Türkiye ekonomisindeki derin uçurum, vatandaşın mutfağındaki yangın ile manşetleri süsleyen "müjdeler" arasındaki tezatla büyümeyi sürdürüyor.
Türkiye’nin toprağından altın fışkıracak: Cevdet Yılmaz duyurdu
İktidar cephesinden peş peşe gelen milyarlarca liralık altın ve petrol "müjdeleri" erken seçim iddialarını alevlendirirken, Türkiye'de; manşetleri süsleyen devasa rezerv haberleri vatandaşın mutfağındaki yangını söndürmeye yetecek mi?
Geçtiğimiz günlerde vatandaşın yastık altı dolar ve altını, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası rezervinden büyük olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bugün vatandaşlara altın müjdesi verdi.
Yılmaz, Ağrı'nın Diyadin ilçesindeki Mollakara Altın Madeni'nin açılış töreninde açıklamalarda bulundu. Yılmaz, tesiste bu yıl 1 ton, gelecek yıl 3 ton, 5 yıllık süreçte ise 17 tona yakın altın üretileceğini duyurdu.
Yılmaz’ın 17 ton olarak tahmin edilen altının şu anki altın fiyatına göre fiyatı 121 milyar TL’ye tekabül ediyor.
121 milyar TL'lik altın müjdesi ve geçtiğimiz günlerde duyurulan "Diyarbakır'da tam 540 milyar dolarlık petrol rezervi bulundu" haberi "erken seçim" seslerini yükseltiyor.
İktidar temsilcilerin seçim ekonomisine dönük açıklamaları gündemden düşmezken, "sefalet" düzeyindeki emekli maaşları ve asgari ücretin iyileştirilmesine yönelik herhangi bir açıklama gelmiyor.
Gerçekler cüzdan yakarken, sokağın enflasyonu ile maaşlar arasındaki makas artık kapanmayacak duruma geldi.
Dört kişilik bir ailenin sadece karın tokluğuna yaşayabilmesi için gereken açlık sınırı 37 bin TL'yi aşarak ürkütücü bir seviyeye geldi.
Milyonlarca çalışanın tek geçim kaynağı olan 27 bin 75 TL'lik asgari ücret, açlık sınırının tam 10 bin TL gerisinde kalarak tuzla buz oldu.
Ömrünü bu ülkeye adayan emekliler, 23 bin 552 TL'lik maaşlarıyla adeta hayatta kalmaya çalışıyor.
Makyajlı rakamların ötesindeki geniş tanımlı (gerçek) işsizlik oranı yüzde 30'a dayandı. Gençler umutsuz, sokaklar da işsizler ordusu var.