayacağım' diyerek düğüne gelmeyen erkeğin, nişanlısının kişilik haklarını ihlal ettiğine karar verdi.
Yargıtay’dan emsal karar: Düğün günü gelini yalnız bıraktı bedeli ağır oldu
Yargıtay, düğün günü "Evlilikten korkuyorum, yapamayacağım" diyerek törene gelmeyen erkeğin, nişanlısının kişilik haklarını ihlal ettiğine karar vererek manevi tazminat yolunu açtı.
Kaynak: Diğer
Kadının manevi tazminat talebini reddeden yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesi kararları bozuldu; dosya, uygun miktarda tazminat belirlenmesi için geri gönderildi.
Düğünün 26 Temmuz 2020'de yapılması planlanıyordu ancak bir gün önceki kına gecesinde altın takılması nedeniyle taraflar arasında tartışma çıktı.
İstanbul'da evlenmeye karar veren çift, düğün tarihini 26 Temmuz 2020 olarak belirledi. Hazırlıklar tamamlandı.
Ancak düğünden bir gün önce gerçekleştirilen kına gecesinde, erkeğin eline altın takılması konusunda iki taraf arasında anlaşmazlık yaşandı. Tartışma o gece sona ermedi. Kadının ailesi ise düğün günü için hazırlıklarını sürdürdü.
"Ben evlilikten korkuyorum, yapamayacağım."
Düğün günü geldiğinde, kadın tarafı hazırlıklarını sürdürürken erkek nişanlısını telefonla aradı. Evlilikten korktuğunu, bunu yapamayacağını söyledi ve düğüne gelmeyeceğini bildirdi.
Erkek, ne törene ne de düğün salonuna geldi. Böylece nişan haksız şekilde bozulmuş oldu.
Bakırköy 13. Aile Mahkemesi ziynetlerin bir bölümünün iadesine karar verdi ancak tarafların manevi tazminat taleplerini reddetti.
Dava, Bakırköy 13. Aile Mahkemesi'ne taşındı. Mahkeme, hediye edilen ziynet eşyalarının bir kısmının iadesine hükmetti. Buna karşılık tarafların manevi tazminat taleplerini reddetti.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi de 2024 yılında bu kararı onadı. Karar iki tarafı da tatmin etmeyince, her ikisi de dosyayı Yargıtay'a taşıdı.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin itirazlarını reddetti. Kadının temyiz başvurusunu ise haklı buldu. Daire, Türk Medeni Kanunu'nun 121. maddesine atıfta bulundu. Bu madde uyarınca, nişanın haksız yere bozulması nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunun ispatlanması halinde manevi tazminata hükmedilebiliyor.
Daire, erkeğin düğün günü yaptığı açıklamanın bu ihlali oluşturduğuna hükmetti. Manevi tazminatın hakkaniyete uygun şekilde belirlenmesi, ceza niteliği taşımaması ve zenginleşme aracı olmaması gerektiği de kararda vurgulandı. Dosya, uygun miktarda tazminat takdir edilmesi için yerel mahkemeye gönderildi; tutarın ne kadar olacağı ise yeniden yapılacak yargılamada belirlenecek.